13 Aralık 2019 Cuma
MENÜ
SON YAZILAR
 MÜCÂDİLE  SÛRESİ
 MÜCÂDİLE  SÛRESİ

MÜCÂDİLE SÛRESİ

58/104 MÜCÂDİLE SÛRESİ

 

(Adını ilk âyette geçen “mücadele” kelimesinden almıştır. Mushafta 58nci ve inişte 104ncü sırada olup, 22 âyettir.)

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla.

1.Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve (işini) Allah’a havale eden kadının sözünü işitmiştir. Allah sizin karşılıklı konuşmanızı işitmektedir. Çünkü Allah her şeyi işiten ve görendir.

2.İçinizden karılarına zıhar yapanların (karısına, “sen bana anamın sırtı gibisin” diyerek onunla cinsel ilişkiyi haram sayanların) karıları, asla onların anaları değildir. Onların anaları sadece kendilerini doğuran kadınlardır. Gerçek şu ki, onlar çirkin ve yalan bir söz söylüyorlar. Bununla beraber Allah affedicidir, bağışlayıcıdır.

3.Karılarından zıhar ile uzak durmak isteyip sonra dediklerinden dönenlerin, onlarla cinsel ilişkide bulunmadan önce bir köle azat etmeleri gerekir. Size öğütlenen işte budur. Allah yapıp ettiklerinizden haberdardır.

4.Buna imkan bulamayan kişi, karısıyla cinsel ilişkide bulunmadan önce peş peşe iki ay oruç tutar. Buna da gücü yetmeyen altmış fakiri doyurur. Bu, Allah’a ve resulüne imanınızı göstermeniz içindir. İşte bunlar Allah’ın hükümleridir. Kafirler için elem verici bir azap vardır!

5.Allah’a ve resulüne karşı gelenler, daha öncekilerin aşağılandıkları gibi aşağılanacaklardır. Halbuki biz apaçık âyetler indirmiştik. Kafirler için küçük düşürücü bir azap vardır.

6.Allah, onların hepsini dirilttiği gün, yaptıkları her şeyi onlara haber verecek, onlar unutsalar bile Allah yaptıklarını bir bir sayıp dökecektir, zira Allah her şeye şahittir.

7.Ey insanoğlu! Allah’ın göklerde ve yerde olan her şeyi bildiğini görmüyor musun? Aralarında gizli gizli konuşan üç kişi yoktur ki  dördüncüleri  O olmasın, veya beş kişi yoktur ki altıncıları O olmasın. İster daha az, ister daha çok olsunlar ve nerede bulunurlarsa bulunsunlar, mutlaka Allah onlarla beraberdir. En sonunda yaptıkları her şeyi kıyamet gününde onlara haber verecektir, şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla bilendir.

8.Gizli konuşmaktan men edildikleri halde hala bundan geri durmayarak günah, düşmanlık ve resule isyan hususunda gizlice toplananları görmedin mi? Senin yanına geldikleri zaman, Allah’ın hoşlanmayacağı bir şekilde (alaycı ve incitici bir ifadeyle) seni selâmlıyorlar ve içlerinden de “Allah bu söylediklerimiz yüzünden bize azap etse ya!” diyorlar. Cehennemin dibine boylayacaklar! O onlara yeter, ne berbat bir akıbet!

9.Ey iman edenler! Sizler gizli toplantılar yaptığınız zaman böyle günah, düşmanlık ve resule isyan için toplanmayın, iyilik ve takva için toplanın. Huzurunda toplanacağınız Allah’tan sakının!

10.İnananları üzmek için gizli toplantılar yapmak şeytanın işidir. Halbuki Allah’ın izni olmadan (bu gizli toplantıları yapanların) inananlara hiçbir zararı dokunamaz, inananlar yalnız Allah’a dayanıp güvensinler.

11.Ey iman edenler! Size, “Meclislerde yer açın” denildiğinde yer açın ki Allah da (rahmetiyle) size yer açsın. Size “Kalkın!” denildiği zaman da kalkın ki Allah, sizden tam iman edenlerin ve bilgi ile donatılmış olanların derecelerini yükseltsin. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.

12.Ey iman edenler! Resul ile özel olarak konuşmak istediğinizde (Resul’ün zamanını gereksiz yere işgal etmeye mani olmak gibi nedenlerle olsa gerek) bu görüşme öncesinde (fakirlere) bir sadaka verin. Bu sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Eğer buna gücünüz yetmezse, bilin ki Allah çok affedici ve merhamet sahibidir.

13.Yoksa özel konuşma yapmadan önce sadaka vermek zorunuza mı gitti? Çünkü sadaka vermeyi yerine getirmediniz, Allah da sizin tövbenizi kabul etti.  Artık namazı kılın, zekâtı verin, Allah’a ve resulüne itaat edin. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

14.Allah’ın gazabına uğrayan bir topluluğu dost ve müttefik edinenleri gördün mü? Onlar ne sizdendir ne de onlardandır, bir de gerçeği bile bile yalan yere yemin ederler.

15.Allah, onlara şiddetli bir azab hazırlamıştır, çünkü onlar çok kötü bir iş yapıyorlar.

16.Onlar yeminlerini (inkârlarına) siper edindiler, böylece Allah yolundan saptılar ve saptırdılar. Bu nedenle onlar alçaltıcı bir azaba uğrayacaklar.

17.Malları da çocukları da Allah’ın azabına karşı onları asla koruyamayacaktır, onlar ateş ehlidirler ve orada ebedi kalacaklardır.

18.Onların hepsini Allah’ın yeniden dirilteceği gün, onlar dünyada size yemin ettikleri gibi O’na da yemin edecekler. Kendilerinin bir şey üzerinde olduklarını sanırlar. İyi bilin ki onlar gerçekten yalancıdırlar.

19.Şeytan onların üzerinde egemenlik kurmuş ve onlara Allah’ı anmayı unutturmuştur. İşte onlar şeytanın yandaşlarıdır. İyi bilin ki şeytanın yandaşları hep hüsrana uğrayacaktır.

20.Allah’a ve resulüne karşı gelenler, işte onlar en alçaklar zümresinde  olup zillet içinde kalmaya mahkumdurlar.

21.Allah, “Ben ve resulüm kesinlikle üstün geleceğiz” diye yazmıştır. Çünkü Allah sonsuz kuvvet ve karşı konulmaz kudret sahibidir.

22.Allah’a ve ahiret gününe iman eden bir toplumun, Allah’a ve resulüne karşı çıkanlara sevgi beslediklerini göremezsin. İsterse onlar kendilerinin babaları, oğulları, kardeşleri veya akrabaları olsun. İşte onlar, (Allah’ın) kalplerine imanı nakşettiği (sevdirdiği) ve katından manevî bir güç (ilham) ile desteklediği kimselerdir. Sonra da onları ebedi olarak kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah’tan hoşnut olmuşlardır. İşte gerçek Allah taraftarları bunlardır. İyi bilin ki, Allah’ın tarafında olanlar kurtuluşa erenlerin tâ kendileridir.

www.kuranyolcularınaselamlar.com

0 Yorum

Yorum Yazın

Email adresiniz paylaşılmayacaktır. *

*

Son
karakter.

*