15 Aralık 2019 Pazar
MENÜ
SON YAZILAR

ZÜMER SÛRESİ

39/59 ZÜMER SÛRESİ

(Gruplar/topluluklar anlamındaki adını 71. ve 73. âyetlerde geçen “zümerâ” kelimesinden almaktadır. Mushaf’da 39ncu, inişte ise 59ncu sıradadır ve 75 âyettir.)

Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla.

1.Bu Kitap, üstün kudret sahibi olan ve her şeyi yerli-yerince yapan Allah katından indirilmiştir. (26.192*41.42)

2.Bu Kitab’ı sana gerçek (yüce) bir amaçla Biz indirdik. O halde, içten bir inanç ve bağlılıkla sadece Allah’a kulluk et.

3.İyi bilin ki, Allah’ın dini tevhid dinidir. Allah ile aralarına evliya (yakın dost/sırdaş /yardımcı) koyanlar ise, “bizi Allah’a yaklaştırmaları için onlara kulluk ediyoruz” derler. Allah, onların ayrılığa düştükleri konuda aralarındaki hükmünü elbette verecektir: Zira Allah, yalancı ve inkâra saplanmış olanları doğru yola yöneltmez.

4.Şayet Allah bir çocuk edinmek isteseydi, yarattıkları arasından dilediğini seçerdi. Ama O, bundan münezzehtir. O, mutlak otorite sahibidir, bir tek Allah’tır. (43.81)

5.O gökleri ve yeri çok temel (yüce) bir maksat, hikmet ve nizam ile yaratmıştır. Geceyi gündüzün üstüne, gündüzü de gecenin üstüne örtüyor. O, her biri belli bir süreye kadar kendi mecrasında akıp gidecek olan güneşi ve ayı yasalarına boyun eğdirmiştir. Allah mutlak üstün olandır, çok bağışlayandır. (36.38)

6.O, sizi tek bir nefisden yarattı, sonra aynı nefisden (sizin) eşinizi de yarattı. Sizin için en’âm (koyun,keçi,sığır,deve) türü hayvanları dişili-erkekli dört çift olarak lütfetti. O, analarınızın rahminde sizi üç karanlık (safha/bölge) içinde bir yaratılıştan diğerine geçirerek yaratmaktadır. İşte bunları yapan, sizin Rabbiniz olan Allah’tır. Mutlak  hükümranlık O’nundur. O’ndan başka ilah yoktur. O halde, nasıl oluyor da haktan uzaklaşıyorsunuz?  

7.Eğer inkâr ederseniz bilin ki Allah’ın size ihtiyacı yoktur, ama kullarının inkâr etmesine de rızası yoktur. Ama, eğer şükrederseniz (iman ederseniz) buna razı olur. Hiç kimse, bir başkasının günahını yüklenemez. En sonunda hepiniz Rabbinizin huzuruna çıkarılacaksınız. O zaman (bu dünyada) bütün yaptıklarınızı size bildirecek (ve hak ettiğiniz karşılığı verecek) tir. Çünkü O, kalplerinizde olan her şeyi bilir.

8.İnsanın başına bir sıkıntı geldiğinde, Rabbine yönelip O’na yalvarır. Sonra Rabbi katından ona bir nimet lütfedince, daha önce Allah’a yalvardığını unutarak, insanları Allah’ın yolundan saptırmaları için, O’na benzer niteliklerde tanrılar edinir. De ki: “Küfrünle beraber biraz daha yaşa! Çünkü sen cehennem ahalisindensin.”  (10.12*17.67*28.78*30.33*39.8)

9.Ahiretten sakınarak ve Rabbinin rahmetini umarak gecenin bir vaktinde kalkarak secde edip-kıyamda durarak huşûyla ibadet eden bir kimse, hiç inkâr edenle aynı olur mu? De ki: “Bilenle bilmeyen bir olur mu?” Bunu ancak aklı selim ve sağduyu sahipleri (ulül elbâb) düşünüp anlayabilir.

10.(Rasulüm!) De ki (Allah şöyle buyurmaktadır): “Ey iman eden kullarım! Rabbinize karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun. Bu dünyada iyilik edenlere, (ahirette) elbette iyilik vardır. Allah’ın arzı (yeryüzü) geniştir. Sadece sabreden kimselere ödülleri hesapsız verilecektir. (29.56)

11.De ki: “Ben, dini Allah’a has kılarak O’na aracısız kulluk etmekle emr olundum!”

12. “Bir de, Müslümanların önderi olmakla emr olundum.”

13.De ki: “Eğer ben Rabbime isyan edersem, Büyük Günün (Kıyamet Gününün) azabına uğratılmaktan korkarım.”

14.De ki: “Ben, dini Allah’a has kılarak sadece Allah’a kulluk ederim.”

15. “Siz de, O’nunla aranıza (ilah diye) koyduklarınıza kulluk edin!” Onları uyar: “Asıl hüsrana uğrayanlar, Kıyamet Günü hem kendilerini ve hem de yakınlarını hüsrana uğratanlardır. Bilin ki, en büyük hüsran işte budur.” 

16.Ateş onları hem üstlerinden ve hem de altlarından kat-kat kaplayacaktır. Allah, kullarının başına bunların gelebileceği uyarısında bulunmaktadır. “Ey kullarım, Bana karşı gelmekten sakının!” (7.41*29.55)

17.Taguta (putlara ve şeytana) kulluk etmekten kaçınarak sadece Allah’a yönelenlere (kulluk edenlere) ne  mutlu. Bu kullarıma sen müjde ver:

18.Sözü dinleyip onun en güzeline (Allah’ın sözüne) uyan kullarımı müjdele! Allah’ın doğru yola yönelteceği kimseler işte bunlardır. Bunlar, aklı selim ve sağduyu sahipleri (ulül elbâb) dır. (39.23)

19.Azap sözümüzü hak eden biri, (sözün en güzeline uyan) kişiyle aynı olur mu hiç?  (Rasulüm!) Cehennem ateşine düşen bu kimseyi kurtarmak senin elinde mi?

20.Rablerine karşı gelmekten sakınan kimseler için, kat-kat bina edilmiş, altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Bu Allah’ın vaadidir ve Allah vaadinden asla dönmez.

21.Allah’ın gökten indirdiği suyu yerdeki kaynaklara yönlendirdiğini, sonra o suyla rengârenk bitkiler bitirdiğini ve daha sonra onların sararıp-kuruduklarını görürsün. En sonunda çer-çöp haline getirdiğine de görürsün. Bütün bunlarda aklı selim ve sağduyu sahipleri (ulül elbâb) için dersler vardır.  

22.Allah’ın, (niyeti ve gayreti sebebiyle) gönlünü İslam’a açtığı ve Rabbinin hidayet nuruyla aydınlığa kavuşan kimse ile kâfirlikte direnip kalbi katılaşan kimse bir olur mu hiç? Onlar apaçık bir sapıklık içindedirler. (6.122,125)

23.Allah sözlerin en güzelini, müteşabih (birbirine benzeşen) ve mesânilerden (ikişerlilerden) oluşan bir Kitap olarak indirmiştir. Rablerine derin bir saygı duyanların ondan tüyleri ürperir, sonra Allah’ın rahmetini hatırladıklarında kalpleri ve tüyleri yumuşar, sakinleşir. İşte bu Allah’ın hidayetidir, tercih edeni doğru yola eriştirir. (Niyeti ve yaptıklarıyla) sapan kimselere ise artık hiç kimse doğru yolu gösteremez. (4.88*6.39*13.33*42.46)

24.Kıyamet Günü, o kötü azabdan kendisini yüzüyle kim koruyabilir? O gün zalimlare, “vaktiyle yaptıklarınızın cezasını şimdi tadın” denilir.

25.Onlardan öncekiler de Rasulleri yalanlamışlar ve ummadıkları yerden gelen azaba uğramışlardı.

26.Allah, onlara bu dünyada rezilliği tattırdı. Ahiretteki azapları ise elbette daha büyük olacaktır. Keşke bunu olsun bilselerdi.

27.Biz Kur’an’da, insanların düşünüp ders almaları için her türlü olayı örnek olarak verdik.

28.Hem de bunları, içinde hiçbir eğrilik ve hiçbir çelişki bulunmayan Arap diliyle (Arapça) indirdiğimiz bir Kur’an olarak anlattık ki Allah’a karşı sorumlu davranabilsinler.

29.Allah şöyle bir örnek veriyor: Birbiriyle uyumsuz birçok efendinin emrindeki birisiyle sadece bir tek efendisi olan birisinin durumu eşit olabilir mi? Allah’a hamd olsun ki eşit olmaz, ama onların çoğu bunu bile kavramaktan acizdirler.

30.Elbette sen öleceksin, onlar da ölecekler.

31.Sonunda, Kıyamet Günü Rabbinizin huzurunda hepiniz hesaplaşacaksınız.

32.Allah hakkında yalan uyduran ve gerçekler kendisine ulaştığında onu yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Kâfirler için cehennemde yer mi yok?

33.Doğruyu getiren ve onu tasdik edenler, işte onlar muttakilerdir.

34.Diledikleri her şey Rableri katında onları beklemektedir. İşte bu, iyilik yapanların (Muhsin olanların) ödülüdür.

35.Allah, onların işledikleri kötülükleri örtecek (bağışlayacak) ve yaptıklarının en güzeliyle ödüllendirecektir.

36.(Rasulüm!) Allah kuluna yetmez mi ki onlar seni Allah’tan başkalarıyla (ilahlarıyla) korkutmaya çalışıyorlar. (Küfürde ısrarı sebebiyle) Allah’ın dalâlette (sapıklıkta) bıraktığı kişiyi, doğru yola getirecek hiçbir kimse yoktur.

37.Allah’ın doğru yola yönelttiği kimseyi de doğru yoldan saptıracak hiçbir kimse yoktur. Allah sonsuz kudret sahibidir ve kötülük yapanların hak ettikleri cezaları verendir.

38.Sen inkârcılara, “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye soracak olsan tereddüt etmeden “Allah” derler. De ki: “Allah ile aranıza koyup yalvardığınız şeyler, Allah bana bir sıkıntı vermek istese bu sıkıntıyı giderebilirler mi? Veya Allah bana bir iyilik etmek istese buna engel olabilirler mi? De ki: “Allah bana yeter! Tevekkül edenler yalnız Allah’a güvenip-dayanırlar.”

39.De ki: “Ey kavmim! Elinizden ne geliyorsa yapın. Ben de bana düşeni (tebliğ görevimi) yapmaya devam edeceğim. Nasıl olsa yakında anlayacaksınız.”

40.”Kime alçaltıcı bir azabın geleceğini ve kime sonsuz bir azabın ineceğini!”

40.”Kime alçaltıcı bir azabın geleceğini ve kime sonsuz bir azabın ineceğini!”

41.Biz, insanlara hak ve hakikatları göstermek için bu Kitabı sana indirdik. Kim doğru yolu seçerse kendi yararına seçmiş olur, Kim de doğru yoldan saparsa sadece kendi aleyhine sapmış olur, sen onların tercihinden sorumlu bir vekil değilsin. (11.12*13.40)

42.Allah, insanların canlarını ölüm vakitleri geldiğinde alır, ölüm vakitleri gelmemiş olanların ise uykularında alır. Ölümüne hükmettiklerini tutar, diğerlerini ise yasayla belirlenmiş olan süre doluncaya (eceli müsemmaya) kadar salıverir (geriye gönderir). Bunda, düşünen bir kavim için mesajlar (ibretler) vardır. (3.185*6.60,93*16.32*21.35*29.57)

43.Yoksa onlar (müşrikler) Allah ile aralarına girecek (hayali) şefaatçılar mı buldular? De ki: “Onların hiçbir şeye güçleri yetmese, akılları ermese de mi?”

44.De ki: “Şefaat yetkisi tamamıyla ve sadece Allah’a aittir. Göklerin ve yerin hakimiyeti de O’na aittir. Sonunda O’nun huzurunda toplanacaksınız.”

45.Allah tek başına anıldığında, ahirete inanmayanların kalpleri endişe ve sıkıntıyla çarpar. O’nunla aralarına koydukları (hayali ilahlardan) söz edildiğinde ise onların yüzleri güler.

NOT: MEALİN YAZIMI DEVAM ETMEKTEDİR

0 Yorum

Yorum Yazın

Email adresiniz paylaşılmayacaktır. *

*

Son
karakter.

*