28 Kasım 2020 Cumartesi
MENÜ
SON YAZILAR
2) ORUÇ RİSALESİ (61 gün keffaret orucu nedir?)
2) ORUÇ RİSALESİ (61 gün keffaret orucu nedir?)

2) ORUÇ RİSALESİ (61 gün keffaret orucu nedir?)

2) ORUÇ RİSALESİ (61 GÜN KEFFARET ORUCU NEDİR?):

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla.

BAKARA 2.183: Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı ki, belki bu sayede takvaya (Allah'a karşı sorumluluk bilincine) ulaşırsınız. 

BAKARA 2.184: Oruç sayılı günlerde (Ramazan ayında) tutulur.

Sizden kim hasta veya yolculuk halinde olup da (Ramazan ayında) oruç tutamazsa, tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde tutsun (kaza etsin). Oruç tutmaya zar-zor takat yetirenlerin (tutamadıkları her gün için) bir fakiri doyuracak kadar fidye vermeleri gerekir. Kim bunu gönülden gelerek ve daha fazla yaparsa bu onun hayrınadır. Orucu zamanında tutmanın sizin için ne kadar hayırlı olduğunu eğer bilirseniz (zamanında) tutarsınız. (5.89)

BAKARA 2.185: Ramazan; hidâyetin ve hak ile bâtıl ayırımının apaçık delilleri ve insanlara rehber olmak üzere Kur’an’ın indirildiği aydır. Sizden kim o aya erişirse orucunu tutsun. Kim de hasta veya yolculuk halinde olur da (Ramazan ayında) oruç tutamazsa, o günlerin sayısı kadar diğer günlerde oruç tutsun (kaza etsin). Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bunlar, sayıyı tamamlamanız, size doğru yolu gösterdiği için Allah’ı tekbir etmeniz ve O’na şükretmeniz içindir.

BAKARA 2.186: Kullarım sana Ben’i sorarlarsa, Ben onlara yakınım. Bana dua edenin duasına karşılık veririm. Onlar da Ben’im dâvetime uysunlar ve Bana iman etsinler ki doğru yolu bulabilsinler.

BAKARA 2.187: Oruç tuttuğunuz günlerin gecelerinde, eşlerinizle ilişkide bulunmanız size helal kılındı. Onlar sizin için bir elbise, siz de onlar için bir elbise gibisiniz. Allah, nefislerinize karşı koyamayacağınızı bildiği için tevbenizi kabul edip sizi bağışladı. Artık (oruç gecelerinde) eşlerinizle birleşebilir ve Allah’ın sizin için yazacağını (çocuk sahibi olmayı) isteyebilirsiniz. Fecrin olduğu tarafta, ak çizgi kara çizgiden size göre tam olarak seçilinceye kadar yiyip için, sonra orucu geceye (akşama) kadar tamamlayın. Mescidlerde itikâfa girdiğinizde de eşlerinizle ilişkide bulunmayın. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır, sakın bu sınırlara yaklaşmayın. Bu sayede, takvaya (Allah’a karşı sorumluluk bilincine) ulaşmanız için, Allah âyetlerini böyle açıklamaktadır. 

MAİDE 5.89: Fidye miktarı, “kendi ailenize yedirdiğinizin ortalamasından (az olmayacaktır). [Ancak daha fazla olabilir zira Bakara 2.184’de: ”Kim bunu gönülden gelerek ve daha fazla yaparsa bu onun hayrınadır” buyurulmaktadır.]

MERYEM 19.10: (Zekeriya): “Rabbim! Bana bir işaret tayin et!” dedi. (Melek): “Senin işaretin tastamam üç gün insanlarla (sağlıklı olduğun halde) konuşamamandır!”

MERYEM 19.26: (Melek): Sonra da ye-iç, gözün aydın olsun. Eğer herhangi bir insana rastlarsan, (işaret yoluyla) de ki: “Ben O engin merhamet sahibine oruç adadımonun için bugün insanlarla konuşmayacağım!

AHZÂB 33.4: Allah bir kişinin göğüs boşluğunda iki kalp yaratmamıştır. Vücudunu ananızın vücudu gibi haram saydığınız (zıhar yaptığınız) karılarınızı da hiçbir zaman sizin gerçek analarınız kılmamıştır. Evlatlıklarınızı da sizin gerçek çocuklarınız kılmamıştır. Bunlar dillerinize doladığınız boş sözlerdir. Allah gerçeği söyler ve doğru yolu gösterir.

DÜHÂN 44.1-5: Hâ, Mîm. Açıklayıcı kitaba yemin olsun. Biz onu (Kur’an’ı) mübarek bir gecede (Kadir gecesinde) indirmeye başladık. Şüphesiz Biz uyarıcıyız. O gecede katımızdan verdiğimiz bir emirle bütün hikmetli işler belirlenir. Şüphesiz Biz elçiler göndeririz. 

KADR 97.1-5: Biz Kur’an’ı Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen nereden bileceksin? Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Rûh (Cebrail), o gece Rablerinin izniyle her türlü iş için iner dururlar. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar esenliktir.                                    

YORUM:

A. ORUÇ BÜTÜN ÜMMETLERE FARZ KILINMIŞTIR!

Bakara 2.183: Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı ki belki bu sayede takvaya (Allah’a karşı sorumluluk bilincine) ulaşırsınız.

B. ORUÇ RAMAZAN AYINDA TUTULUR!

Bakara 2.184: Oruç sayılı günlerde (Ramazan ayında) tutulur. Hasta veya yolculuk halinde olup da oruç tutamayanlar, tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde tutsun (kaza etsin) . Ancak, orucu zamanında tutmamın ne kadar hayırlı olduğunu bilseniz zamanında tutarsınız. 

C. ORUCA BAŞLAMA (İMSAK) VE ORUCU AÇMA (İFTAR) ZAMANLARI?

Bakara 2.187: Fecrin olduğu tarafta tan yerinin aydınlığı (ak çizgi), gecenin karanlığından (kara çizgiden) size göre tam olarak seçilinceye kadar yiyip-için. Sonra orucu geceye (akşama) kadar tamamlayın. Mescitlerde itikâfa girdiğinizde de eşlerinizle ilişkide bulunmayın. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır, sakın bu sınırlara yaklaşmayın!

[Oruç imsak vaktinde başlar, iftar vaktinde son bulur. Oruç tutanlar; imsak vaktinden iftar vaktine kadar; “yiyip-içmezler ve eşleriyle cinsel ilişkide bulunmazlar.” Hatta bu sınırlara yaklaşmazlar bile! Çünkü âyette: “Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır, sakın bu sınırlara yaklaşmayın” denilmektedir. Oruç tutanlar, iftardan sonra eşleriyle cinsel ilişkiye girebilirler. Ancak, mescitlerde itikâfa girenler, itikâf süresince iftardan sonra da eşleriyle cinsel ilişkiye giremezler. Bu âyetten orucu bozan şeylerin, “yemek, içmek ve cinsel ilişkide bulunmak” olduğu anlaşılmaktadır. Hatta bu sınırlara yaklaşmamak bile gerekmektedir.]

D. ORUÇ TUTMAYA SAĞLIĞI UYGUN OLANLAR:

1) Sağlıkları oruç tutmaya uygun olan kimseler, Ramazan ayı süresince oruçlarını eksiksiz ve tam olarak (29 veya 30 gün) tutmalıdırlar.

2) Sağlıkları oruç tutmaya uygun olan bu kimselerden, Ramazan ayında “geçici süreli hasta olanlar veya yolculuk halinde olup da oruç tutamayanlar”, tutamadığı günler sayısınca (Ramazan haricindeki) diğer günlerde tutmalıdırlar (kaza etmelidirler). Ancak, bu kimselerin “orucu zamanında tutmalarının ne kadar hayırlı olduğu” Bakara 2.184ncü âyette önemle işaret edilmektedir.

E. ORUÇ TUTMAYA ZORLUKLA (GÜÇLÜKLE) TAKAT YETİREBİLENLER:

Oruç tutmaya zorlukla (güçlükle) takat yetirebilen kimseler, sağlıklarını tehlikeye sokmayacak şekilde kendi istek ve arzularıyla zorlukla da (güçlükle de) olsa oruçlarını tutabilirler.

F. HASTA VEYA YAŞLI OLDUKLARI İÇİN ORUÇ TUTAMAYAN VE İLERİDE DE TUTAMAYACAK OLANLAR:

1) Hasta veya yaşlı oldukları için oruç tutamayanlardan ilerideki günlerde de oruç tutamayacak olan” kimseler için Ramazan ayında 29 veya 30 günlük fidye vermelerinin gerekli olduğunu söyleyenler vardır. Ancak biz bu görüşe katılmıyoruz. (Zira bu kimseler; hastalıkları ilerideki yıllarda da devam edecek olanlar veya ihtiyar olanlardır. İhtiyar olanların yaşları, gelecek yıllarda azalmayıp daha da artacak yani daha da yaşlanmış olacaklardır. Dolayısıyla gelecek yıllarda da bunların oruç tutmaları mümkün olmayacaktır.)

2) ”Hasta veya yaşlı oldukları için oruç tutamayanlardan ilerideki günlerde de oruç tutamayacak olan” kimseler, oruç tutmakla mükellef olmadıkları için fidye vermekle de mükellef değildirler. Bizim görüşümüz bu yöndedir ve bu görüşümüz aşağıdaki âyetlere dayanmaktadır: 

Bakara 2.233: Analar çocuklarını iki tam yıl emzirsinler, bu emzirmeyi tamamlamak isteyenler içindir. Anaların marufa uygun olarak yiyeceğini ve giyeceğini temin etmek çocuğun babasına aittir. Hiç kimseye gücünün üstünde bir yük yüklenmez. Çocuğu yüzünden ne anası zarara sokulur, ne de babası…

Bakara 2.286: Allah kimseyi taşıyacağının fazlasından sorumlu tutmaz. Herkesin kazandığı iyilik (sadece) kendi lehine ve işlediği kötülük de (sadece) kendi aleyhinedir…

En’am 6.152: Allah’ın şunları da emrettiğini bilin: “Rüşt çağına (malını yönetebilecek duruma) gelinceye kadar yetimin malına en güzel bir şekilde yaklaşın. Ölçü ve tartıda doğruluktan ayrılmayın (hataen olursa) bilin ki Biz, insanı gücünün yetmediği bir şeyle sorumlu tutmayız…

Mü’minûn 23.62: Biz hiç kimseye gücünün üstünde bir yük yüklemeyiz. Bizim katımızda hakkı ve hakikatı gösteren bir kayıt tutulmaktadır (amel defteri), sonuçta kimseye haksızlık yapılmaz. Talâk 65.7: Eli geniş olan genişliğine göre nafaka versin. Rızkı kısılmış bulunan da Allah’ın kendisine verdiğinden (o ölçüde) versin. Allah, bir kişiyi ancak kendine verdiği şeylerden sorumlu tutar. Allah bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratır.

G. FİDYE VE KEFFARET ORUÇLARI (ZIHAR KEFFARETİ VE 61 GÜN KEFFARET ORUCU):  

Ramazan ayında tutulan oruçlardan ayrı olarak bazı şartların oluşmasına bağlı olarak, “fidye ve keffaret” olarak tutulacak oruçlar şunlardır:

1) Bakara 2.196: Başladığınız haccı ve umreyi Allah rızası için eksiksiz ve tam yapın. Eğer engellenecek olur ve tam yapamazsanız, gücünüzün yeteceği bir hedy (kurban) verin ve hedy yerine ulaşıncaya kadar başlarınızı traş etmeyin. İçinizden biri hasta olur yahut başındaki bir rahatsızlığı sebebiyle traş olursa fidye olarak; oruç tutması veya sadaka vermesi yahut kurban kesmesi gerekir. Güven içinde olup da hacca kadar umre yapan kişi, gücünün yeteceği bir hedy kesmelidir. Kurbana gücü yetmeyenler ise; üç gün hacda ve yedi gün de memleketine döndüğünde olmak üzere toplamı on gün oruç tutmalıdır. Bunlar, Mescid-i Haram civarında ailece oturmayanlar içindir. Allah’a karşı gelmekten korkun ve bilin ki Allah’ın cezası çok şiddetlidir.

2) Nisa 4.92: Hataen olması hariç, bir müminin diğer bir mümini öldürmeye asla hakkı yoktur. Hataen bir mümini öldürenin; mümin bir esiri özgürlüğüne kavuşturması ve öldürülenin ailesine diyet (kan bedeli) ödemesi gerekir, eğer onlar diyeti bağışlarlarsa o başka. Yanlışlıkla öldürülen mümin, size düşman olan bir topluma mensup ise o zaman mümin bir esiri özgürlüğe kavuşturmak gerekir (ayrıca diyet ödemek gerekmez). Ama, sizinle sulh anlaşması olan bir topluma mensupsa, mümin bir esiri özgürlüğüne kavuşturmak ve ayrıca diyet ödemek gerekir. Buna imkân bulamayanlar, tevbesinin Allah tarafından kabulü için peş-peşe iki ay oruç tutmalıdır. Zira Allah, her şeyi bilendir, her hükmünde tam isabet edendir.

3) Maide 5.89: Allah, düşünmeden ettiğiniz yeminlerden sizi sorumlu tutmaz. Ama yemin ederek kendinizi bağladıklarınızdan sizi sorumlu tutar. Böyle bir yemini bozmanın keffâreti; ailenize yedirdiğinizin yemeğin ortalamasından on fakiri doyurmak veya giydiklerinizin orta hallisiyle onları giydirmek yahut bir esiri hürriyetine kavuşturmaktır. Bunları yapamayan kimse (peş-peşe) üç gün oruç tutar. Bozduğunuz yeminlerin keffâreti işte budur. Yeminlerinizi yerine getirin. Allah, âyetlerini size böyle açıklar ki görevinizi yerine getiresiniz.

4) Maide 5.95: Ey iman edenler! Avı ihramlıyken öldürmeyin. Hanginiz onu, bilerek öldürürse öldürdüğüne denk (koyun, keçi, sığır, deve cinsi) bir hayvanı kurban olarak Kâbe’ye göndermelidir. Denklik kararını sizden güvenilir iki kişi versinler. Ceza, yoksulları doyuracak keffâret, yahut suçu dengeleyecek oruç şeklinde de olur. Bu, işlediği suçun cezasını çekmesi içindir. Allah, önceden yaptıklarınızı bağışlamıştır. Bundan sonra kim önceki suça (günaha geri) dönerse Allah ona hak ettiği cezayı verir. Üstün olan, hak edildiği kadar cezayı veren Allah’tır.

5) Mücadile 58.3-4: Karılarından zıhar yaparak uzak durmak isteyip sonra dediklerinden dönenlerin, onlarla cinsel ilişkide bulunmadan önce:

a) Bir köle azat etmeleri gerekir. Size öğütlenen işte budur. Allah yapıp ettiklerinizden haberdardır.

b) Buna imkân bulamayan kişi peş-peşe iki ay oruç tutar. 

c) Buna da gücü yetmeyen altmış fakiri doyurur.

Bu, Allah’a ve Rasulüne imanınızı göstermeniz içindir. İşte bunlar Allah’ın hükümleridir. Kafirler için elem verici bir azap vardır! 

[ZIHAR YAPMAK: Kocanın, karısına: “sen benim için artık anam gibisin” diyerek onunla cinsel ilişkide bulunmayacağına dair yemin etmesine denilmektedir. Zıhar yapan koca, karısını boşamadığından kadının başka bir erkekle evlenmesine de mani olmakta, kadına bir hizmetçi, bir köle muamelesi yaparak ona manevi bir işkence yapmaktadır. Bir süre sonra, yaptığı zıhardan vazgeçerek karısıyla cinsel ilişkide bulunmak isteyen kocanın, cinsel ilişkide bulunmadan önce keffaret olarak: bir köle azat etmesi veya peş-peşe iki ay oruç tutması, yahut altmış fakiri doyurması” gerekmektedir.]

Bazı ilahiyatçılar, zıhar keffareti konusunda şöyle bir olayı hadis olarak nakletmektedirler:

Ramazan ayı süresince karısına zıhar yapan, fakat zıhardan dönerek Ramazan ayında bir gece karısıyla ilişkiye giren bir koca Rasulullah’a gelip olayı anlatır ve bu hatasını nasıl telafi edeceğini sorar. Rasulullah da ona:

“Bir köle azat et!” der.

-Adam buna imkânının olmadığını beyan eder.

“Öyleyse; peş-peşe iki ay oruç tut!” der.

-Adam buna da güç yetiremeyeceğini beyan eder.

“O halde; altmış fakiri doyur!” der.

-Adam evinde yiyecek hiçbir şeyin olmadığını ve kendisinin Medine’nin en fakir kişisi olduğunu beyan eder.

Rasulullah adama: “Zekât idaresine git, sana bir küfe (sepet) hurma versinler. Hurmaları önce altmış fakire dağıt, kalanı da evine götürüp ye!” der.

Bize göre, Kur’an’a aykırı olan bu rivayetin Rasulullah tarafından söylenmiş olması mümkün değildir. Çünkü, konuyla ilgili âyetlerde açık olarak, zıhar yapan kocanın karısıyla ilişkiye girmeden önce zıhar keffaretini ödemesi şart koşulmaktadır. Ayrıca; “Bu, Allah’a ve Rasulüne imanınızı göstermeniz içindir. İşte bunlar Allah’ın hükümleridir” ifadesiyle de pekiştirilmiştir.

Anlatılan olayda ise zıhar keffaretini ödemeden karısıyla ilişkiye girmiş olan birisi söz konusudur. Bu kişiye keffaret ödetmek şöyle dursun, bir küfe hurma verilerek adeta ödül verildiği söylenmektedir. Allah tarafından konulan bir hükmün; Rasulullah tarafından yumuşatılmasını, değiştirilmesini veya kaldırılmasını düşünmek Allah Rasulü’ne iftiradır.  Bu olayı hadis olarak rivayet ederek Rasulullah’a isnad eden ilahiyatçıların konuyu dikkatlice incelemelerini ve bu hatadan dönmelerini önemle tavsiye ediyoruz.    

6) Tahrim 66.2: Allah, (gereksiz yere) yaptığınız yeminlerinizi keffaret vermek suretiyle bozabileceğinizi size bildirdi. Zira Allah, sizin mevlânızdır (dostunuz, yâr ve yardımcınızdır). O her şeyi bilendir ve her hükmünde tam isabet edendir.

H. KEFFARET OLARAK PEŞ-PEŞE İKİ AY ORUÇ TUTACAK OLANLAR KİMLERDİR?

Keffaret olarak peş-peşe iki ay (60 gün değil) oruç tutacak olanların sadece şu iki fiili işleyenler olduğu Kur’an’da açıkça belirtilmiştir:

1.Hataen bir mümini öldürenler (Nisa 4.92). 

2.Karılarına zıhar yapıp, sonra yaptıkları zıhardan dönmek isteyenler (Mücadile 58.3-4),

LÜTFEN DİKKAT!

[Ramazan orucunu kasten bozanların, 60 günü keffaret ve 1 günü kaza olmak üzere peş-peşe 61 gün oruç tutmaları gerektiği şeklinde bir müeyyidenin olduğu dini litaratürde söylenmesine rağmen 61 gün keffaret orucunun Kur’an’da hiçbir dayanağı ve delili yoktur.]

Kur’an’da keffaret olarak peş-peşe iki ay oruç tutmaktan bahsedilmektedir, peş-peşe 60 gün oruç tutmaktan değil (Nisa 4.92-Mücadile 58.3-4). Bunun ne önemi var diye bir soru akla gelebilir. Bunun önemi şudur: Kameri ayların gün sayıları 29 veya 30 gündür, kameri aylarda hiçbir ay 28 gün veya 31 gün çekmez. Kur’an’daki aylar Kameri Aylar olduğundan peş-peşe iki ay tutulacak orucun toplamı 29+29=58 gün, veya 29+30=59 gün, veya 30+30=60 gün eder. Yani iki ay peş-peşe tutulacak keffaret orucunun toplamı her zaman mutlaka 60 gün etmez; bazen 58 gün, bazen 59 gün, bazen de 60 gün eder. Bu bakımdan 60 günü keffaret ve 1 günü kaza olmak üzere peş-peşe 61 gün keffaret orucu söyleminin Kur’an’dan hiçbir referansının olmadığı açıktır.

Çok önemli bir husus da şudur: Allah, sadece şu iki durumda orucun kazasına ruhsat vermiştir.

1. Ramazan ayında geçici süreli hasta olanlar,

2. Ramazan ayında seferi (yolcu) olanlar.

Bunlar Ramazan ayında tutamadıkları oruçlarını diğer zamanlarda (güne-gün) kaza edebilirler, ayrıca keffaret olarak oruç tutmaları gerekmez. Bunların dışında hiç kimsenin orucunu kaza etmesi söz konusu değildir. Hele ki, orucunu kasten bozanların oruçlarını kaza etmeleri asla mümkün değildir. Dolayısıyla “60 günü keffaret ve 1 günü kaza olmak üzere peşpeşe 61 gün oruç tutulması” şeklindeki ifadenin Kur’an’da referansı yoktur.] 

Ramazan orucunu kasten bozanlar; “Ancak orucu zamanında tutmanın ne kadar hayırlı olduğunu bilseniz zamanında tutarsınız” (Bakara 2.184) âyeti gereği olarak kendileri için “büyük bir hayırdan” mahrum kalacaklardır. Bize göre; bu insanlar, Allah’tan af ve mağfiret dilemeli ve bundan sonra oruçlarını zamanında tutmaya özen ve gayret göstermelidirler. Ayrıca, imkânları ölçüsünde bol infak ve hayır yapmalıdırlar.

 

ORUÇ RİSALESİ EKİ: KAMERİ AYLAR

Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla.

BAKARA 2.194: Haram aya saygı, ona saygı duyanlara karşıdır, yasaklar karşılıklıdır. Size kim saldırırsa, siz de o saldırıya denk bir saldırı yapın. Allah’a karşı gelmekten sakının ve şunu bilin ki Allah, kendisinden çekinip korunanlarla beraberdir.

BAKARA 2.217: Sana haram ayı ve o ayda yapılan savaşı soruyorlar. De ki: “O ayda savaş büyük suçtur. Ama Allah’ın yolundan engellemek, o yolu ve Mescid-i Haram’ın kutsallığını görmezlikten gelmek ve halkını oradan (Mekke’den) çıkarmak, Allah katında daha büyük suçtur…

MÂİDE 5.2: Ey iman edenler! Allah’ın (hacca dair) sembollerine, haram aya, Kâbe’ye hediye olarak gönderilen kurbanlıklara ve (özellikle) gerdanlık takılmış kurbanlıklara, Rablerinin ikramını ve rızasını kazanmak için Kâbe’ye yönelen insanlara saygısızlık etmeyin...

MÂİDE 5.97: Allah Kâbe’yi, çevresi güvenli olan o Kutsal Evi, haram ayları, boyunlarına gerdanlık bağlanmış veya bağlanmamış kurbanlıkları, insanlar için dirlik ve düzen sebebi kıldı. Bu, Allah’ın göklerde ve yerde olan her şeyi bildiğini öğrenmeniz içindir. Her şeyi bilen Allah’tır.

TEVBE 9.36: Allah katında ayların sayısı, gökleri ve yeri yarattığı gün koyduğu yasalara göre on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır, Allah’ın koyduğu sağlam ölçü budur. Bu konuda kendinize zulmetmeyin. Müşriklerin sizinle topyekün savaştıkları gibi, siz de onlara karşı topyekün savaşın ve iyi bilin ki, Allah sorumlu davrananlarla beraberdir.

Kameri ay ortalama, 29,530 588 gün çekmektedir.

Kameri yıl: 354,367 056 Gündür. (354 gün, 8 saat, 48 dak., 33 san., 36 salise..)

Kameri yıl, Şemsi yıldan 10,875 144 gün eksiktir.

Bu eksiklik; Hicri 33,5 yılda bir yıl, Miladi 32,5 yılda bir yıl olmaktadır.

Kameri/Hicri takvimde aylar 29 gün veya 30 gün çekmektedirler. Şemsi/Miladi takvimde ise aylar; 28-29-30-31 gün çekmektedir.

Kameri/Hicri yıl 354/355 gün çekerken, Şemsi/Miladi yıl 365/366 gün çekmektedir. 

 HİCRİ/KAMERİ TAKVİM

   YILLAR

 

KAMERİ TAKVİM  

 

 

 

 

 

 

 

 

 TOPLAM

MİLADİ

HİCRİ

1MHR

2SAFR

3REVV

4RAHR

5CEVV

6CAHR

7RECB

8ŞABN

9RMZN

10ŞVVL

11ZLKD

12ZHCC

KAMR

ŞEMS

1980

1400

29

30

29

30

29

29

30

29

30

29

30

30

354

366

1981

1401

30

30

30

29

30

29

29

30

29

29

30

30

355

365

1982

1402

30

29

30

30

29

30

29

29

30

29

29

30

354

365

1983

1403

30

29

30

30

30

29

30

29

29

30

29

29

354

365

1984

1404

29

29

30

30

30

29

30

30

29

29

30

29

354

366

1985

1405

29

30

30

29

30

29

30

30

29

30

29

30

355

365

1986

1406

30

30

29

30

29

30

29

30

29

30

30

29

355

365

1987

1407

30

29

30

29

30

29

29

30

29

30

30

29

354

366

1988

1408

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

1989

1409

 

 

 

 

 

 

 

 

 A

 

 

 

 

 

1990

1410

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

1991

1411

 

 

 

 

 

 

 

 

 A

 

 

 

 

 

1992

1412

 

 

 

 

 

 

 

 

 Z

 

 

 

 

 

1993

1413

 

 

 

 

 

 

 

 

 A

 

 

 

 

 

1994

1414

 

 

 

 

 

 

 

 

N 

 

 

 

 

 

1995

1415

 

 

 

 

 

 

 

 

 R

 

 

 

 

 

1996

1416

 

 

 

 

 

 

 

 

 A

 

 

 

 

 

1997

1417

 

 

 

 

 

 

 

 

 M

 

 

 

 

 

1998

1418

 

 

 

 

 

 

 

 

 A

 

 

 

 

 

1999

1419

 

 

 

 

 

 

 

 

 Z

 

 

 

 

 

2000

1420

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

2001

1421

 

 

 

 

 

 

 

 

 N

 

 

 

 

 

2002

1422

 

 

 

 

 

 

 

 

 R

 

 

 

 

 

2003

1423

 

 

 

 

 

 

 

 

 A

 

 

 

 

 

2004

1424

 

 

 

 

 

 

 

 

 M

 

 

 

 

 

2005

1425

 

 

 

 

 

 

 

 

 A

 

 

 

 

 

2006

1427

 

 

 

 

 

 

 

 

 Z

 

 

 

 

 

2007

1428

 

 

 

 

 

 

 

 

 A

 

 

 

 

 

2008

1429

 

 

 

 

 

 

 

 

 N

 

 

 

 

 

2009

1430

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

2010

1431

29

30

30

29

30

29

30

29

30

29

29

30

354

365

2011

1432

29

30

30

30

29

30

29

30

29

30

29

29

354

365

2012

1433

30

29

30

30

29

30

30

29

30

29

30

29

355

366

2013

1434

29

30

29

30

29

30

30

29

30

30

29

29

354

365

2014

1435

30

29

30

29

29

30

29

29

30

30

29

30

354

365

2015

1436

30

29

29

30

29

30

29

30

29

30

29

30

354

365

2016

1437

30

29

30

30

29

29

30

29

30

29

29

30

354

366

2017

1438

30

29

30

30

30

29

29

30

29

29

30

29

354

365

2018

1439

29

30

30

30

30

29

30

29

30

29

29

30

355

365

2019

1440

30

29

29

30

30

30

29

30

29

30

29

29

354

365

2020

1441

30

30

29

30

30

29

30

29

29

30

29

30

355

366

NOT 1: Bu çalışmada “İslamic Finder Calender” adındaki kaynaktan istifade ettik. Halbuki DİB bünyesindeki bir araştırmadan veya Ünüversitelerimizde yapılmış bir akademik çalışmadan yararlanmış olmayı tercih ederdik.

NOT 2: Miladi yılların Hicri yıllara çevrilmesi tam olarak sağlıklı yapılmamış olabilir. Miladi yılın içinde (kısım-kısım) iki Hicri yıl bulunabileceğini de unutmamak gerekir.

KAMERİ AYLAR:

1.MUHARREM-HRM, 2.SAFER, 3.REBİYÜLEVVEL, 4.REBİYÜLAHİR, 5.CEMAYİZÜLEVVEL, 6.CEMAYİZÜLAHİR, 7.RECEB-HRM, 8.ŞABAN,

9.RAMAZAN, 10.ŞEVVAL, 11.ZİLKADE-HRM, 12.ZİLHİCCE-HRM

HARAM AYLAR: 1 MUHARREM-7 RECEB-11 ZİLKADE-12 ZİLHİCCE

(Harun Sorkun-Nisan 2020)

 

 

 

 

0 Yorum

Yorum Yazın

Email adresiniz paylaşılmayacaktır. *

*

Son
karakter.

*