22 Nisan 2024 Pazartesi
MENÜ
SON YAZILAR

12) SECAVEND TEFSİRİ Âyetleri anlamada Secavend’in olumsuz rolüne bir örnek: Al-i İmran:7) 

ÂL-İ İMRÂN 7nci ÂYET MEALİNE FARKLI BİR YORUM:

E’ûzu bi’llâhi min’eş-şeytâni’r-racîm/kovulmuş şeytandan Allah’ sığınırım. Bismillahirrahmanirrahim/Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla.

7.Bu Kitab’ı/Kur’an’ı sana indiren O’dur. Onun bir kısmı muhkem (açıkça anlaşılan) âyetlerdir ki bunlar Kitab’ın anasını/esasını teşkil ederler. Diğerleri müteşabih/benzeşen (çok anlamlı, yoruma açık) âyetlerdir. Kalplerinde zeyğun/eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve kendi arzularına göre te’vil etmek/yorumlamak için müteşabih âyetlere yönelirler. Ve mâ ya’lemü te’vîlehû illallah ver râsihûne fil ılmi/onun te’vilini/yorumunu, Allah ve ilimde derinleşmiş olanlardan başkası bilemez. (Onlar): Biz buna iman ettik hepsi Rabbimiz katındandır! derler. İllâ ulûl elbâb/aklı selim sahiplerinden başkası (bunu) düşünemez.

(Bana göre, âyetin doğru meali böyle olmalıdır ve bunun delilleri olan âyetler aşağıda bilginize sunulmaktadır. H.S.)

(NOT: Âl-i İmr’an 7nci âyetine (verilen hatalı mealler şöyledir): Bu Kitab’ı/Kur’an’ı sana indiren O’dur. Onun bir kısmı muhkem (açıkça anlaşılan) âyetlerdir ki bunlar Kitab’ın anasını/esasını teşkil ederler. Diğerleri müteşabih/benzeşen (çok anlamlı, yoruma açık) âyetlerdir. Kalplerinde zeyğun/eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve kendi arzularına göre te’vil etmek/yorumlamak için müteşabih âyetlere yönelirler. Ve mâ ya’lemü te’vîlehû illallah (nokta). Onun te’vilini/yorumunu yalnız Allah bilir (nokta). Ver râsihûne fil ılmi/Ve ilimde derinleşmiş olanlar, biz buna iman ettik hepsi Rabbimiz katındandır! derler. İllâ ulûl elbâb/aklı selim sahiplerinden başkası (bunu) düşünemez.

Âyete bu şekilde (hatalı) meal veren ilahiyatçılar çoğunluktadır, buna göre: Müteşabih âyetlerin te’vilini/yorumunu ancak/yalnız Allah bilir demek, Allah’tan başka hiç kimse bilemez demektir. Yani; Rasûller ve râsihûne fil ılmi/ilimde derinleşmiş olanlar da bilemez, ulûl elbâb/aklı selim sahiplerinden başkası (bunu) düşünemez. Basit bir soru: Allah’tan başka hiç kimsenin te’vilini/yorumunu bilemeyeceği âyetleri Allah (hâşâ) boşuna mı indirmiştir? Üstelik böyle meal verenler; müteşabih âyetlerin Kur’an’da muhkem âyetlerden daha fazla olduğunu beyan etmektedirler. Buna göre Kur’an’nın yarıdan fazlası anlaşılamaz demektir. Tevilini/yorumunu hiç kimsenin (Rasûller de dahil) bilmediği müteşabih âyetlerden mü’minlerin sorumlu tutulmaları ise; Allah’ın adaletine uygun olmaz. Buna göre müteşabih âyetlerin indirilmesinin bir gayesi olabilir mi? Bu nedenle, böyle yapılan mealler hatalıdır diyorum.

Âyetin doğru meali ilk başta verildiği üzere: Onun te’vilini/yorumunu Allah ver râsihûne fil ılmi/Allah ve ilimde derinleşmiş olanlardan başkası bilemez! Yani; Onun te’vilini/yorumunu Allah ve ilimde derinleşmiş olanlar bilir! şeklinde verilen mealdir. Ayrıca, fitne çıkarmak ve kendi arzularına göre te’vil etmek/yorumlamak için müteşabih âyetlere yönelenler, kalplerinde zeyğun/eğrilik olanlardan başkası değildir. Zaten onlardan başka ne beklenir ki?  

GÖRÜŞÜMÜZE DELİL OLAN ÂYETLERDEN BAZILARI:

A)Âyetlerin te’vilini/yorumunu sadece Allah’ın yapmadığını, (Allah’ın dilemesiyle) bazı insanların da te’vil/yorum yaptığını gösteren âyetlerden bazıları şunlardır:

*Yûsuf 12.6: İşte böylece Rabbin seni seçecek, sana rüyaların te’vîlini/yorumunu öğretecek…

*Yûsuf 12.21: Onu satın alan Mısır’lı adam: Ona iyi bak belki işimize yarayabilir, belki de onu evlat ediniriz! dedi. Böylece min te’vîlil ehâdîs/olayları yorumlamayı öğretmek için Yûsuf’u o ülkede iyi bir yere yerleştirdik…

*Yûsuf 12.36:..Bize rüyamızı bi te’vîlih/yorumla! Çünkü biz senin iyilik edenlerden olduğunu görüyoruz! dediler.

*Yûsuf 12.37 Yûsuf: Yiyeceğiniz yemek daha önünüze gelmeden ben rüyanızın bi te’vîlihi/yorumunu size haber vereceğim. Bu Rabbimin bana öğrettiklerindendir… 

*Benzer âyetler: Yûsuf 12.45,100,101 

*Kehf 18.78…Ama dayanamayıp sorduğun şeylerin bi te’vîlini/yorumunu sana açıklayacağım! dedi.

*Kehf 18.82…İşte senin sabredemediğin şeylerin te’vîlü/yorumu budur! dedi.

B)Kur’an’ın (bütün âyetlerinin) apaçık ve anlaşılır olduğunu gösteren âyetlerden bazıları şunlardır:

*Şuara 26.1-2 Tâ! Sîn! Mîm! Bunlar, apaçık ve açıklayıcı olan Kitab’ın/ Kur’an’ın âyetleridir. (Kur’an apaçıktır!)

*Kasas 28.2 Bunlar, apaçık Kitab’ın âyetleridir. (Kur’an apaçıktır!)

*Zümer 39.23 Allah sözlerin en güzelini, müteşabih/benzeşen ve mesâni/ikişerli âyetlerden oluşan bir Kitap olarak indirmiştir… (Sözlerin en güzeli müteşabih ve mesâni âyetler olarak indirilmiştir.)

*Kamer 54.17,22,32,40: Andolsun düşünüp öğüt almanız için Biz Kur’an’ı kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mu? (Kur’an kolaylaştırılmıştır.)

C)Meal ve tefsir yapan ilahiyatçıları hataya düşüren sebeplerden birisi de SECAVEND İŞARETLERİNE bağlı/sadık kalmalarıdır.                                                                                                                                                      SECAVENDİ KİMDİR: Ebu Abdullah Muhammed b. Tayfur es-Secavendi el Gaznevi. Afganistan’ın Gazne şehri, Secavend köyünde doğmuştur, hicretten 560 yıl sonra vefat etmiştir.                                                                        SECAVEND NEDİR: Kur’an’ın doğru okunabilmesi için, orijinal metinde olmadığı halde sonradan ilave edilen; vakfe/durak ve geçiş yerlerini gösteren işaretleri Mushaf’a uyarlayan kişinin adına atfen Secavend işaretleri denilmiştir. Bunun gayesi, Kur’an okuyanın nefesini manaya göre ayarlamasını sağlamak, dur-geç noktalarını doğru göstermekti. Bu noktalamalar/işaretler harflerle kodlandı. Secavendi’ye ait olan kod harfleri şunlardır: Kıf-Tı-Mim-Cim-Sâd-Kaf-Lâm Elif-Ze-Ayn-İkiz üç nokta. Fakat bu işaretlerin bazen isabetsiz/hatalı bir yere konulduğu görülmektedir. Secavend işaretleri Hicri 550 yıllarında Mushafa uyarlanmıştır. Secavendlere uyulması kesin/mutlak şart değildir, zira Secavend işaretleri vahiy değildir!

D)Âyetlere meal ve tefsir vermeye çalışanlar, o âyetlerle ilgili Kur’an âyetlerinin hepsini/tamamını dikkate alarak meal ve tefsiri özenle yapmalıdırlar. Aksi takdirde, sadece ilgili olan âyeti dikkate alarak yapılan meal ve tefsirlerin hatalı sonuç vereceğini bilmek gerekir. Doğrusunu Allah bilir! H.S.)

(Harun Sorkun: Ağustos 2023)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

X