1 Aralık 2020 Salı
MENÜ
SON YAZILAR

ZÂRİYÂT SÛRESİ

51/67 ZÂRİYÂT SÛRESİ

(Sûre adını, ilk âyetindeki “toz savuran rüzgârlar” anlamına gelen “zâriyât” kelimesinden almıştır. Mushaf’da 51nci, inişte ise 67nci sıradadır. Mekke döneminde inmiş olup, 60 âyetten müteşekkildir.)

Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla.

1.Toz savuran rüzgârlara,

2.Ağır yük taşıyanlara, (73.5)

3.Kolayca akıp gidenlere,

4.İşleri/nimetleri taksim edenlere andolsun ki,

5.Size vaad edilenler kesinlikle doğrudur,

6.Hesap Günü mutlaka gerçekleşecektir. (6.134)

7.Yörüngelerle donatılmış göğe and olsun ki,

8.(Ey insanlar!) Siz kesinlikle çelişkili düşünceler içindesiniz.

9.Savrulanlar kendi aleyhine savrulmuş olur.

10.Yalana sarılanlar kahrolsun.

11.Onlar gaflet içindedirler.

12.”Hesap Günü ne zamanmış?” diye sorarlar (alay ederler).

13.O Gün, onlar ateşte azap görecekler.

14.Onlara, ”Azabınızı tadın, acele gelmesini isteyip-durduğunuz şey işte budur” denilecek. (2.28*6.29*10.34,51*13.5*19.66)

15.Müttakiler ise, cennetlerde ve pınar başlarında olacaklar. (15.45-46)

16.Rablerinin ikramını kazanmışlardır, çünkü onlar bundan önce muhsin (iyi) kimselerdi. (2.195*3.148)

17.Onlar, geceleyin oldukça az uyurlardı. (25.64)

18.Onlar, seher vakitlerinde istiğfar ederlerdi (bağışlanma dilerlerdi). (3.17)

19.Mallarından, hem yardım isteyenlere hem de yoksullara pay ayırırlardı. (70.24-25)

20.Gönülden inananlar için yeryüzünde nice âyetler (deliller) var.

21.Hatta kendi nefislerinizde de âyetlerin (delillerin) var olduğunu görmüyor musunuz? (12.105*41.53*45.3-4)

22.Hem sizin rızkınız hem de size vaad edilenler göktedir. (40.13)

23.Göğün ve yerin Rabbine andolsun ki bunlar, tıpkı sizin konuşmalarınız (adınız) gibi gerçektir.

24.İbrahim’in ağırladığı misafirlerinin kıssası sana ulaştı mı? (15.51-60*11.69-76*51.24-34)

25.Onlar, İmrahim’in yanına girdiklerinde “selam” demişlerdi, o da “selam” demişti ama içinden de “bunlar hiç tanıdık değiller” diye geçirmişti. 

26.Belli etmeden ailesinin yanına gitti ve (kızartılmış) besili bir dana getirmişti. (11.69)

27.Onu önlerine koydu ve “buyurun yiyin” diye ikram etti. (11.69-70*15.52-62)

28.Hallerinden (yemediklerini görünce) içine bir korku düştü. Onlar “korkma!” dediler ve derin bilgi sahibi olacak bir oğul müjdelediler. (11.70-71)

29.Karısı (Sâre) çığlık atarak ve ellerini yüzüne vurarak, “benim gibi kocamış ve kısır bir kadından mı?” dedi. (3.47*19.8-9*11.72-73)

30.”Evet aynen öyle, Rabbin böyle buyurdu” dediler. “Kuşkusuz sonsuz hikmet ve sınırsız ilim sahibi olan yalnız O’dur” dediler.

31.(İbrahim onların melek olduğunu anlayınca), “Ey elçiler! Sizin başka bir göreviniz var mı?” dedi. (15.57)

32.Onlar; “Biz günahkâr bir kavme (Lût kavmine) gönderildik” dediler.

33-34.Rabbinin katında işaretlenmiş pişmiş balçıktan taşları onların üzerine yağdıracağız. (11.82-83)

35.İlk önce, orada bulunan müminleri dışarıya çıkardık.

36.Gerçi orada bir haneden başka müslüman da bulamadık.

37.Ve orada, elem verici azaptan korkanlar için (orayı taş yığını haline getirerek) bir âyet (belge) bırakmış olduk. (7.80-84*11.70-83*15.58-76*26.160-174*27.54-58*29.28-35*37.133-138)

38.Musa’da da (ibretler var). Onu apaçık bir delil (mucize) ile Firavun’a göndermiştik. (7.103)

39.O (Firavun), var gücüyle yüz çevirdi (karşı çıktı), “O ya bir büyücü veya mecnun birisi” dedi. (6.7)

40.Sonunda (Firavun’u) ve ordularını yakalayıp denize attık. O ise (boğulurken) yaptıklarından pişman olarak kendini kınamaktaydı. (10.90)

41.Âd kavminde de ibretler var. Onların üzerine köklerini kesip-kurutan bir fırtına göndermiştik. (9.70*11.58-60*14.9*22.42*25.38)

42.Üzerinden geçtiği hiçbir şeyi bırakmıyor, kül gibi savuruyordu. (46.21-28)

43.Semûd kavminde de ibretler var. Onlara, “bir süreliğine sefa sürün bakalım!” denmişti.

44.Ama Rablerinin emrine karşı çıkıp, büyüklük tasladılar. Bu yüzden bakıp-dururlarken onları yıldırım çarpmıştı. (11.61-68)

45.Ayağa kalkmaya bile güç yetiremediler ve hiç kimseden de yardım alamadılar.

46.Daha önce Nûh’un kavminde de helâk etmiştik. Çünkü onlar fâsık bir topluluk olmuşlardı. (11.25,40-48)

47.Göğü kudretimizle Biz inşa (bina) ettik. Şüphesiz Biz sınırsız kudret sahibiyiz.

48.Yeri de genişçe yaydık ve güzel bir beşik gibi dayayıp-döşedik. (13.3)

49.Düşünüp ibret almanız için her şeyden çifter-çifter yarattık. (36.36)

50.Hepiniz Allah’a sığının. Gerçek şu ki ben O’nun tarafından size gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım. (7.184)

51.Allah’ın yanısıra başka ilâhlar edinmeyin. Ben O’nun katından size gönderilen apaçık bir uyarıcıyım. (6.19)

52.İşte böyle; onlardan öncekiler de kendilerine gelen Rasullere “O bir sihirbaz veya mecnun” dediler. (6.7)

53.Ağız birliği mi yapıyorlar? Aslında onlar azgın bir topluluktular.

54.Sen onlara aldırış etme, bundan dolayı kınanacak olan sen değilsin.

55.(Kur’an’la) öğüt vermeye devam et. Çünkü verilen öğüdün müminlere  ve iman edeceklere faydası olacaktır. (7.2)

56.Ben cinleri ve insanları sadece bana kulluk etsinler diye yarattım. (1.4*4.36*6.112*9.31*11.7*41.11*55.6)

57.Onlardan ne bir rızık istiyorum, ne de Beni doyurmalarını. (20.132)

58.Şüphesiz rızkı veren Allah’tır, mutlak güç ve kudret sahibidir.

59.Zulmedenler, arkadaşlarının azabı gibi bir azaba uğrayacaklardır. O halde onu acele istemesinler. (39.51*47.10)

60.Kendilerine vaad edilen gün (Mahşer Günü) geldiğinde, inkâr edenlerin vay haline! (43.83*52.45*70.42)

(Mayıs 2020-Harun Sorkun)

 

0 Yorum

Yorum Yazın

Email adresiniz paylaşılmayacaktır. *

*

Son
karakter.

*