21 Eylül 2020 Pazartesi
MENÜ
SON YAZILAR

MUHAMMED SÛRESİ

47/99 MUHAMMED SÛRESİ

(Sûre, Muhammed adını 2nci âyetinden almaktadır. Muhammed’in adı, Âl-i İmrân sûresi 144ncü âyet, Ahzâb sûresi 40ncı âyet, Muhammed sûresi 2nci âyet ve Fetih sûresi 29ncu âyetlerde olmak üzere 4 yerde geçmektedir. Mushaf’da 47nci ve inişte ise 99ncu sıradadır. Medine döneminde inmiş olup, 38 âyetten müteşekkildir.)

 

Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla.

1.Kendileri inkâr eden ve başkalarını da Allah’ın yolundan alıkoyanların bütün çabalarını Allah boşa çıkaracaktır ve onların yaptıkları sözde iyilikleri de geçersiz kılacaktır. (2.217*4.167-169*47.8)

2.İman edip salih amel işleyen ve Rablerinden Muhammed’e hak olarak indirilenlere iman edenlerin Allah günahlarını örtecek ve durumlarını düzeltecektir. (48.5)

3.Bunun sebebi, inkâr edenlerin batıla, iman edenlerin ise Rablerinden gelen hakikata tabi olmalarıdır. Allah, insanlara kendi durumlarını örnek göstererek böyle açıklamaktadır. (10.108*18.29,56*40.5)

4.Ey iman edenler! İnkâr edenlerle savaşta karşılaştığınızda, hemen öldürücü darbeyi vurun! Sonunda onları yenip hâkimiyetiniz altına aldığınız zaman esirleri sıkıca bağlayın! Sonra onları ya bedelsiz olarak veya bir fidye karşılığında serbest bırakın, böylece savaşın yükleri tamamen ortadan kalksın. Eğer Allah dileseydi, onları bizzat cezalandırırdı, fakat O sizi birbirinizle denemek için savaşı emretti. Allah yolunda öldürülenlere gelince, Allah onların yaptıklarını asla boşa çıkarmaz. (3.195*8.67)

5.Onlara hidayet edecek (doğru yolu gösterecek) ve durumlarını düzeltecektir.

6.(Ahirette) onları cennetine koyacaktır. (33.70-71)

7.Ey iman edenler! Siz Allah’ın dinine yardım ederseniz, O da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit tutar. (3.160*9.14*59.8)

8.İnkâr edenlere gelince, onların sonu felâkettir, Allah onların amellerini boşa çıkaracaktır. (2.217-4.167-169*47.1)

9.Çünkü onlar, Allah’ın indirdiği Kur’an’ı beğenmediler. Bu sebeple Allah da onların yaptıklarını boşa çıkaracaktır. (2.217*47.25-26,28)

10.Yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğunu onlar görmediler mi? Allah onları yerle bir etmiştir, bu kâfirleri de benzer sonuçlar beklemektedir. (6.11*12.109*16.36*22.46*27.69*30.9,42*35.44*40.21,82)

11.Bu böyledir, çünkü Allah iman edenlerin mevlâsıdır (yar ve yardımcısıdır), kâfirlerin ise böyle bir mevlâsı (yar ve yardımcısı) olmaz (yoktur). (2.286)

12.Şüphe yok ki Allah, iman edip salih amel işleyenleri içinde ırmakların aktığı cennetlere koyacaktır. İnkâr edenlere gelince, onlar nimetlerimizden istifade ederek en’am (koyun, keçi, sığır, deve) cinsi hayvanların yediği gibi yeseler de, varacakları yer cehennemdir. (7.179*15.3*22.14,23*25.44*46.20)

13.(Rasulüm!) Seni yurdundan çıkaran beldeden daha güçlü olan nice beldeleri helâk ettik. Onlara yardım eden kimse de olmadı. (6.6*8.30*9.13,40)

14.Rabbinden gelen apaçık bir delile dayanan kimse, kötü işleri kendisine güzel gösterilen kimse gibi olur mu hiç? Onlar nefislerinin (arzularının) peşine takılıp-giderler. (30.29*35.8*47.16)

15.Takva sahiplerine vadedilen cennet şöyledir: Orada; berrak su ırmakları, tadı hiç bozulmayan süt ırmakları, içenlere lezzet veren şerbet ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır. Orada canlarının çektiği her çeşit meyve ve Rablerinden bir mağfiret (bağışlanma) da vardır. Böyle nimetler içinde olanlarla, cehennemde ebedi kalacak olan ve kaynar su içerek bağırsakları parçalanan kimseler bir olur mu hiç? (2.25*3.133*6.70*18.31*22.23-24*37.40-50*39.73-75*43.67-73*44.51-57*52.17,28*55.46-76*56.12-40*76.12-22*78.31-36*88.10-16)

16.(Rasulüm!) Onlardan seni dinlemeye gelenler de var. Onlar senin yanından ayrıldıklarında, ilim sahibi olanlara: “O demin ne söyledi?” diye alaycı bir tavırla sorarlar. Onlar, heva ve heveslerinin peşine düştüklerinden Allah’ın kalplerini mühürlediği kimselerdir. (2.6-7*6.25*10.42*47.14)

17.Doğru yola yönelenlere gelince, Allah onların hidayetlerini ve takvalarını artırır. (18.13)

18.Bunlar (kâfirler) Kıyamet Saatinin ansızın gelmesini mi bekliyorlar? Onun bütün şartları (alametleri) ortadadır. Fakat Kıyamet koptuktan sonra onu anlayıp eyvah demeleri neye yarar? (6.158*43.66)

19.(Rasulüm!) Şunu bil ki, Allah’tan başka ilâh yoktur. Hem kendi günahın için, hem de erkek-kadın bütün müminlerin günahları için Allah’tan bağışlanma dile. Allah, sizin gezip-dolaştığınız yeri de, sonunda varıp-kalacağınız yeri de bilir. (4.64*24.62*60.12)

20.İman edenler: “Keşke savaşa izin veren bir sûre indirilse” derler. Fakat, muhkem (manası açık) bir sûre indirilip de içinde savaştan bahsedildiğinde, kalplerinde hastalık bulunanların ölüm baygınlığına girmiş gibi bakakaldıklarını görürsün. Halbuki onlara düşen ise şudur: (4.77*9.124-127)

21.İtaat etmek ve uygun bir söz söylemektir. İş kesinleştiğinde de Allah’a verdikleri sözü yerine getirselerdi, elbette kendileri için daha iyi olurdu.

22.Eğer emre itaat etmezseniz; yeryüzünde bozgunculuk çıkarmış, akrabalık bağlarını koparmış ve dolayısıyla (Allah’a) isyan etmiş olmaz mısınız? (2.205)

23.İşte böyleleri, Allah’ın lânetlediği (dışladığı), kulaklarını sağır ve gözlerini kör ettiği kimselerdir. (17.72)

24.Onlar Kur’an’ı okuyup iyice düşünmezler mi? Yoksa kalplerine vurulmuş kilitler mi var? (4.82*23.68*38.29)

25.Doğrular kendilerine açıkça belli olduktan sonra ona sırt çevirenleri şeytan aldatmış ve yanlış yola sevk etmiştir. (2.217*4.120*5.54)

26.Çünkü onlar Allah’ın indirdiklerinden hoşlanmayanlara “Bazı konularda biz size uyarız” demişlerdi. Halbuki Allah onların gizli konuşmalarını da bilmektedir. (47.9)

27.Melekler, yüzlerine ve sırtlarına vurarak onların canlarını alırken hallerinin nice olacağını bir gör? (8.50)

28.Çünkü onlar, Allah’ı hiddetlendiren şeylere uydular, O’nu razı edecek şeyleri ise beğenmediler. Bu sebeple Allah da onların bütün yaptıklarını boşa çıkardı. (3.162*5.80*47.9)

29.Yoksa kalplerinde hastalık bulunanlar (münâfıklar), içlerindeki kini Allah’ın ortaya çıkarmayacağını mı sanıyorlar? (9.64)

30.Eğer isteseydik onları sana (gerçek yüzleriyle) gösterirdik. Ancak, sen onları konuşma tarzlarından da tanıyabilirsin. Allah bütün yaptıklarınızı bilmektedir. (3.179*9.101*2.204*63.4)

31.Gerçek şu ki, içinizden (Allah yolunda) cihad edenleri ve zorluklara  direnenleri (sabredenleri) açıkça ortaya çıkarıncaya kadar sizi zorlu bir imtihandan geçireceğiz. Böylece sizin gerçek yüzünüzü de ortaya çıkaracağız. (3.142)

32.Şüphesiz inkâr edenler, insanları Allah’ın yolundan engelleyenler ve doğru yolu açıkça gördükleri halde Rasule muhalefet edenler, Allah’a hiçbir zarar veremezler. Allah onların bütün yaptıklarını boşa çıkaracaktır. (2.217*8.13*47.1)

33.Ey iman edenler! Allah’a ve Rasulüne itaat edin de amellerinizi boşa çıkarmayın. (3.32)

34.İnkâr eden, insanları Allah’ın yolundan alıkoyan ve sonra da kâfir olarak ölenleri Allah asla bağışlamayacaktır. (47.1*2.161*3.91*9.125)

35.Gevşeklik göstermeyin, siz üstün durumdayken barıştan yana olun. Allah sizinle beraberdir ve amellerinizi asla eksiltmeyecektir. (3.139*4.104*49.14)

36.Bu dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlenceden ibarettir. İman eder ve takva sahibi olursanız, Allah size mükâfatlarınızı eksiksiz verir. Sizden, cihad için bütün mallarınızı vermenizi de istemez. (13.26)

37.Eğer sizden onları isteyip sizi de vermeye mecbur etseydi, cimrilik ederdiniz böylece gizli zaaflarınız ortaya çıkmış olurdu.  

38.(Ey müminler!) Siz, Allah yolunda infâk etmeye çağrılıyorsunuz ama içinizde cimrilik edenler var. Kim cimrilik ederse bilsin ki cimriliği kendi aleyhinedir, zira Allah zengindir ve size muhtaç değildir ama siz fakirsiniz ve O’na muhtaçsınız. Siz, Allah’ın emirlerine itaattan yüz çevirirseniz, O sizin yerinize başka bir topluluk getirir ve onlar sizin gibi davranmazlar. (3.180*4.133*5.54*6.133*61.10-11)

(Mayıs 2020-Harun Sorkun)

 

 

0 Yorum

Yorum Yazın

Email adresiniz paylaşılmayacaktır. *

*

Son
karakter.

*