13 Aralık 2019 Cuma
MENÜ
SON YAZILAR
9) HAC RİSALESİ
9) HAC RİSALESİ

9) HAC RİSALESİ

9) HAC RİSALESİ (Âyetler iniş sırasına göredir)

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla.

HAC 25: Şüphesiz inkâr edenlere, Allah’ın yolundan, yerli ve yolcu bütün insanlar için  eşit kılınan Mescid-i Haram’dan, onları alıkoyanlara ve insanları orada zulümle yanlış yola saptırmak isteyenlere can yakıcı bir azap tattırırız.

HAC 26: İbrâhim’e Kâbe’nin yerini gösterip şöyle dediğimiz anı hatırla: ”Bana hiçbir şeyi ortak koşma, tavaf edenler, orada kıyama duranlar, rükû ve secde edenler için evimi temizle!”

HAC 27: ”İnsanlar için haccı ilan et, yaya olarak veya uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler!”

HAC 28: ”Kendileri için orada bulunan faydaları görsünler, belli günlerde kendilerine rızık olarak verdiğimiz hayvanlardan Allah’ın adını anarak kurban kessinler. Bu kurbanlardan kendileri de yesin, yoksullara da yedirsinler.”

HAC 29:” Beden temizliği yapsınlar, adaklarını yerine getirsinler, Kâbe’yi tavaf etsinler.”

BAKARA 125: Biz Kâbe’yi insanlar için toplanıp sevap kazanma yeri ve güvenli bir mekân yaptık ve “Ey insanlar! İbrahim’in makamını namazgâh edinin” dedik. İbrahim ve İsmail’e de “Tavaf edenler, itikafa girenler, rükû ve secde edenler için evimi her türlü şirk unsurlarından ve kirden temizleyin” dedik.

BAKARA 126: İbrahim de şöyle dua etmişti: “Rabbim! Burasını güvenli bir belde kıl. Halkından Allah’a ve âhiret gününe inananları birtakım ürün ve meyvelerle rızıklandır.” Allah buyurdu ki: “Küfredeni bile bir süre rızıklandırır, sonra da onu cehenneme sürüklerim. Ne kötü bir duraktır orası.”

BAKARA 127: İbrahim, İsmail’le birlikte Kâbe’nin temellerini yükseltirken şöyle dua etmişlerdi:“Ey Rabbimiz! Yaptığımız bu hizmeti kabul buyur. Çünkü, her şeyi duyan ve her şeyi bilen elbette Sen’sin.”

BAKARA 128: ”Ey Rabbimiz! Bizi, Sana teslim olmuş kimselerden eyle. Neslimizden de Sana teslim olan Müslüman bir ümmet yetiştir, bize haccımızın ibadetlerimizin usulleri de göster ve tövbelerimizi kabul eyle. Çünkü Sen, tövbeleri çok kabul eden ve merhameti bol olansın.”

BAKARA 158: Şüphesiz Safa ile Merve Allah’ın sembollerindendir. Kim hac veya umre niyetiyle Kâbe’yi ziyaret ederse, o ikisi arasında sa’y etmesinde herhangi bir günah yoktur. Her kim gönüllü olarak bir hayır yaparsa, Allah onun karşılığını bol bol verir.

BAKARA 159: İndirdiğimiz açık delilleri ve kitapta insanlara apaçık gösterdiğimiz doğru yolu gizleyenlere hem Allah, hem de bütün lânet edici varlıklar lânet eder.

BAKARA 189: Sana ayın evrelerini soruyorlar. De ki: “Onlar, hem insanlar ve hem de hac için vakit ölçüleridir.” Bu arada, evlere arka taraflarından girmeniz de ‘iyilik’ değildir. Bilakis ‘iyilik’, takvaya uygun yapılan işlerdir. O halde evlere kapılarından girin ve Allah’a karşı sorumlu davranın ki kurtuluşa eresiniz.

BAKARA 196: Haccı ve umreyi Allah rızası için tamamlayın. Ama engellenecek olursanız kolayınıza gelecek bir kurban gerekir. Kurbanlık kesim yerine varıncaya kadar da başınızı tıraş ederek ihramdan çıkmayın. İçinizden her kim ihramlı iken hastalanır veya başındaki rahatsızlığı sebebiyle başını tıraş etmek zorunda kalırsa işte ona fidye gerekir. Fidye olarak; oruç tutmak veya sadaka vermek veya kurban kesmek gerekir. Güvende olduğunuz zaman hacdan önce umre yapacak olan ve hac günlerine kadar (ihramdan çıkmak) isteyenin kolayına gelen bir kurban kesmesi gerekir. Ama kurbana gücü yetmeyen kimse; hac günlerinde üç gün, evine döndükten sonra da yedi gün olmak üzere tam on gün oruç tutsun. Bütün bunlar Mescid-i Haram çevresinde oturmayanlar içindir. Allah’tan sakının ve bilin ki Allah’ın cezalandırması da çok şiddetlidir.

BAKARA 197: Haccın (başlangıç ve bitiş) zamanı belli aylardadır. O aylarda haccetmeye karar veren, cinsel içerikli söz ve davranışlardan (elbette cinsel ilişkiden de), günah işlemekten ve kavgadan uzak durmalıdır. Her ne hayır yaparsanız, Allah onu bilir. Kendinize yol için azık hazırlayın ancak azığın en hayırlısı takvaya uygun davranmaktır. Ey akıl sahipleri! Bana karşı gelmekten ve azabımdan sakının. (Hac mevsimi: Şevval, Zilkade ve Zilhicce aylarını kapsamakta olup başlangıcı yolculuk süresi içindir. Zilhicce ayının 9.günü Arafat’ta vakfe yapılır, Zilhicce ayının 10, 11, 12 ve 13ncü günlerini kapsayan dört gün, Kurban Bayramı günleridir.)

BAKARA 198: (Hac mevsiminde) Ticaret yaparak Rabbinizden bir lütuf aramanızda size bir günah yoktur. Arafat’tan çağlayıp akarken Meş’ar- Haram’da (Müzdelife’de) size gösterdiği gibi Allah’ı anın. Halbuki daha önce siz, yanlışlık içindeydiniz. (Önceden Mekke’nin yerlileri Müzdelife’de, Kureyş’li olanları yabancılardan üstün görerek onlardan farklı ibadet yapıyorlardı.)

BAKARA 199: (Ey Kureyşliler!  Üstünlük taslayıp ayrı hareket etmeyin.) Siz de diğer insanlarla birlikte (Arafat’tan) dalga dalga yürüyün ve (Hacda farklı davrandığınız için) Allah’tan bağışlanma dileyin. Şüphesiz Allah, bağışlayandır ve merhamet edendir.

BAKARA 200: Hac ibadetini bitirdiğinizde (müşriklerin yaptıkları gibi Mina’da mescit ile dağ arasında durup) atalarının meziyetlerini sayıp döktükleri gibi yapmayın. Aynı gayreti hatta daha fazlasını Allah’a karşı kulluk görevlerinizi yerine getirme hususunda gösterin. İnsanların bir kısmı: “Ey Rabbimiz! Bize vereceğini bu dünyada ver derler.” Bunların âhirette hiçbir nasibi yoktur.

BAKARA 201: İnsanlardan öyleleri de var ki: “Ey Rabbimiz! Bize bu dünyada da iyilik ver, âhirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru” derler.

BAKARA 202: İşte onlar, yaptıklarına karşılık mutlu olacaklardır. Allah hesabı çok çabuk görendir.

BAKARA 203: Eyyâm-ı teşrik olan kurban bayramı günlerinde Mina’da kalarak Allah’a ibadet edin. İbadetinde duyarlı, ihlaslı bir kimsenin acele ederek iki gün içinde Mina’dan ayrılıp Mekke’ye gitmesinde bir günah olmadığı gibi, Mina’da bir gün daha kaldıktan sonra Mekke’ye gitmesinde de bir günah yoktur. Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ve O’nun huzurunda toplanacağınızı unutmayın. (Kurban bayramının ikinci, üçüncü ve dördüncü günlerinde Mina’da şeytan taşlama yapılmaktadır.)

ÂL-İ İMRÂN 96: İnsanlar için inşâ edilen ilk mâbed, şüphesiz ki mübarek ve bütün insanlara hidayet kaynağı olan Mekke’deki Kâbe’dir.

ÂL-İ İMRÂN 97: Buna dair işaretler ve İbrahim’in makamı oradadır. Oraya giren herkes güvende olur. Oraya gitmeye gücü yeten (gitmeye yol bulabilen) herkesin Beytullah’ı haccetmesi Allah’ın insanlar üzerindeki bir hakkıdır. Kim de inkâr ederse, iyi bilsin ki Allah hiçbir şeye muhtaç değildir.

FETİH 25: O inkâr edenler, sizin Mescid-i Haram-ı ziyaretinizi ve kurbanlarınızı oradakesmenizi önleyen kimselerdir. Buna rağmen, Allah onlarla savaşmanıza izin vermedi. Çünkü orada (kendilerini tanımadığınız için) müşrik sanarak ezip geçeceğiniz mümin erkekler ve kadınlar vardı. Siz onların mümin olduklarını bilmeden canlarına kıyacak ve büyük bir hata yapmış olacaktınız. Allah, (Mekke’deki imanlarını gizleyen müminleri korumak için) müşriklerle savaşmanıza izin vermedi. Eğer müminler ile kâfirleri ayırt edebilecek olsaydınız, o kâfirleri sizin elinizle şiddetli bir cezaya çarptırırdık.

FETİH 27: Allah, rasulünün gördüğü rüyayı tasdik etmiştir. Allah’ın izniyle, kiminiz başınızı tıraş etmiş ve kiminiz de saçlarınızı kısaltmış olarak, hiçbir korku duymadan ve güven içinde Mescid-i Haram’a gireceksiniz. Allah sizin bilmediklerinizi bildi ve size yakın bir fetih daha nasip etti. (Bunun, Mekke’nin fethinden önce kazanılacak Hayber’in fethi olduğu ifade edilmektedir.)

FETİH 28: O elçisini, doğru yolu göstermek, hak dini tebliğ etmek ve dini her yönüyle tamama erdirmek için göndermiştir. Buna şahit olarak Allah yeter.

MÂİDE 1: Ey iman edenler! Anlaşmalara uyun ve gereğini yerine getirin. Haram oldukları size bildirilenler dışındaki hayvanlar size helal kılındı. İhramlıyken avlanmanız helal değildir. Allah, hikmetine uygun olarak dilediğini helal ve dilediğini haram kılar. (Haram olan yiyecekler Mâide 3, 4, 5nci âyetlerde belirtilmiştir.)

MÂİDE 2: Ey iman edenler! Allah’ın sembollerine, haram aylara, gerdanları süslenmiş kurbanlıklara ve Rablerinin ihsan ve rızasını isteyerek Beytu’l-Haram’a koşan insanlara saygısızlık etmeyin. İhramdan çıkınca avlanabilirsiniz. Sizi Mescid-i Haram’ı ziyaret etmekten alıkoydukları için bir kavme duyduğunuz öfke, onlara karşı saldırganlık yapmanıza yol açmasın. İyilik ve takvada birbirinizle dayanışma içinde olun, günahkârlık ve saldırganlıkta ise birbirinize destek olmayın. Allah’ın emir ve yasaklarına karşı sorumlu ve duyarlı davranın. Bilin ki Allah’ın azabı çok şiddetlidir.

MÂİDE 95: Ey iman edenler! İhramlı iken av hayvanlarını öldürmeyin. Sizden kim ihramlı iken av hayvanını kasten öldürürse bunun cezası olarak; âdil iki kişinin seçip kararlaştıracağı denk bir hayvanı kurban olarak kesecek veya keffaret olarak fakirleri doyuracak veya ona denk gelecek şekilde oruç tutacaktır. Böylece işlediği şuçun cezasını tatmış olsun. Allah daha önce yaptıklarınızı affetti, fakat kim yeniden işlerse, Allah ona yaptığının bedelini ödetir. Zira Allah çok güçlüdür ve günah işleyenleri şiddetle cezalandırır.

MÂİDE 96 : İhramlı iken suda yaşayan hayvanları avlamanız veya yemeniz helaldir. Böylece ihramlı olan yerli yabancı herkes bu yiyeceklerden istifade edebilir. Ancak ihramlı olduğunuz müddetçe kara hayvanlarını avlamanız haramdır. Hesap vermek üzere Allah’ın huzurunda toplanacağınızı unutmayın ve O’nun emirlerine titizlikle uyun.

MÂİDE 97: Allah, Kâbe’yi, o Beyti’l-Haram’ı bütün insanlık için bir sembol kıldı. Aynı şekilde kutsal ayı (hac ayını), gerdanlıklı ve gerdanlıksız kurbanlıkları da. Bütün bunlar, göklerde ve yerde ne varsa hepsini Allah’ın bildiğini anlamanız içindir. Evet hiç şüphesiz Allah, her şeyi en iyi bilendir.

TEVBE 3: Bu Allah ve O’nun elçisinden Hacc-ı Ekber günü insanlara yapılmış bir duyurudur:“Artık Allah’ın ve O’nun elçisinin müşriklerle hiçbir ilişkisi kalmamıştır!” Eğer tövbe ederseniz, bu sizin için daha hayırlıdır; fakat (bu davetten) yüz çevirirseniz bilin ki siz Allah’ı âciz bırakacak değilsiniz, küfürde direnenlere acı bir azabı müjdele

0 Yorum

Yorum Yazın

Email adresiniz paylaşılmayacaktır. *

*

Son
karakter.

*