1 Aralık 2020 Salı
MENÜ
SON YAZILAR

13)ALTIN RİSALESİ (Altın güvenli liman mı?)

13)ALTIN RİSALESİ (Altın güvenli liman mı?)

DÜNYA ALTIN REZERVLERİ (31.916TON*29.08.2019)          

1) 8.133TON ABD (521,2 MİLYAR$) (%25,48)

2) 3.378TON ALMANYA (216,4,3 MİLYAR$) (%10,58)

3) 2.814TON IMF (UA PARA FONU) (180,2 MİLYAR$) (%8,81)

4) 2.451TON İTALYA (157,1 MİLYAR$) (%7,68)

5) 2.436TON FRANSA (156,1 MİLYAR$) (7,63)

(İLK 5 ÜLKE DÜNYA ALTIN STOĞUNUN %60,18 ORANINA SAHİPTİR.)

6) 1.842TON ÇİN 118,0 MİLYAR$) (%5,77)

7) 1.615TON RUSYA (103,4 MİLYAR$) (%5,06)

8) 1.040TON İSVİÇRE (66,4 MİLYAR$) (%3,25

9)  765TON JAPONYA (48,8 MİLYAR$) (%2,39)

10) 612TON HOLLANDA (39,1 MİLYAR$) (%1,92)

11) 558TON HİNDİSTAN (35,6 MİLYAR$) (%1,74)

12) 505TON AVRUPA MERKEZ BANKASI (ECB) ((32,2 MİLYAR$) (%1,58)

13) 424TON ÇİN CUMHURİYETİ? (27,1 MİLYAR$) (%1,32)

14) 382TON PORTEKİZ (24,4 MİLYAR$) (%1,19)

15) 323TON SUUDİ ARABİSTAN (20,6 MİLYAR$) (%1.01)

16) 314TON TÜRKİYE (20,1 MİLYAR $) (%0,98)

17) 310TON İNGİLTERE (19,8 MİLYAR $)

18) 287TON LÜBNAN (18,3 MİLYAR$)

19) 282TON İSPANYA (18,0 MİLYAR$)

20) 280TON AVUSTURYA (17,9 MİLYAR$)

21) 254TON KAZAKİSTAN (16,2 MİLYAR$)

22) 227TON BELÇİKA (14,5 MİLYAR$)

23) 196TON FİLİPİNLER (12,5 MİLYAR$)

24) 189TON VENEZUELLA (12,1 MİLYAR$)

25) 173TON CEZAYİR (11,0 MİLYAR$)

26) 152TON TAYLAND (9,7 MİLYAR$)

27) 127TON SİNGAPUR (8,1 MİLYAR$)

28) 126TON İSVEÇ (8,0 MİLYAR$)

29) 125TON GÜNEY AFRİKA (7,9 MİLYAR$)

30) 120TON MEKSİKA (7,6 MİLYAR$)

31) 116TON LİBYA (7,4 MİLYAR$)

32) 113TON YUNANİSTAN (7,2 MİLYAR$)

33) 106TON KORE (6,8 MİLYAR$)

34) 105TON ULUSLARARASI ÖDEMELER BANKASI (6,7 MİLYAR$)

35) 104TON ROMANYA (6,6 MİLYAR$)

36) 103TON POLONYA (6,5 MİLYAR$)

37) 90TON IRAK (5,7 MİLYAR$)

38) 80TON AVUSTRALYA (5,1 MİLYAR$)

39) 79TON KUVEYT (5,0 MİLYAR$)

40) 78TON ENDONEZYA (4,9 MİLYAR$)

41) 75 TON MISIR (4,8 MİLYAR$)

42) 67TON BREZİLYA (4,3 MİLYAR$)

43) 66TON DANİMARKA (4,2 MİLYAR$)

44) 64TON PAKİSTAN (4,1 MİLYAR$)

45) 56TON ARJANTİN (3,6 MİLYAR$)

46) 49TON FİNLANDİYA (3,1 MİLYAR$)

47) 43TON BELARUS (2,7 MİLYAR$)

48) 42TON BOLİVYA (2,6 MİLYAR$)

49) 40TON BULGARİSTAN (2,5 MİLYAR$)

(Altının Ons (31,1Gr) Fiyatının 2.000$ olduğunu varsayarsak;

Dünya Altın Rezervleri Toplamı Kaç Milyar $ edecektir?

1Gr Altın=64,30$,

1.000Gr (1Kğ) Altın=64.300$,

1Ton Altın=64.300.000$, 31.916Tonx64.300.000$ =2.052.198.800.000.000$,Yani 2Trilyon 52Milyar$ dır) 

(İlk 5 ülke (ABD-Almanya-IMF-İtalya-Fransa) Dünya Altın Rezervlerinin %60,18 gibi çok yüksek bir oranına sahiptir. Dünya Altın Fiyatlarının tespitinde bu 5 ülkenin önemli bir belirleyici rolünün olduğu tahmin edilmektedir.

YILLAR VE ONS ALTIN FİYATLARI

(Uluslararası piyasalarda 31,1Gr Altın, 1 Ons olarak ifade edilmektedir ve birim fiyatlar 1 Ons Altının $ olarak fiyatını göstermektedir.)

1900-19$

1910-19$ (1914-18 Birinci Dünya Savaşı, Altın Fiyatları hiç değişmedi.)

1920-21$

1930-21$ (1929 Dünya Ekonomik Buhranı, Altın Fiyatları hiç değişmedi.)

1940-34$ (1939-45 İkinci Dünya Savaşı, Altın Fiyatları değişmedi.)

1950-35$ (1945-75 İMF Ülkelerin $’la olan Borçlarını Altın olarak ödetti. Kore Savaşı, S.S.C.B.’nin Çekoslavakya ve Macaristan’ı işgal etmesi de altın fiyatlarına etki etmedi ve altın fiyatları hiç değişmedi.)

1960-35$

1970-36$

1980-615$

1982-376$ (1979-88 İran-Irak savaşı başladı. Altın Fiyatları %39 civarında düştü.)

1990-384$ (Irak, Küveyt’i işgal etti, altın fiyatları hiç değişmedi.)

2000-280$

2001-280$ (İkiz Kuleler Vurulduğunda altın Fiyatları hiç değişmedi.)

2002-310$

2003-364$

2004-410$

2005-445$

2006-635$

2007-731$

2008-883$ (ABD’nin Mortgage Krizinde de Altın Fiyatları değişmedi.)

2009-987$

2010-1.225$

2011-1.572$

2012-1.665$

2013-1.199$ (George Soros, “altın güvenli liman değildir” diye beyanat verince altın fiyatları %28 civarında düştü. Bunun, bir “keriz silkeleme” olduğunu ifade edenler var.)

2014-1.200$

2015-1.061$

2016-1.151$

2017-1.304$

2018-1.283$

2019-1.523$

Nisan 2020-1.660$

(ABD Mart 2020’deki Corona Virüs Olayında 2,2 Trilyon dolar para basmıştır. Bu paranın dünya Altın Rezervleri toplamına eşit olduğu görülmektedir.)

BİR UZMAN GÖRÜŞÜ: Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğan Aydal’ın, TOBB Ekonomik Forum Dergisinin Aralık 2013’deki sayısında 6 sayfalık (S:78-83) bir mülakatı yayınlanmıştır.

Prof. Doğan Aydal’ın söyledikleri (küçük revizyonlar hariç) özetle şöyledir:

*Altın fiyatlarıyla, Dünyada gelişen olayların bağlantısı hem vardır hem de yoktur.

*Altın fiyatlarındaki artışın savaşlarla görünür bir ilgisi yoktur. Aksine savaş zamanlarında altın fiyatları düşmektedir. 1935-1970 yılları arasında gelişen 2nci Dünya Savaşı, Kore Savaşı, SSCB tarafından Çekoslavakya ve Macaristan’ın işgali gibi olaylarda Altının Ons fiyatı 35 $ olarak sabit kalmıştır.

*1945-1971 yılları arasında IMF, üye ülkelerin dolar borçlarını altın olarak da ödeyebileceklerini söylemiştir.

*1971 yılında ABD, Doların basımını altına bağlı olmaktan çıkardı ve hiçbir karşılığı olmadan istediği miktarda dolar basmaya başladı.

*1971-1980 arasındaki 9 yılda altın fiyatları planlı olarak 36$’dan 615$’a yükseltildi. Böylece altın fiyatları 9 yılda dolar olarak 17 kat arttı.

*1979-1988 arasında İran-Irak arasındaki 9 yıl süren savaşta altın fiyatlarının artması beklenirdi. ABD, Almanya ve IMF, savaş süresince silah almak için altın satmak zorunda kalacak olan İran ve Irak’ın ellerindeki altını ucuza kapatmak için 30 Eylül 1980’de 666 dolar olan altının ons başına fiyatını bir ara (28 Şubat 1985’de) 287 dolara kadar düşürmüştür.

*Kuveyt’in Irak tarafından işgali döneminde de altın fiyatları artmadı. 26 Ağustos 1990’da 387 dolar olan değer, 30 Ağustos 1991’de 347 dolara düştü.

*11 Eylül 2001’de New York’taki İkiz Kuleler’in vurulması ve akabinde Ekim 2001’de Afganistan işgalinde de altın fiyatlarında ciddi bir artış olmadı.

*Irak’ın ABD tarafından işgalinde de altın fiyatlarında ciddi bir artış olmadı.      31 Mart 2003’de 335 dolar iken, 31 Mart 2004’de 423 dolara ancak ulaşabildi.

Bu olaylarda da sebepler yine aynıydı. Altın fiyatları yükselirse veya yükseltilirse; İran, Irak, Afganistan ve Kuveyt’in elindeki altınlar değer kazanacağından ellerinden daha az altın çıkacaktı. Dolayısıyla bu tip savaşlarda altın fiyatları artmamalı, mümkünse düşürülmeliydi. Nitekim öyle de oldu (yani fiyatlar düşürüldü).

*SSCB’nin dağılma döneminde; bu ülkenin oligarkları ve Türki Cumhuriyetlerin yöneticileri tarafından yurt dışına bol miktarda altın çıkartıldı. Dışarıya kaçırılan altınların ucuza kapatılması için de altın fiyatları düşürüldü. 30 Ekim 1987’de 468 dolar olan ons altın fiyatı, 30 Mart 2001’de 257 dolara indirildi.

*Gold Survey Dergisinin 2008 yılında yayımladığı raporda, bir ons altın üretiminin yaklaşık maliyetinin 500-600 dolar civarında olduğu ifade edilmektedir. Güney Afrika’daki madenlerde altın çıkarmak için 3500-5000 metre derinliklere inildiği ve derinlere inildikçe üretim veriminin düştüğü, dolayısıyla maliyetlerin de giderek artmakta olduğu da ayrıca işaret edilmektedir.

*Dünyada yıllık altın tüketimi 4000-4500 ton civarındadır. Yıllık altın üretimi ise hiçbir zaman 2500 tonu geçmemiştir. Yıllık altın üretiminin yıllık altın talebini karşılayamadığı görülmektedir. O halde, altını yüksek maliyetle üretip, uzun yıllar boyunca düşük fiyatlarla satmanın farklı bir gerekçesi olmalı değil midir?

*Altın fiyatlarını etkileyen önemli kişilerden biri de George Soros’tur. Onun, panik yaratacak bir tek cümlesi altın fiyatlarının düşmesine yetecektir. South China Morning Post Gazetesinin, Soros’la yaptığı röportajda “Altının güvenli bir liman olmadığı gerekçesiyle insanların ellerindeki altınları sattıkları” beyanı Reuters Ajansında 8 Nisan 2013’de yayınlanmasından sonra, altın fiyatları 29 Mart 2013-28 Haziran 2013 arasındaki üç ay içinde 1.598 dolardan 1.192 dolara düşmüştür. Ayrıca, fiyatlar düşerken küçük yükseliş ve düşüşlerin oluşturulması da oyunun bir parçası gibi gözükmektedir. (Bu görüşler Prof. Doğan Aydal’a aittir. H.S.)

BİZİM YORUMUMUZ:

*1900-1970 yılları arasındaki 70 yıllık oldukça uzun bir sürede altın fiyatlarının 30 dolar seviyesinde sabit kalmasını ekonomik olarak açıklamak mümkün değildir. Üstelik bu dönemde son derece önemli ekonomik, askeri ve siyasi olaylar da yaşanmıştır ve bunların başlıcaları şunlardır:                                                                                                                    

1914-1918 yıllarında Birinci Dünya Savaşı yaşanmıştır.                                      

1929 yılında Dünya Ekonomik Buhranı başladı.                                                   

1939-1945 yıllarında İkinci Dünya Savaşı yaşandı.                                               

1949 yılında NATO (Kuzey Atlantik İttifakı) kuruldu.                                            

1961 yılında ABD ile Küba (SSCB) arasında Domuzlar Körfezi Krizi yaşandı.                                   

1950-1970 yılları arasında Kore Savaşı yaşandı, SSCB tarafından Çekoslavakya ve Macaristan işgal edildi.

*1971-1980 arasında altın fiyatları 36 dolardan 615 dolara çıktı. Böylece 9 yıl gibi kısa bir sürede 17 kat artmış oldu. Fiyatlardaki artış oranı yüksek görünmesine rağmen, (üretim maliyetleri göz önüne alındığında) bu fiyat seviyesinin olması gereken makul seviyenin altında kaldığını düşünüyoruz.                                               

*1982 Yılında, 1980 yılındaki artışla 615 dolara çıktığı halde makul fiyat seviyesinin altında kaldığını düşündüğümüz fiyatlar, yeniden sert bir düşüşle 376 dolara geriledi. Bu fiyat düşüşünün ekonomik gerekçesi olmayınca, biz de komplo teorilerini aramaya başladık. Üretim maliyeti 500-600 dolar civarında olan altının, maliyetinin %25-%38 altında bir fiyatla satılmasını ekonomik olarak izah etmek mümkün değildir.                                                                                                  

*1983-2005 yılları arasındaki 22 yıllık dönemde de fiyatlar 376-445 dolar arasında maliyetinin altındaki seviyelerde seyretti.                                               

*2006-2009 yılları arasında küçük artışlar yaparak 615 dolardan 987 dolar seviyesine yükseldi. Maliyet-satış fiyatı analizinde bu seviyelerin makul olabileceğini düşünmek mümkün gözükebilmektedir.                                                                                         

*2010-2012 yıllarında, önce 1.225 dolara, sonra 1.572 dolara ve daha sonra da 1.665 dolara hızlı bir şekilde yükseldi. Üstelik bu dönemde Altın fiyatlarının hızla artmasını gerektirecek önemli bir sosyal-siyasi-askeri olay da olmamıştır. Dolayısıyla üç yıl gibi kısa bir sürede 987 dolardan 1.665 dolara çıkarak, %68 oranında artışı izah edecek makul bir ekonomik gerekçe bize göre yoktur.

*2013 yılında altın fiyatları 1.665 dolardan, 1.199 dolara sert bir şekilde düştü. 2012 yılındaki %68 artmayı izah edecek makul bir gerekçe olmadığı gibi, bu defa da %28 düşmeyi izah edecek makul bir gerekçe de bulamadık. Beklenmedik bu düşüşte, G. Soros’un “altın güvenli bir liman değildir” beyanatının ne ölçüde etkili olduğu araştırılmaya değer bir konudur?

*2014-2020 arasındaki dönemde de fiyatlar küçük artış ve azalışlarla da olsa artmış ve 2012’deki seviye olan 1.665 dolar seviyesine Mart 2020’de yeniden yükselmiştir.                                                                       

*2012’de 1.665 dolar seviyesine yükselmesinin ekonomik izahını yapmakta zorlandığımız gibi, 2013’deki 1.199 dolara sert düşüşün ekonomik izahını da yapmakta zorlanıyoruz. Benzer şekilde, 2020 de (bugün) yeniden 1.660 dolar seviyesine neden yükseldiğinin de ekonomik izahını yapamıyoruz.

SONUÇ: Bu araştırmanın sonunda, altın fiyatlarının sadece ekonomik gerekçelerle artmadığı gibi, sadece ekonomik gerekçelerle de düşmediği sonucuna varmış bulunmaktayız. Fiyatlardaki artış ve düşüşler; ekonomik faktörlerden ziyade psikolojik faktörler, sosyal olaylar ve algı yönetimi gibi dış faktörlerden önemli derecede etkilenerek oluşmaktadır. Bunun için biz de George Soros’un söylediği gibi; “altın güvenli liman olma vasfını kaybetmiştir” diyoruz. Tasarruflarını altın olarak tutmak isteyenlere dikkatli olmalarını tavsiye ediyoruz. (NOT: BU BİR YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR!)

(9 Nisan 2020-Harun Sorkun)

EK: ONS ALTIN FİYATLARI GRAFİĞİ (Kaynak:https://www.macrotrends.net/)

 

 

0 Yorum

Yorum Yazın

Email adresiniz paylaşılmayacaktır. *

*

Son
karakter.

*