1 Aralık 2020 Salı
MENÜ
SON YAZILAR

CÂSİYE SÛRESİ

45/65 CÂSİYE SÛRESİ

(Sûre, “Diz çökmüş” anlamına gelen adını 28nci âyetindeki “câsiyeh” kelimesinden almaktadır. Mushaf’da 45nci ve inişte ise 65nci sıradadır. Mekke döneminde inmiş olup, 37 âyetten müteşekkildir.)

Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla.

1.Hâ-Mîm.

2.Bu Kitap, daima üstün ve güçlü olan ve her hükmünde tam isabetli olan Allah tarafından indirilmiştir. (39.1*40.2*46.2)

3.İnanmak isteyenler için göklerde ve yerde sayısız âyetler (deliller) vardır.

4.Hem sizin yaratılışınızda hem de yeryüzüne yayılan canlı türlerinde, inanmak isteyenler için nice âyetler (deliller) vardır.

5.Gece ve gündüzün birbiri ardına gelişinde, Allah’ın rızık olarak semadan indirip onunla ölü toprağı dirilttiği yağmurlarda, rüzgârların farklı yönlerden estirilmesinde, aklını kullananlar için nice âyetler (deliller) vardır. (2.164*6.25-27)

6.Bunlar hak (gerçek) olarak sana aktarılan Allah’ın âyetleridir. Onlar (kâfirler), Allah’a ve âyetlerine inanmadıktan sonra hangi söze (habere) inanacaklar ki? (2.252*3.108*7.185*77.50)

7.Kendini kandırarak günâhta direnenlere yazıklar olsun! (26.221-222)

8.Onlar, kendisine okunan Allah’ın âyetlerini dinler, sonra hiç işitmemiş gibi büyüklük taslayarak inkârda ısrar ederler. Sen onları can yakıcı bir azap ile müjdele. (8.31*10.15*19.73*22.72*31.7*34.43*45.25*46.7*68.15*83.13)

9.Onlar, âyetlerimizden bir şeyler öğrendiklerinde onunla alay ederler. Böylelerini can yakıcı bir azap beklemektedir. (2.231*18.56,106*45.35)

10.Onların sonu cehennemdir. Ne dünyada kazandıkları bir fayda sağlayacak ne de Allah ile aralarına koydukları ilahları bir fayda sağlayacaktır? Onların hak ettikleri büyük bir azaptır.

(14.15-16*15.83-84*46.28)

11.Bu Kur’an bir hidayet rehberidir. Rablerinin âyetlerini inkâr edenlere ise can yakıcı bir azap vardır. (45.20)

12.Üzerlerinde gemileri yüzdürmeniz, sizin de lütfundan rızkınızı arayıp şükretmeniz için denizi hizmetinize veren Allah’tır. (43.12)

13.O, göklerde ve yerde olanların hepsini bir lütuf olarak emrinize amade kılmıştır. Bütün bunlarda düşünen toplumlar için sayısız mesajlar vardır. (31.20)

14.İman edenlere söyle; Allah’ın ceza vereceği günlerin geleceğine inanmayanlara aldırış etmesinler. Çünkü O, yaptıklarıyla cezayı hak edenleri mutlaka cezalandıracaktır. (15.85*29.1-6,69)

15.Salih amel yapan kendi iyiliği için yapmış olur, kötü bir iş yapan da kendisi aleyhine yapmış olur. Sonunda hepiniz Rabbinizin huzuruna (hesap vermeye) çıkarılacaksınız. (41.46)

16.Andolsun Biz İsrailoğullarına Kitap, hikmet ve Nebi’lik (Nübüvvet) verdik. Onları temiz, hoş yiyeceklerle besledik ve çağdaşlarına üstün kıldık. (2.40,47,122*44.32)

17.Kendilerine bu bilgiler geldikten sonra, birbirlerine üstünlük sağlamak için, aralarında ihtilafa düştüler. Muhakkak ki Rabbin, ihtilafa düştükleri konularda Kıyamet Günü onlar arasında hükmünü verecektir. (42.14*10.93*39.46)

18.(Rasulüm!) Sonra seni yeni bir şeriata (yola) koyduk; sen o şeriata uy ve kendini bilmezlerin arzularına uyma! (3.19*5.48*10.89*33.1-2*42.13*43.43)

19.Çünkü onlar, Allah’tan gelecek hiçbir şeyi senden savamazlar. Zalimler birbirlerinin velisidirler. Allah ise müttakilerin (takva sahiplerinin) velisidir. (2.257*8.73*11.113*

20.Bu vahiy, insanlara gerçeği gösteren doğru yol rehberi, inananlar için de bir hidayet ve rahmettir. (6.104*10.57*28.43)

21.Kötülük işleyip-duranlar, iman edip salih amel işleyenlerle kendilerini bir (aynı) tutacağımızı mı zannediyorlar yoksa? Hayatları, ölümleri ve ölümden sonraki durumları aynı olacak, öyle mi? Ne kadar yanlış (kötü) hüküm veriyorlar! (38.28*59.20*68.35)

22.Allah, gökleri ve yeri gerçek bir amaç uğruna yarattı ki, hiç kimseye haksızlık yapılmadan her insan kendi kazandığının karşılığını görecektir. (2.281*15.85)

23.Kendi arzusunu kendine ilah edinen kişi bilerek sapıklığı tercih ettiği için, Allah onu sapık saymış ve sanki kulağını ve kalbini mühürlemiş, gözüne de perde çekmiştir. Allah’ın sapık saydığı kişinin doğru yolda olduğunu kim söyleyebilir? Siz hâlâ düşünüp ders almayacak mısınız? (2.26*24.21*25.43)

24.Onlar şöyle derler: “Bu dünya hayatımızdan başka bir hayat yoktur. Dünyaya geldiğimiz gibi ölürüz, bizi ancak zaman (dehr) yok eder.” Halbuki onların bu konuda bir bilgileri yoktur, onlar sadece zanna dayanıyorlar. (6.29)

25.Onlara âyetlerimiz açıkça tebliğ edildiğinde, “Doğru söylüyorsanız (ölmüş) atalarımızı geri getirin” demekten başka bir şey söyleyemiyorlar. (44.34-36)

26.Onlara de ki: “Sizi yaşatan, sonra sizi öldürecek olan, sonra geleceğinden şüphe olmayan Kıyamet Gününde sizi bir araya toplayacak olan Allah’tır. Ama insanların çoğu bunu bilmezler.” (2.28*7.187*12.21,40,68*16.38*30.6,30*34.28,36*40.57)

27.Göklerin ve yerin hükümranlığı sadece Allah’ındır. Dünyadayken bâtıla sapanlar (âyetleri inkâr edenler) Son Saat (Kıyamet) geldiği gün hüsrana uğrayacaklardır. (3.189*40.78*39.15)

28.O Gün, bütün toplumların diz çöküp boyun eğdiklerini göreceksin. Her toplum kendine ait (amel) defteriyle yüzleşmeye çağrılacak ve O Gün yaptıklarının karşılığını (eksiksiz) göreceklerdir. (17.14*18.49)

29.Bu size bütünüyle gerçekleri söyleyecek olan (amel) defterleriniz, Biz bütün yaptıklarınızı kayda geçirdik. (17.14*18.49*43.80*82.10-12)

30.İman edip salih amel işleyenler Rablerinin rahmetine mazhar olacaklardır. Apaçık kurtuluş ve başarı işte budur! (3.107*6.16)

31.Kâfirlere denilecek ki: “Âyetlerim size tebliğ edilmemiş miydi? Tebliğ edilmişti ama siz büyüklük taslayarak günahkâr bir kavim olmuştunuz.” (10.75*39.59)

32.Size, “Allah’ın vaadi gerçekleşecektir ve Son Saat (Kıyamet) hakkında asla şüphe yoktur” denildiği zaman siz şöyle diyordunuz: “Son Saat (Kıyamet) nedir bilmiyoruz. Biz onun bir zandan ibaret olduğunu sanıyoruz ve bu konuda kesin bilgi sahibi (ikna olmuş) değiliz.” (18.35-36*46.17)

33.Onların yaptıkları kötülükler ortaya konacak ve alay ettikleri ceza onları kuşatacaktır. (6.28*39.48)

34.Onlara, “Siz (dünyadayken) yüzleşeceğiniz bugünü nasıl unuttuysanız, Biz de sizi öyle unutacağız, varacağınız yer ateştir ve size yardım edecek hiç kimse de olmayacak” denilecektir. (20.126*32.14)

35.Bunun sebebi; dünya hayatı onları aldatmıştı ve Allah’ın âyetlerini alaya almışlardı. Bu yüzden, ateşten çıkarılmayacaklar ve mazeretleri de kabul edilmeyecektir. (6.70,130*7.51*9.67*31.33*35.5*45.9)

36.Hamd; göklerin Rabbi, yerin Rabbi ve âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. (1.2)

37.Göklerde ve yerde ululuk (yücelik) O’na mahsustur. O, sonsuz güç ve sınırsız hikmet sahibidir.

 

0 Yorum

Yorum Yazın

Email adresiniz paylaşılmayacaktır. *

*

Son
karakter.

*