13 Aralık 2019 Cuma
MENÜ
SON YAZILAR

11) MÜMİNLERE VELİ/EVLİYA OLANLAR RİSALESİ

 

 

11) MÜMİNLERE VELİ/EVLİYA OLANLAR RİSALESİ:

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla.

[NOT: Birkaç gün önce Konya’da Billboardlara;Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onları dost edinirse kesinlikle onlardan olur. Allah, zalimler topluluğunu doğru yola iletmez. MAİDE 51” yazısı yazılmış ve bu yazı sosyal medyada epeyce ilgi odağı olmuştur. Bu risaleyle, tartışmalara bir nebze katkıda bulunabilmeyi ümid ve temenni ediyorum! Veli’nin çoğulu Evliya’dır. Veli/Evliya; “yakın dost/sırdaş/yardımcı” manalarındadır. Harun Sorkun 27.10.2019]

Bakara 2.190-191.Size karşı savaş açanlarla, siz de Allah yolunda savaşın, fakat aşırılık yapmayın. Çünkü Allah, haddi aşanları sevmez. (Savaşta onları) yakaladığınız yerde öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (yurdunuzdan), siz de onları çıkarın. (İnanca yönelik) fitne çıkarmak, adam öldürmekten daha ağır bir suçtur. Onlar size Mescid-i Haram civarında savaş açmadıkça siz de onlara savaş açmayın. Eğer onlar size orada savaş açarlarsa siz de onları öldürün. O kâfirlerin cezası işte budur.

Bakara 2.192-193.Onlar savaşa son verirlerse siz de savaştan vazgeçin. Çünkü Allah bağışlayıcı ve engin merhamet sahibidir. Zulüm ve (inanca yönelik) fitne ortadan kalkıncaya ve Allah’ın dini hâkim oluncaya kadar onlarla savaşın. Savaşa son verirlerse, zâlimlerden başkasına düşmanlık da sona erecektir.

Bakara 2.257. Allah, inanıp-güvenenlerin velisidir, O, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Kâfirlerin kendilerine veli bildikleri ise tağutlardır, onlar da bunları aydınlıktan çıkarıp karanlıklara sokarlar. Bunlar cehennem ehlidirler, orada ebedi kalacaklardır.

Al-i İmrân 3.28.Müminler, müminleri bırakıp da kâfirleri evliya edinmesinler! Kim böyle yaparsa, Allah ile bütün bağını koparmış olur. Ancak, kendiniz onlara karşı korumak için olursa o zaman başka. Ama yine de Allah, kendisine karşı dikkatli olmanız konusunda sizi uyarıyor çünkü sonunda dönüşünüz yalnız Allah’adır.

Al-i İmrân 3.68.Muhakkak ki İbrâhim’e en yakın olanlar, ona uyanlar, bu Nebi ve Nebiye uyanlardır. Allah, müminlerin velisidir.

Al-i İmrân 3.75.Kitap ehlinden öyleleri vardır ki, kendisine bir hazine emanet etsen sana aynen iade eder. Fakat öyleleri de vardır ki, kendisine bir tek dinar emanet etsen, gidip tepesine dikilmedikçe onu sana geri vermez. Bunun sebebi onların, "Ümmilere (Ehl-i Kitaptan olmayanlara) karşı yaptıklarımızdan bize bir sorumluluk yoktur" şeklinde- ki (saçma) düşüncelleridir. Onlar, Allah hakkında bile bile yalan söylüyorlar.

Al-i İmrân 3.110.(Ey müminler!) Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği tavsiye eder, kötülükten sakındırırsınız ve Allah'a inanıp (güvenirsiniz). Eğer Kitap Ehli de inansaydı, elbette bu kendileri için hayırlı olurdu. İçlerinden iman edenler de var fakat çoğu yoldan çıkmışlardır.

Al-i İmrân 3.113-115.Onların hepsi bir değildir. Kitap Ehlinden geceleyin Allah'ın âyetlerini doğru okuyan ve secdeye kapanan bir grup da vardır. Allah'a ve âhiret gününe inanırlar; iyiliği tavsiye edip, kötülükten sakındırırlar ve hayırda yarışırlar. İşte bunlar salihlerdendir (iyi kimselerdir). Onların yaptığı hiçbir iyilik karşılıksız bırakılmayacaktır. Allah, takva sahiplerini bilir.

Nisa 4.89.Onlar (o münâfıklar), kendileri inkâr ettikleri gibi sizin de inkâr ederek kendilerinin seviyesine düşmenizi isterler. Onlar imana gelerek Allah yolunda hicret etmedikçe onları evliya edinmeyin. Eğer bunu yapmayıp düşmanlığa yönelirlerse, onları yakaladığınız yerde öldürün. Onları veli edinmek gibi bir hataya düşmeyin.

Nisa 4.45.Düşmanlarınızı en iyi Allah bilir. Veli olarak Allah size yeter, yar ve yardımcı olarak da Allah size yeter.

Nisa 4.75.Çaresiz erkek, kadın ve çocuklar için Allah yolunda savaşmamak için sizin bir mazeretiniz olabilir mi? Onlar (çaresizler), “Rabbimiz! Halkı sapıklık içinde olan bu yerden bizi çıkar, bize katından bir veli gönder!” diye yalvarıp duruyorlar.

Nisa 4.89.Onlar (o münâfıklar), kendileri inkâr ettikleri gibi sizin de inkâr ederek kendilerinin seviyesine düşmenizi isterler. Onlar imana gelerek Allah yolunda hicret etmedikçe onları veli edinmeyin. Eğer bunu yapmayıp düşmanlığa yönelirlerse, onları yakaladığınız yerde öldürün. Onları kendinize veli edinmek gibi bir hataya düşmeyin.

Nisa 4.91.Hem sizden yana, hem de kendi kabilelerinden yana kendilerini sağlama almak isteyen, fakat müminlere karşı bir savaşa çağrıldıklarında ona gözü kapalı uyanlara da rastlayacaksınız. Eğer onlar; sizi tacizden vazgeçmezler, sizinle barışa yanaşmazlar ve size karşı düşmanlığı terk etmezlerse onları takip edin ve yakaladığınız yerde öldürün. İşte savaşmanız hususunda size izin ve yetki verdiklerimiz bunlardır.

Nisa 4.119.”Onları hak yoldan saptıracağım. Onları beklentiler içine sokacağım. Onlara emredeceğim, en’am cinsi hayvanların kulaklarını yardıracağım, onlara emredeceğim, Allah’ın yarattığı şekli değiştirecekler.” Bakın! Sizden kim o şeytanı Allah ile arasına giren bir veli sayarsa apaçık bir hüsrana uğramış olur.

Nisa 4.123.Sizin kuruntularınız da, Ehl-i Kitab’ın kuruntuları da boşunadır. Zira kötülüğü kim yaparsa cezasını görecektir. Böyleleri, Allah ile arasına girecek bir veli ve bir yardımcı bulamayacaktır.

Nisa 4.139.Müminleri bırakıp da kâfirleri evliya edinenler, şeref ve itibarı kâfirlerin yanında mı arıyorlar? Bilin ki şeref ve itibar tamamen Allah’ın yanındadır.

Nisa 4.144.Ey iman edenler! Müminleri bırakıp da kâfirleri evliya edinmeyin. Yoksa Allah’a, aleyhinize olacak apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?

Nisa 4.173.İman edip salih amel işleyenlerin mükafatını Allah eksiksiz verecek, hem de lütfundan ikramda bulunacaktır. O’na kulluk etmeyi kendine yakıştırama- yıp büyüklük taslayanları ise acıklı bir azaba çarptıracaktır. Onlar, Allah ile aralarına girecek bir veli ve bir yardımcı bulamayacaklardır.

Mâide 5.2(Bir zamanlar) Mescid-i Haram’a girmenize engel olmuş kimselere yönelik öfkeniz, onlara saldırganlık yapmanıza yol açmasın. İyilikleri yaymak ve kötülükleri engellemek için birbirinizle yardımlaşın ancak günah işlemek ve taşkınlık için birbirinize destek olmayın. Allah’ın emirlerine karşı gelmekten sakının, zira Allah’ın azabı çok şiddetlidir.

Mâide 5.8.Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan ve dürüstçe şahitlik yapan kimseler olun. Bir topluluğa olan öfkeniz sizi, adaletsiz davranmaya sevk etmesin. Siz âdil olun, takvaya en uygun olan budur. Allah’a karşı gelmekten sakının. Çünkü Allah, yaptığınız şeylerin iç yüzünü bilir.

Mâide 5.13. (İsrailoğulları) Verdikleri sözden döndükleri için onları lânetledik (dışladık) ve kalplerini katılaştırdık. Unutmamaları istenenlerden bir kısmını unut tular ve kelimeleri bağlamlarından kopararak çarpıttılar. Onlardan (İsrail oğulların- dan) çok azı hariç hep kötülük göreceksin. Sen onlara aldırma ve onları bağışla, çünkü Allah iyilik edenleri sever.

Mâide 5.43.İçinde Allah’ın hükümleri bulunan Tevrat ellerindeyken nasıl oluyor da senden hüküm istiyorlar, sonra da senin verdiğin hükme rıza göstermiyorlar? Gerçekte onlar iman etmiş değillerdir.

Mâide 5.44.İçinde hidayet (rehber) ve nur olan Tevrat’ı Biz indirdik. Allah’a teslim olmuş Nebîler, Yahudilere onunla hüküm verirlerdi. Rabbâniler (gerçek dindarlar) ve ahbâr (din bilginleri) de Allah’ın Kitabı’nı korumakla görevli olduklarından; Tevrat’ın Allah’ın Kitabı olduğuna şahitlik ederler ve onunla hüküm verirlerdi. O halde, insanlardan korkmayın Ben’den korkun. Âyetlerimi geçici bir bedelle satmayın. Allah'ın indirdiğiyle hükmetmeyenler kâfirlerin ta kendileridir.

Mâide 5.45. Onlara o kitapta (Tevrat’ta) şunu yazdık: Cana-can, göze-göz, buruna-burun, kulağa-kulak, dişe-diş ve yarala- malara kısas (adil karşılık) gerekir. Kim bağışlarsa (kısas hakkın- dan vazgeçerse) kendi günahları için keffaret olur. Ama, Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler, işte onlar zâlimlerdir.

Mâide 5.46. Onların ardından, kendinden önce indirilen Tevrat’ı tasdik eden Meryem oğlu İsa’yı gönderdik. Ona, içinde hidayet ve nur bulunan, insanlara doğru yolu gösteren ve bir öğüt kaynağı olan İncil’i verdik. Fakat onu anlayacak olanlar, Allah’ın emir ve yasakları konusunda duyarlı ve bilinçli kimselerdir.

Mâide 5.47.Kendilerine İncil verilenler, Allah’ın İncil’de indirdiği âyetlere göre hükmetsinler diye emrettik. Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler fâsık (yoldan çıkmış) olan kimselerdir.

Mâide 5.48.Sana da, önceki Kitapları tasdik eden ve (tahrif edilenleri) belirleyen bu Kitabı (Kur’an’ı) indirdik. O halde, artık onların (Ehli Kitabın) aralarında Allah’ın indirdikleriyle (Kur’an ile) hüküm ver. Sana gelen hakikatı bırakıp da onların heveslerine uyma. Her birinize bir yol ve yöntem belirledik. Eğer Allah dileseydi hepinizi bir tek ümmet yapardı. Ama, size verdikleriyle imtihan etmek (gelişmenizi sağlamak) için böyle yaptı. Artık birbirinizle hayırda yarışın. Hepinizin dönüşü Allah’adır ve O, anlaşmazlığa düştüğünüz her konuda hükmünü bildirecektir. 

Mâide 5.49.Ehli Kitap’tan olanlar aralarındaki bir davayı sana getirdiklerinde, Allah’ın indirdiği ile (Kur’an ile) hükmet, onların arzu ve heveslerine uyma. Dikkatlı ol, Allah’ın indirdiklerinden bir kısmını uygulamaktan seni uzaklaştırmalarına fırsat verme. Eğer onlar senin verdiğin hükümden yüz çevirirlerse, Allah onları birtakım günahlarından dolayı cezalandırmak istediğini bil. Gerçek şu ki, onların çoğu yoldan çıkmıştır.   

Mâide 5.51. Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları evliya edinmeyin. Onlar birbirlerinin evliyasıdırlar. Sizden kim onları veli edinirse, kesinlikle onlardan olur. Allah, zalimler topluluğuna doğru yolu göstermez.

Mâide 5.55. (Müminler!) Sizin veliniz yalnızca; Allah, O’nun Rasulü ve iman eden- lerdir. Onlar, Allah’a boyun eğerler; namazı hakkıyla kılarlar ve zekâtı gönüllü verirler.

Mâide 5.57.Ey iman edenler! Sizden önce Kitap verilenlerden dininizi hafife alıp alay edenleri ve kâfirleri evliya edinmeyin. Gerçekten iman ediyorsanız (sadece) Allah’ tan sakının.

Mâide 5.80.Ehl-i kitaptan çoğunun diğer kâfirleri veli edindiklerini görürsün. Kendi elleriyle (nefislerine uyarak) Allah’ın gazabını dâvet etmeleri kendileri için çok kötü bir şeydir. Onlar sürekli azap içinde kalacaklardır.

Enfâl 8.72.İman edip hicret eden, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler (muhacirler) ve bunlara kucak açıp yardım edenler (ensar), işte bunlar birbirlerinin evliyasıdırlar…

Enfâl 8.73. Kâfirler birbirlerinin evliyasıdır . Eğer sizler de böyle yapmazsanız (müminleri evliya edinmezseniz) yeryüzünde büyük bir fitne-fesat meydana gelir.

Tevbe 9.5.O müşrikleri; dokunulmaz oldukları dört ay bitince gördüğünüz yerde öldürün. Onları yakalayın, çepeçevre kuşatın ve çıkış yollarını tutarak aman vermeyin. Ama şirkten vazgeçip; tevbe ederler, namazı kılarlar ve zekatı verirlerse artık onlara ilişmeyin. Çünkü Allah çok bağışlayan ve engin merhamet sahibidir.

Tevbe 9.23. Ey iman edenler! Küfrü imana tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi bile evliya edinmeyin. Onları evliya edinenler zalimlerin ta kendileridir.

Tevbe 9.24.Rasulüm! De ki: “Babalarınız, çocuklarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, kabileniz (cemaatiniz), elde ettiğiniz mallar (mülkler), bozulmasından korktuğunuz ticaretiniz (düzeniniz), beğendiğiniz evler (barklar); eğer size Allah’tan, Rasulünden ve Allah yolunda cihat (mücadele) etmekten daha sevimli (önemli) geliyorsa, ilahî azabın gelmesini bekleyin. Bilin ki Allah, fâsıklık yapanlara (yoldan çıkanlara) hidayet etmez.

Tevbe 9.29.Kendilerine Kitap verilenlerden Allah’a ve Âhiret Gününe inanmayan, Allah’ın ve Rasulünün haram kıldığını haram saymayan ve hak dini kendine din edinmeyen (zulmeden) kimselerle, boyun büküp kendi elleriyle o cizyeyi (o cezayı) verinceye kadar savaşın.

Tevbe 9.71. Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velisidir-ler. Marufu (Kur’an’a uygun olanı) tavsiye ederler, münkeri (Kur’an’a aykırı olanı) engel olurlar. Namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler, Allah’a ve Rasulüne itaat ederler. Allah bu kimselere rahmet edecektir. Şüphesiz Allah mutlak galiptir, hüküm ve hikmet sahibidir.      Tevbe 9.74.Onlar (kötü bir söz) söylemediklerine dair Allah adına yemin ediyorlar, halbuki onlar küfre varan sözler söylediler, böylece iman etmelerinden sonra inkâra saptılar ve başaramayacakları bir işe yeltendiler. Onlar, Allah ve Rasulü müminleri Allah’ın lütfuyla maddi-manevi zenginliğe eriştirdiği için, intikam almaya kalktılar. Artık tevbe ederlerse, bu kendileri hakkında daha hayırlı olur; eğer yüz çevirirlerse Allah onları bu dünyada ve âhirette elem verici bir azaba çarptıracak ve onlar yeryüzünde kendilerine ne bir veli, ne de bir yardımcı bulabileceklerdir.                                                                                                                                                        

Tevbe 9.116.Şüphesiz göklerin ve yerin hükümranlığı sadece Allah’a aittir. Hayatı bahşeden de ölümü takdir eden de (yalnız) O’dur. Sizin Allah’tan başka ne bir veliniz ve ne de bir yardımcınız vardır.                                       

Yunus 10.62-63.İyi bilin ki, Allah’ın evliya kullarına korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır. Onlar iman edenler ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlar- dır (müttakilerdir).

Ankebût 29.46.İçlerinden zulmedenler hariç, Ehl-i Kitap’la en güzel şekilde mücadele edin ve onlara deyin ki: “Bize indirilene de, size indirilene de iman ettik. Bizim ilahımız da, sizin ilahınız da birdir ve biz O’na teslim olmuş kimseleriz.”

Zümer 39.3.İyi bilin ki, Allah’ın dini tevhid dinidir. Allah ile aralarına evliya koyanlar ise, “Bizi Allah’a yaklaştırmaları için onlara kulluk ediyoruz” derler. Allah onlar arasındaki hükmünü elbette verecektir: Zira yalancı olan ve inkâra saplanmış olanları Allah doğru yola yöneltmez.

Casiye 45.19.Çünkü onlar, Allah’tan gelecek hiçbir şeyi senden savamazlar. Unutma ki zalimler birbirlerinin evliyasıdır, Allah ise müttakilerin velisidir.

Muhammed 47.4.Kâfirlerle savaşta karşılaştığınız zaman, onların boyunlarını hemen vurun. Onlara üstünlük sağladığınızda, (sağ kalanları) sıkıca bağlayın. Daha sonra, onları ya bir lütuf olarak karşılıksız, veya bir fidye karşılığında serbest bırakın ki, savaşın tüm ağır sonuçları ortadan kalksın. Allah’ın tercihi farklı olsaydı onların hakkından Kendisi gelirdi, fakat bunu (yapmadı). Böyle olması, birinizi diğerinizle sınamak içindir. Allah, Kendi yolunda öldürülenlerin yaptıklarını asla karşılıksız bırakmaz.

Mücâdile 58.22.Allah’a ve ahiret gününe iman eden bir toplumun, Allah’a ve Rasulüne karşı çıkanlara sevgi beslediklerini göremezsin. İsterse onlar kendilerinin babaları, oğulları, kardeşleri veya akrabaları olsun. İşte onlar, (Allah’ın) kalplerine imanı nakşettiği (sevdirdiği) ve katından manevî bir güç (ilham) ile desteklediği kimselerdir. Sonra da onları ebedi olarak kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah’tan hoşnut olmuşlardır. İşte gerçek Allah taraftarları bunlardır. İyi bilin ki, Allah’ın tarafında olanlar kurtuluşa erenlerin tâ kendileri-dir.  

Mümtehine 60.1.Ey iman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olan kimseleri evliya edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz ama onlar size gelen gerçeği (Kur’an’ı) inkâr edip, Elçiyi ve sizi, sırf Rabbiniz Allah’a iman ettiğiniz için yurdunuzdan sürüp çıkarıyorlar. Siz, Benim yolumda cihad etmek ve benim rızamı kazanmak için yurdunuzdan çıktığınız halde, onlara (akrabalık sebebiyle) sır veriyorsunuz? Sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da Ben bilirim. Sizden kim bunu yaparsa bilsin ki doğru yoldan sapmış demektir.                             

Mümtehine 60.8.Allah, din konusunda sizinle savaşmamış ve sizi yurdunuzdan çıkarmamış olanlara iyilik etmenizi ve onlara âdil davranmanızı yasaklamaz. Çünkü Allah, adaletli davrananları sever.

Mümtehine 60.9.Allah size yalnızca; sizinle din konusunda savaşan, sizi yurdunuzdan çıkaran ve sizin çıkarılmanıza yardımcı olanları veli edinmenizi yasaklar. Kim onları veli edinirse, işte onlar zâlimlerin tâ kendileridir.

Mümtehine 60.13.Ey iman edenler! Allah’ın gazap ettiği bir topluluğu veli edinmeyin. Çünkü; mezardakilerin tekrar diriltileceğinden kâfirlerin ümitlerini kestikleri gibi, onlar da âhiretten ümitlerini öyle kesmişlerdir.  

YORUM: Âyetlerin meal ve tefsirini yaparken, konuyla ilgili olan bütün âyetlerin dikkate alınması gerekir. Bu yapılamazsa en azından, ilgili âyetin öncesindeki 5-6 âyet ve sonrasındaki 5-6 âyet birlikte ele alınmalıdır. Tek bir âyeti ele alarak meal verilmesi halinde hatalı sonuçlara varılması kaçınılmaz olabilir. Bu konuyu iki örnekle açıklamaya çalışalım:

ÖRNEK 1): Tevbe 9.5: Müşrikleri; dokunulmaz oldukları dört ay bitince gördüğünüz yerde öldürün. Onları yakalayın, çepeçevre kuşatın ve çıkış yollarını tutarak aman vermeyin. Ama şirkten vazgeçip; tevbe ederler, namazı kılarlar ve zekatı verirlerse artık onlara ilişmeyin. Çünkü Allah çok bağışlayan ve engin merhamet sahibidir.

Bu âyet tek başına ele alındığında; “Müşrikleri; dokunulmaz oldukları dört ay bitince gördüğünüz yerde öldürün” şeklinde meal verilebilmektedir ve buna “seyf/kılıç âyeti denilerek müşriklerin görüldükleri yerde öldürülmelerine” bile hüküm verilebil- mektedir, ki bu bize göre son derece hatalı olacaktır.

Halbuki bu âyet, Tevbe sûresinin ilk âyetleriyle birlikte ele alındığı takdirde verilecek meal bundan oldukça farklı olmaktadır:

Tevbe 9.1.Allah ve Rasulü tarafından, kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz (fakat antlaşmalara ihanet eden) müşriklere, artık (antlaşmaların hükümsüz olduğunu) bildiren ihtar fermanıdır (ültimatomdur): Tevbe 9.2. ”Yeryüzünde dört ay daha serbestçe gezip dolaşın. Ancak şunu iyi bilin ki siz Allah’ı aciz bırakamazsınız, fakat Allah kâfirleri perişan edecektir!” Tevbe 9.3. Allah ve Rasulünden Hacc-ı Ekber (en büyük hac) gününde bütün insanlara yapılmış bir duyurudur: Allah ve Rasulünün artık müşriklerle hiçbir ilişkisi kalmamıştır. Tevbe (edip iman) ederseniz bu sizin için hayırlı olur, fakat yüz çevirecek olursanız bilin ki Allah’ın azabını engelleyemez- siniz. (Rasulüm!) İnkâr edenleri acı bir azapla müjdele. Tevbe 9.4. Bununla birlikte, kendileriyle yaptığınız antlaşmaya sadık kalan ve sizin aleyhinize düşmanlarınızla iş birliği yapmayan ve size ihanet etmeyen müşrikler bu ihtarın dışındadır. Onlar, yaptığınız antlaşmalara sadık kaldıkları sürece siz de antlaşmalara sadık kalın. Çünkü Allah, antlaşmalara riayet edenleri ve sorumlu davrananları sever. Tevbe 9.5. (Antlaşmaların hükümsüz olduğunu bildirdiğiniz) o müşrikleri; dokunulmaz oldukları dört ay bitince gördüğünüz yerde öldürün. Onları yakalayın, çepeçevre kuşatın ve çıkış yollarını tutarak aman vermeyin. Ama şirkten vazgeçip; tevbe ederler, namazı kılarlar ve zekatı verirlerse artık onlara ilişmeyin. Çünkü Allah çok bağışla- yan ve engin merhamet sahibidir.

Tevbe 9.6. (Rasulüm!) Müşriklerden biri yanına gelmek için senden güvence isterse ona bu güvenceyi ver ki, Allah’ın âyetlerini işitip anlama imkânını bulsun. Sonra onu kendini güvende gördüğü bölgeye ulaştır. Çünkü onlar gerçeği bilmeyen bir topluluktur. Tevbe 9.7.Sözlerinde durmayan müşriklerin yaptıkları antlaşmaların Allah ve Rasulü katında ne değeri olabilir? Ancak, Mescid-i Haram yanında antlaşma yaptıklarınızın durumu farklıdır. Onlar sözlerinde sadık kaldıkları sürece siz de onlara verdiğiniz sözlere sadık kalın. Çünkü Allah, antlaşmalara riayet edenleri ve sorumlu davrananları sever.

İlgili âyetler birlikte ele alındığı takdirde, “bütün müşrikleri gördüğünüz yerde öldürün” denilmediği ve “sadece antlaşmaların hükümsüz olduğunu bildirdi- ğiniz o müşrikleri dokunulmaz oldukları dört ay bitince gördüğünüz yerde öldürün” denildiği görülmektedir. “(Rasulüm!) Müşriklerden biri yanına gelmek için senden güvence isterse ona bu güvenceyi ver ki, Allah’ın âyetlerini işitip anlama imkânını bulsun. Sonra onu kendini güvende gördüğü bölgeye ulaştır.” İlave olarak da: “yanına gelmek isteyen olursa ona güvence ver ve sonra onu güvenli bir bölgeye ulaştır” diye de emredilmektedir.

ÖRNEK 2): Maide 5.51. Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristi- yanları evliya edinmeyin. Onlar birbirlerinin evliyasıdırlar. Sizden kim onları veli edinirse, kesinlikle onlardan olur. Allah, zalimler topluluğuna doğru yolu göstermez. Bu âyet tek başına ele alındığı takdirde “Bütün Yahudilerin ve bütün Hıristiyanların evliya edinilmeyeceği” şeklinde bir meal anlaşılabilmektedir ki, bu yaklaşım hatalıdır. Halbuki konuyla ilgili diğer âyetler birlikte ele alındığı takdirde Evliya edinilmesi yasaklananların “bütün Yahudiler ve bütün Hıristiyanlar olmadığı, buna mukabil “Yahudi ve Hıristiyanlardan yukardaki vasıfları taşıyanlarının ifade edildiği” açıkça görül-mektedir.

MÜMİNLERİN, VELİ/EVLİYA EDİNMELERİ YASAK OLANLAR:

*Müminler, müminleri bırakıp da kâfirleri evliya edinmesinler! (3.28)

*Onlar (münâfıklar) imana gelerek Allah yolunda hicret etmedikçe onları evliya edinmeyin. (4.89)

*Müminleri bırakıp da kâfirleri evliya edinmeyin. (4.139,144)

*İçinde hidayet (rehber) ve nur olan Tevrat’ı Biz indirdik… Allah'ın indirdiğiyle hükmetmeyenler (Yahudiler) kâfirlerin tâ kendileridir. (5.44)

*Onlara o kitapta (Tevrat’ta) şunu yazdık…Ama, Allah’ın indirdiği ile hükmetme- yenler (Yahudiler), işte onlar zâlimlerdir. (5.45)

*Onların ardından, kendinden önce indirilen Tevrat’ı tasdik eden Meryem oğlu İsa’yı gönderdik…Fakat onu anlayacak olanlar, Allah’ın emir ve yasakları konusunda duyarlı ve bilinçli kimselerdir. (5.46)

*Kendilerine İncil verilenler, Allah’ın İncil’de indirdiği âyetlere göre hükmetsinler diye emrettik. Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler (Hıristiyanlar) fâsık (yoldan çık- mış) olan kimselerdir. (5.47)

*Ehli Kitap’tan olanlar aralarındaki bir davayı sana getirdiklerinde onlar senin verdiğin hükümden yüz çevirirlerse, Allah onları birtakım günahlarından dolayı cezalan- dırmak istediğini bil. Gerçek şu ki, onların (Yahu ve Hıristiyanların) çoğu yoldan çıkmıştır. (5.49)

*Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları evliya edinmeyin. Onlar birbir- lerinin evliyasıdırlar. Sizden kim onları veli edinirse, kesinlikle onlardan olur. Allah, zalimler topluluğuna doğru yolu göstermez. (5.51)

*Ey iman edenler! Sizden önce Kitap verilenlerden dininizi hafife alıp alay edenleri ve kâfirleri evliya edinmeyin. (5.57)

*Kâfirler birbirlerinin evliyasıdır. Eğer sizler (müminler) de böyle yapmazsanız (müminleri evliya edinmezseniz) yeryüzünde büyük bir fitne-fesat meydana gelir. (8.73)

*Ey iman edenler! Küfrü imana tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi bile evliya edinmeyin. Onları evliya edinenler zalimlerin tâ kendileridir. (9.23)

*Kendilerine Kitap verilenlerden (Yahudi ve Hıristiyanlardan) Allah’a ve Âhiret Gününe inanmayan, Allah’ın ve Rasulünün haram kıldığını haram saymayan ve hak dini kendine din edinmeyen (zulmeden) kimselerle, boyun büküp kendi elleriyle o cizyeyi (o cezayı) verinceye kadar savaşın. (9.29)

*İyi bilin ki, Allah’ın dini tevhid dinidir. Allah ile aralarına evliya koyanlar ise, “Bizi Allah’a yaklaştırmaları için onlara kulluk ediyoruz” derler. Allah onlar arasındaki hükmünü elbette verecektir: Zira yalancı olan ve inkâra saplanmış olanları Allah doğru yola yöneltmez. (39.3)

*Ey iman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olan kimseleri evliya edinmeyin. (60.1)

*Allah size yalnızca; sizinle din konusunda savaşan, sizi yurdunuzdan çıkaran ve sizin çıkarılmanıza yardımcı olanları veli edinmenizi yasaklar. Kim onları veli edinirse, işte onlar zâlimlerin tâ kendileridir. (60.9)

MÜMİNLERE, VELİ/EVLİYA OLANLAR:

*Allah, inanıp-güvenenlerin (iman edenlerin) velisidir, (2.257)

*Muhakkak ki İbrâhim’e en yakın olanlar, ona uyanlar, bu Nebi ve Nebiye uyanlardır. Allah, müminlerin velisidir. (3.68)

*(Müminler!) Sizin veliniz yalnızca; Allah, O’nun Rasulü ve iman edenlerdir. (5.55)

*İman edip hicret eden, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler (muhacirler) ve bunlara kucak açıp yardım edenler (ensar), işte bunlar birbirle- rinin evliyasıdırlar… (8.72)

*Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velisidirler…(9.71)

*İyi bilin ki, Allah’ın evliya kullarına korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır. Onlar, iman edenler ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlardır (müttakilerdir). (10.62,63)

SON SÖZ: Müminlere veli/evliya olanların; Allah, O’nun Rasulü ve iman edenler olduğu açıkça ifade edilmektedir. Babalarınız ve kardeşleriniz iman etmedikleri sürece, onları bile veli edinmeniz yasaklanmıştır (9.23).

NOT: Konu hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyenler için ilgili diğer âyetler de şunlardır: (6.14,51,70,126,127*7.3,27,30,155,196*12.101*13.11,37*16.63,100*17.33,111*18.17,26*

19.5,45*27.49*29.22*32.4* 33.17,65*34.41*41.34*42.8,9,28,31,44*45.19*48.22*62.6)

(Harun Sorkun 27.10.2019)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

0 Yorum

Yorum Yazın

Email adresiniz paylaşılmayacaktır. *

*

Son
karakter.

*