9 Aralık 2019 Pazartesi
MENÜ
SON YAZILAR

HİCR SÛRESİ

15/54 HİCİR SÛRESİ 

(Sûre adını 80. âyette geçen ve Semûd kavminin yaşadığı sarp kayalıklarla çevrili bir bölgenin adı olan “Hicr” kelimesinden almıştır. Hicr, Arap yarımadasının kuzey-batısında ve Medine-Tebûk yolunun üzerindeki bir bölgenin adıdır. Sûre Mekke döneminde inmiş olup 99 âyettir.)

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla.

1.Elif-Lâm-Râ! Bunlar ilahî vahyin ve hakikatleri açıklayan Kur’an’ın âyetleridir. 

2.Kâfirler, gün gelecek ve “keşke biz de müslüman olsaydık” diye hayıflanacaklar. 

3.Onları kendi hallerine bırak, yiyip-içsinler hayatın tadını çıkarsınlar, boş ümitleri kendilerini aldatıp-oyalasın, yakında başlarına gelecekleri görecekler.

4.Biz hiçbir kavmi ilahî bir vahye muhatap kılmadıkça (Rasul göndermedikçe) helâk etmedik. 

5.(Zaten) hiçbir toplum, kendisi için belirlenen sürenin bitimini öne alamayacağı gibi erteleyemez de. 

6.(Müşrikler alay ederek) dediler ki: “Ey kendisine vahiy indirilen adam, (cinlerden bilgi alıyorsun ve) kesinlikle delisin!”

7.”Söylediğin doğruysa bize melekleri getirsene?” 

8.Halbuki Biz melekleri ancak bir hak (ve hikmet) gereği indiririz, o zaman da onlara mühlet verilmez (gereği yapılır). 

9.O Zikri (Kitab’ı), kaynağından (cinlerden koruyarak) Biz indirdik. Tebliğ eden Rasulü de (insanlardan) Biz koruyacağız. 

10.Andolsun ki senden önce gelip-geçmiş topluluklara da Rasuller gönderdik. 

11.Onlar kendilerine gelen Rasulü (elçiyi) mutlaka alaya alırlardı. 

12.Biz, işte bu alaycıların kalplerine Zikri sokarız (Zikrin doğru olduğuna içten inanırlar).

13.Fakat, öncekilerin başına gelenler ortadayken yine de inkârda ısrar ediyorlar. 

14.Eğer, üzerlerine gökten (arşa uzanan) bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalardı,

15.Yine de: “Herhalde gözlerimiz perdelendi, bize mutlaka büyü yapıldı” derlerdi. 

16.Biz, gökte burçlar (yıldız kümeleri) oluşturduk ve onları (ibret nazarıyla) bakanlar için süsledik.

17.Biz onları, kovulmuş şeytanların hepsinden (şeytanî güçlerden) koruduk.

18.Ancak dinleme hırsızlığına yeltenen olursa, parlak bir ateş demeti onun peşine takılıp-kovalar.

19.Yeryüzünü yayıp döşedik, üzerine sarsılmaz dağlar yerleştirdik ve orada ölçülü (biçimde) her şeyi bitirdik.

20.Orada hem sizin için ve hem de rızkı size bağlı olmayan canlılar için geçim kaynakları sağladık. 

21.Her şeyin hazinesi (kaynağı) Bizim katımızdadır, ancak Biz onu belirli bir ölçüye (kadere) göre indiririz. 

22.Bulutları aşılayıp yağmurla yüklemek üzere bulutları göndeririz. Böylece gökten yağmur indirir ve onunla su ihtiyacınızı karşılarız. Onu (gökte) depolayan da siz değilsiniz.

23.Hayat veren de, öldüren de Biziz ve her şeye Biz mirasçı olacağız. 

24.Doğrusu Biz, sizin içinizden yapması gerekenleri yapmış olanları da, yapmayıp erteleyenleri de biliriz.

25.Senin Rabbin, Mahşer Günü onların hepsini huzurunda toplayacaktır. O, her hükmünde tam isabet kaydeden ve her şeyi hakkıyla bilendir. 

26.Biz insanı; kurumuş, yıllanıp şekillenmiş kara balçıktan yarattık.

27.Cinleri de, çok zehirli ateşten daha önceden yaratmıştık.

28.Rabbin meleklere şöyle demişti: “Ben; kurumuş, yıllanıp şekillenmiş kara balçıktan bir beşer (insan) yaratacağım.”

29.”Tamamlayıp içine ruhumdan üflediğimde ona secde edin!”

30.Bütün melekler hep birlikte secde ettiler.

31.İblis hariç. O, secde edenlere katılmamakta direndi.

32.Allah buyurdu ki: “Ey İblis! Sana ne oldu da secde edenlere katılmadın?”

33.İblis: “Ben; kurumuş, yıllanıp şekillenmiş kara balçıktan yarattığın bir beşere (insana) secde edemem.”

34. Allah buyurdu ki: ”Öyleyse çık oradan! Çünkü sen artık kovulmuş birisin.”

35. ”Hesap Gününe kadar lanetlisin (dışlanacaksın).”

36.(İblis) “Rabbim! İnsanların tekrar dirilecekleri güne kadar bana süre ver.”

37.Buyurdu ki “Sen kendisine süre verilenlerdensin.”

38. ”(Sadece tarafımdan) Bilinen Gün (Kıyamet) gelinceye kadar!”

39.İblis: “Rabbim! Beni insanlar yüzünden azdırmana karşılık, ben de onlara dünyadaki günahları cazip göstereceğim ve hepsini azdırıp yoldan çıkaracağım.”

40. “Ancak Sana ihlâsla bağlanan (muhlis) kulların hariç! Onları baştan çıkarmam mümkün değil” dedi. 

41.Allah buyurdu: “Bana ulaştıran dosdoğru yol işte budur.”

42.”Sana uyup azgınlaşanlar dışında, Ben’im (müttaki) kullarım üzerinde senin zorlayıcı bir gücün yoktur.” 

43.Cehennem, o azgınların hepsinin buluşacağı yerdir. 

44.Cehennemin yedi kapısı vardır. Her kapıdan (günahlarına göre) onların bir bölüğü girer. (Bunlar: Cehennem, Lezâ, Hutama, Saîr, Sakar, Cahîm ve Hâviye)

45.Müttakiler ise; cennet bahçelerinde ve pınar başlarındadır. 

46.Onlara “Esenlik ve güvenlik içinde oraya girin” denir. 

47.Onların içlerindeki kötü duyguları söküp atmışızdır. Karşılıklı sedirler üzerinde dost ve kardeş olarak otururlar.

48.Onlar orada yorgunluk nedir bilmezler ve oradan hiç çıkarılmayacaklardır. 

49.(Rasulüm!) Kullarıma, Ben’im çok bağışlayıcı ve çok merhamet edici olduğumu bildir. (Benzer ifadeler 49 âyette geçmektedir.)

50.Bununla birlikte, azabımın da çok acıklı bir azap olduğunu bildir. 

51.Sen o müşriklere İbrahim’in misafirleriyle ilgili kıssasını da anlat. 

52.Bir gün İbrahim’in yanına girip “Sana selam olsun (esenlik ve güvenlik dileriz)” demişlerdi. O da: “Doğrusu biz sizden korkuyoruz” demişti. 

53.Onlar “Sakın korkma, sana bilgin bir oğlun olacağını müjdelemeye geldik” dediler. 

54.İbrahim, “Benim gibi ihtiyarlık gelip-çatmış bir adama mı böyle bir müjde veriyorsunuz? Bu müjdeyi neye dayanarak veriyorsunuz?” dedi. 

55.”Biz sana bu müjdeyi gerçeğe dayanarak veriyoruz, sakın ümitsizliğe düşenlerden olma” dediler. 

56.İbrahim de: “Azıp-sapmış olanlardan başka kim Rabbinin rahmetinden ümit kesebilir” dedi. 

57.İbrahim (onların melek olduğunu anlayınca): “Ey elçiler! Göreviniz nedir, niçin gönderildiniz?” diye sordu.

58.Onlar: “Aslında biz günaha batmış kâfir bir toplumu helâk etmek için gönderildik” dediler. 

59.”Yalnız Lût’un ailesi bu helâkın dışındadır, ailesinin bütün fertlerini kurtaracağız.” (

60.(Allah’ın) “Biz onun geride kalanların arasında olmasını takdir ettik” dediği Lût’un karısı hariç. 

61.Derken, elçiler Lût’un evine geldiler. 

62.Lût onlara: “Siz (buralarda) tanınmayan kimselersiniz” dedi. 

63.Elçiler şöyle dediler: “Evet öyle. Fakat biz sana, halkının şüphe etmekte olduğu şeyi  getirdik.”

64.”Biz sana o azabın gerçekleşeceğinin haberini getirdik ve elbette biz doğru söyleyenlerdeniz.”

65.”Sen geceleyin aile fertlerinle birlikte yola çık ve içinizden hiç kimse arkasına bakmasın, geriye kalmasın. Size emredilen yere doğru gidin.” 

66.Lût’a şu kesin hükmü bildirdik: “Sabaha doğru onların kökü kesilmiş olacaktır.” 

67.Bu sırada şehrin (sapık) halkı sevinerek Lût’un evine dayandılar.

68.LÛt onlara “Bunlar benim misafirlerim, sakın beni mahcup etmeyin” dedi.

69.”Allah’tan korkun da beni rezil etmeyin!” 

70.Onlar şu karşılığı verdiler: “Biz sana kimsenin işine karışma dememiş miydik?”

71.Lût da: “Alacaksanız işte kızlarım (onlarla evlenin)” dedi. 

72.(Rasulüm!) Ömrüne yemin olsun ki onlar (şehvetten) sarhoş bir halde sağa-sola sarkıntılık edip-duruyorlardı.

73.Gün doğarken o korkunç ses onları yakalayıverdi. 

74.O şehrin altını-üstüne getirdik ve üzerlerine pişmiş çamurdan taşlar yağdırdık. 

75.Şüphesiz bunda ibret alacaklar için nice dersler vardır. 

76.O şehrin harabeleri işlek bir yol üzerindedir. 

77.Bunda müminler için alınacak büyük bir ders vardır. 

78.Bir başka gerçek de Eyke halkının zalimlikleridir. 

79.Onlara da hak ettikleri cezayı verdik. Her ikisinin harabesi de (Eyke-Medyen ve Sodom) aynı yol üzerinde açıkça durmaktadır.

80.Hicr (Semûd) kavmi de kendilerine gönderilen Rasulleri yalanlamıştı. 

81.Halbuki onlara âyetlerimizi göndermiştik fakat onlar yüz çevirmişlerdi. 

82.Onlar dağları oyarak kendilerine (güya) güvenli evler inşa ediyorlardı. 

83.Sabaha doğru o korkunç ses onları da yakalayıverdi. 

84.Onca varlıkları ve evleri kendilerine hiçbir fayda vermedi. 

85.Biz; gökleri, yeri ve her ikisi arasındakileri gerçek bir sebep ve hikmetle yarattık. Kıyamet mutlaka kopacaktır. Sen (müşriklere) aldırma ve onlara iyi davran. 

86.Senin Rabbin her şeyi mükemmel yaratan ve her şeyi hakkıyla bilendir.

87.Andolsun ki Biz sana tekrarlanan yedi âyeti ve yüce Kur’an’ı verdik.

88.O halde, inkârcılardan bazılarına verdiğimiz dünya nimetlerine imrenme. Üstelik onlar için sakın üzülme. Ancak, müminlere kol-kanat ger. 

89.Müşriklere de ki: “Şüphesiz ben (Allah’ın azabı hakkında) apaçık bir uyarıcıyım.” 

90.(Eğer inanmazlarsa) Daha önce Kitab’ın bir kısmına inanıp, bir kısmını inkâr edenleri cezalandırdığımız gibi onları da cezalandırırız.  

91.Onlar, Kur’an’ın âyetleri arasında ayırım yaptılar (bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr ettiler). 

92.Rabbine andolsun ki onların hepsini sorguya çekeceğiz. 

93.Yaptıkları işlerin hesabını soracağız.

94.Sana ne emredilmişse onlara bildir! Müşriklere de aldırma! 

95.Seni alaya alanlara karşı Bizim desteğimiz sana yeter. 

96.Onlar, Allah’la başka ilahlar da edindiler. Yakında (gerçeği) anlayacaklar. 

97.Onların sözlerinden dolayı içinin daraldığını (sıkıldığını) iyi biliyoruz. 

98.Sen, Rabbini hamdederek tesbih et ve secde edenlerden ol! 

99.Nihayet, ölüm (yakîn) gelip seni buluncaya kadar Rabbine kulluk ve ibadete devam et! 

 

 

 

 

0 Yorum

Yorum Yazın

Email adresiniz paylaşılmayacaktır. *

*

Son
karakter.

*