26 Eylül 2020 Cumartesi
MENÜ
SON YAZILAR

DÜHÂN SÛRESİ

44/64 DUHÂN SÛRESİ

(Sûre, “duman” anlamına gelen adını 10ncu âyetindeki “duhân” kelimesinden almaktadır. Mushaf’da 44ncü ve inişte ise 64ncü sıradadır. Mekke döneminde inmiş olup, 59 âyetten müteşekkildir.)

 

Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla.

1.Hâ-Mîm.

2.Hakkı ve hakikatı açıklayan, apaçık (mübin) bu Kitab’a andolsun. (5.15*12.1*15.1*26.2*27.1*28.2*36.69*43.2*44.2)

3.Biz onu mübarek bir gecede (Kadir Gecesinde) indirmeye başladık, onunla insanları uyarmaktayız. (97.1-5)

4.O gece, her hikmetli iş batıldan ayrılarak karara bağlanır.

5.Rabbinin bir rahmeti olarak, Rasulleri Biz göndermekteyiz.

6.Şüphesiz O, her şeyi işitmekte ve bilmektedir. (21.107)

7.Eğer gerçekten inanıyorsanız bilin ki O; göklerin, yerin ve bunlar arasındaki her şeyin Rabbidir. (37.5)

8.O’ndan başka ilah yoktur, yaşatan da öldüren de O’dur. Sizin Rabbiniz de, sizden önceki atalarınızın Rabbi de O’dur. (2.28,258*3.156*7.158*9.116*10.56*23.80*40.68*57.2*26.26*37.125-126)

9.Fakat onlar (müşrikler) şüphe içinde oyalanıp duruyorlar.

10.(Rasulüm!) Sen, gökyüzünü yoğun bir dumanın (duhan’ın) kaplayacağı günü bekle. (44.16)

11.Bu duman insanları saracak ve onlara can yakıcı bir azap olacaktır.

12.Onlar: “Rabbimiz! Bu azabı üzerimizden kaldır, biz artık iman edeceğiz” diyecekler. (10.22)

13.Onlar nerede, öğüt almak nerede? Halbuki onlara gerçekleri açıkça ortaya koyan bir Rasul de gelmişti!

14.Ama onlar o Rasul’den yüz çevirdiler ve “Bu, kendisine bazı şeyler öğretilmiş birisi, bir deli!” dediler. (25.4-5*15.6)

15.Biz o azabı sizden kısa bir süre için kaldıracak olsak, siz hemen eski halinize (inkâra) dönersiniz!

16.Amansız bir hamleyle yakaladığımız gün, onlara hak ettikleri cezayı mutlaka vereceğiz. 

17.Onlardan önce de Firavun’un kavmini imtihan ettik ve onlara değerli bir Rasul gelmişti. (7.103)

18.Onlara şöyle demişti: “Ben size gönderilen güvenilir bir Rasul’üm. Allah’ın (esir tuttuğunuz) kullarını benimle gönderin!” (20.47*26.16-17,107,125,143,162,178)

19. “Sakın Allah’a karşı gelmeyin, çünkü size apaçık mucizelerle (delillerle) geldim!” (4.172-173*40.60)

20.”Beni taşa tutmanıza karşılık benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a sığındım!” (11.91*18.20*19.46*36.18*40.27)

21.”Eğer bana inanmazsanız, hiç olmazsa yolumdan çekilin!” dedi.

22.Sonuç alamayınca da; “Bunlar günâha batmış bir topluluk!” diye durumu Rabbine arz etti.

23.Allah da ona, “Sen kullarımı geceleyin yola çıkart ama takip edileceğinizi de bil!” (20.77)

24.”Denizde size açılan yolu olduğu gibi bırak, zira onlar boğulmaya mahkûm bir ordudur” buyurdu. (26.63-66)

25.Onlar geride nice bahçeler, nice pınarlar bıraktılar.

26.Nice ekinler, görkemli konaklar,

27.Zevk-ü sefa sürdükleri nice nimetleri bırakıp gittiler.

28.Böylece oralara başka bir kavmi (İsrailoğulları’nı) mirasçı kıldık.  

(7.137*26.57-59*28.5-6)

29.Onlar için ne gök ağladı, ne de yer. Onlara aman da (fırsat da)  verilmedi. (17.44)

30-31.Böylece İsrailoğulları’nı aşağılayıcı bir azaptan, Firavun’un işkencesinden kurtarmış olduk. Çünkü o, üstünlük taslayan ve haddi aşan biriydi. (10.83)

32.Andolsun Biz onları (İsrailoğulları’nı) bilerek o zamanki toplumlara üstün kıldık. (2.47,122*3.139*44.32*45.16) 

33.Onlara (İsrailoğulları'na), kendileri için apaçık imtihan bulunan mucizeler (âyetler)  verdik. (17.101)

34-36.Onlar (müşrikler) şöyle diyorlar: “Bu iş bizim ölüp-gitmemizden ibarettir. Biz yeniden diriltilecek değiliz. Eğer doğru söylüyorsanız ölmüş olan babalarımızı geri getirin (de görelim)!” (45.25)

37.Bunlar mı güçlü, yoksa Tübba halkı mı, yahut onlardan öncekiler mi güçlü? Günaha daldıkları için onların tamamını helâk ettik. (50.12-14) 

(NOT: Bizans krallarına “Kayser”, İran krallarına “Kisra”, Mısır krallarına “Firavun”, denildiği gibi Yemen krallarına da “Tübba” ünvanı/lakabı verilmekteydi. Tübba kavmi, Sebe kavminin bir boyu idi. M.Ö.115-M.S.300 yıllarında Sebe ülkesinde hükümran olmuşlardır.)

38-39.Gökleri, yeri ve bunların arasındakileri boşuna (oyun için) yaratmadık. Bunları hakikat ve hikmetle yarattık fakat onların çoğu bunu bilmiyor. (21.16*6.73)

40.Unutmayın ki, hepsinin buluşma zamanı (doğru ile yanlışın) birbirinden ayrıldığı gündür (Hesap Günü’dür). (56.50*78.17)

41-42.O Gün, hiçbir dostun dostuna faydası dokunmaz, hiç kimse başkasından yardım da göremez. Ancak, Allah’ın rahmetine mazhar olanlar müstesna. Muhakak ki Allah güçlüdür ve çok merhametlidir.

43-46.Günâhkarların yemeği/yiyeceği olan zakkum ağacı var ya. O, erimiş maden gibidir ve kaynar suyun kaynaması gibi karınlarda kaynayacaktır. (17.60)

47-48.Zebanilere: “Şunları tutun ve cehennemin ortasına atın. Sonra da başlarından aşağıya kaynar suyu dökerek cezalandırın!” denir. (6.70*22.19)

49-50.(Onlara) “Şimdi tat bu azabı, hani sen üstün ve değerli biriydin ya! İşte bu, dünyadayken inkâr ettiğiniz cezadır!” denir.

51-53.Allah’a karşı gelmekten sakınanlar (müttakiler) ise, güvenli bir yerdedirler. Cennet bahçelerinde ve pınarların başlarında. İpekten giysiler ve atlastan koltuklara oturup karşılıklı sohbet edecekler. (15.45-46*18.31)

54-57.İşte böyle. Biz onları güzel gözlü saf ve temiz eşlerle evlendireceğiz. Onlar orada güven içindedirler ve canlarının çektiği her meyveyi isteyebilirler. Orada ilk ölümden başka ölüm tatmayacaklar. Rableri onları yakıcı cehennem azabından da korumuştur. Bunların hepsi de Rabbinin onlara bir lütfudur. En büyük kurtuluş da işte budur!

(4.13*5.119*7.43*9.72,100,111*10.61*19.39*52.20*55.72*56.22)

58.(Rasulüm!) Biz düşünüp öğüt alsınlar diye Kur’an’ı senin lisanınla kolaylaştırdık. (19.97)

59.Sen onların başlarına gelecekleri bekle! Çünkü onlar da senin helâkını beklemekteler. (11.93)

 

 

 

0 Yorum

Yorum Yazın

Email adresiniz paylaşılmayacaktır. *

*

Son
karakter.

*