21 Temmuz 2026 Salı
MENÜ
SON YAZILAR

ŞU'ARÂ SÛRESİ

26/51 ŞU’ARÂ SÛRESİ

(Sûre, şairler anlamına gelen adını 224’ncü âyetindeki şu’arâ kelimesinden almiştır. Mekke döneminde nazil olmuştur. Mushaf’ta 26’ncı ve inişte 51’nci sıradadır. Ve 227 âyettir. Bu sûrenin çok büyük bir kısmında Rasûllerin/Peygamberin kıssaları anlatılmaktadır: Şöyle ki:      10-68 Mûsâ a.s.*69-104 İbrâhim a.s.*105-122 Nûh a.s.*123-140 Hûd a.s.*141-159 Sâlih a.s.*160-175 Lût a.s.*176-191 Şuayb a.s.                227 âyetlik sûrenin 182 âyeti kıssaları anlatmaktadır.                      

Bakara sûresinin 286 âyetinden sonra, 227 âyetiyle Kur’an’da en çok âyeti olan ikinci sûredir.)

E’ûzu bi’llâhi min’eş-şeytâni’r-racîm/kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım. Bismillâhirrahmânirrahim/Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla.

1.Tâ! Sîn! Mîm!

2.Bunlar apaçık Kitabın/Kur’an’ın âyetleridir.  (Bak. 11.1-2 açıklamaları)

3.Onlar iman etmiyorlar diye neredeyse kendini helâk edeceksin. (Bak.15.97*16.127*18.6*26.3-4*35.8)

4.Eğer dileseydik onlara gökten öyle bir âyet/mucize indirirdik ki, hemen ona boyun eğmek zorunda kalırlardı. (Bak. 6.149*26.4)

5.Rahman’dan onlara yeni bir zikir/âyet gelince hemen ondan yüz çeviriyorlar. (Bak. 6.4-5*26.5-6)

6.Yalanladılar ama, alay ettikleri şeyin haberlerini yakında görecekler.

7.Onlar yeryüzüne bakmazlar mı? Orada her çiftten nice güzel bitkiler yetişdirdik. (Bak. 13.3*26.7)

8.Şüphesiz ki bunda âyetler/dersler vardır ama onların çoğu iman etmezler. (Bak. 2.101*26.8,67,103,121,139,158,174,190)

9.Ve şüphesiz ki Rabbin Azîz’dir/güçlüdür, Rahıym’dir/merhametlidir.

(Bak. 26,9,68,104,122,140,159*30.5*32.6*36.5*44.42)

10.Ve bir zamanlar Rabbin Mûsâ’ya seslendi: Şu zâlim kavme git!

11.Firavun’un kavmine git, takvâlı olmayacaklar mı?

12.Dedi ki: Ey Rabbim! Beni yalanlamalarından korkuyorum!

13.Ve göğsüm daralır ve dilim dönmez. Harun’u (da) Rasûl yap!

14.Ve benim aleyhime olan bir suçlama var, beni öldürmelerinden çekiniyorum. (Bak. 20.25-35*26.10-14*28.15-16,33-35)

15.(Allah): Hayır! İkiniz âyetlerimizle gidin. Biz sizi destekliyoruz ve onları işitiriz! (Bak. 20.41-46*26.15)

16.Firavun’a gidin, deyin ki: Biz âlemlerin Rabbi’nin Rasûlüyüz/elçisiyiz!

17.İsrailoğulları’nı bizimle gönder! (Bak. 20.47*26.17)

18.(Firavun) Dedi ki: Biz seni çocukken himaye edip büyütmedik mi? Ve seni yıllarca aramızda yaşatmadık mı?

19.Ve sen yapacağını yaptın ve sen nankörsün. (Bak.26.19*28.15-22)

20.Dedi ki: Onu ben yanlışlıkla/hataen yaptım.

21.Sizden korktuğum için de yanınızdan kaçtım. Rabbim bana hikmeti verdi ve beni Rasûl/elçi yaptı.

22.Ve iyilik diye başıma kaktığın o şey, İsrailoğullarını kendine köle yapmanın bir sonucudur.

23.Firavun dedi ki: Alemlerin Rabbi de nedir?

(Bak. 20.49-50*26.23*28.38*79.23-26)

24.Dedi ki: O, göklerin, yerin ve bunların arasındaki her şeyin Rabbidir! Eğer gerçeği kabul edeceksen. (Bak. 20.49-50*26.24*37.4-5*44.7-8)

25.(Firavun yanındakilere) Dedi ki: Ne dediğini duydunuz mu?

26.(Mûsâ) Dedi ki: O sizin de Rabbinizdir ve sizden önceki atalarınızın da Rabbidir! (Bak. 26.26*37.126*44.8)

27.(Firavun) Dedi ki: Size Rasûl olarak gönderildiğini iddia eden kişi mecnûn birisi. (Bak. 26.27*44.7-8)

28.(Mûsâ) Dedi ki: O, doğunun ve batının ve bu ikisi arasındaki her şeyin Rabbidir. Eğer aklınızı kullanırsanız.

29.(Firavun) dedi ki: Eğer benden başka bir ilâh edinirsen seni zindana atarım. (Bak.26.29*28.38-40*79.24-25)

30.(Mûsâ) Dedi ki: Apacık bir belge/delil getirmiş olsam da mı?              (Bak. 7.103-138*20.56-79*26.30)

31.(Firavun) Dedi ki: Eğer doğru söylüyorsan onu göster!

32.(Mûsâ): Değneğini/asasını yere bıraktı, o her haliyle bir yılan oluverdi. (Bak. 7.107-125*17.101-103*20.20-36* 26.32-33*27.10-14*28.31-40)

33.Ve elini koynundan çıkardı, bakanların (gözünü kamaştıracak) bem-beyaz (bir el)!

34.(Firavun) İleri gelenlerine dedi ki: Şüphesiz ki bu çok alîm/bilgili bir sihirbaz! (Bak.7.107-126*20.62-79*26.34*40.23-25)

35.Sihriyle sizi ülkenizden çıkarıp-atmak istiyor, buna karşı görüşünüz nedir? (Bak. 7.109-122*20.63-73*26.35)

36.Dediler ki: Onu ve kardeşini alıkoy, bütün kentlere haberci gönder.

37.Bütün alîm/bilgin sihirbazları toplayıp sana getirsinler.                  (Bak. 7.112*26.37)

38.Böylece, belirlenen günün belli bir saatinde sihirbazlar bir araya geldiler. (Bak. 20.59*26.38)

39.Ve halka denildi ki: Haydi, siz de toplanın!

40.(Halk): Eğer sihirbazlar galip gelirlerse umulur ki biz de sihirbazlara uyarız!

41.Sihirbazlar geldiklerinde Firavun’a dediler ki: Biz galip gelirsek, ödülü hak ederiz değil mi? (Bak.7.113*26.41)

42.(Firavun) dedi ki: Elbette! Üstelik benim gözde yöneticilerimden arasında yer alacaksınız!  (Bak.7.114*26.42)

43.Mûsâ dedi ki: Ne atacaksanız (haydi) atın!

(Bak. 7.115-116*10.80*20.65-66*26.43)

44.Onlar iplerini ve asâlarını yere attılar ve dediler ki: Firavun’un izzeti sayesinde şüphesiz ki galip gelen biz olacağız!

45.Onların ardından Mûsâ asâsını atınca, onların yaptığı sihirbazlıkları yutuyor. (Bak. 7.117-119*20.69*26.45)

46.Sihirbazlar hemen secdeye kapandılar.                                                  (Bak. 7.120-122*20.70*26.46-48)

47.Dediler ki: Biz, alemlerin Rabbine iman ettik!

48.Mûsâ’nın ve Hârûn’un Rabbine!

49.(Firavun) Dedi ki: Ben izin vermeden ona iman ettiniz? Şüphesiz ki size sihirbazlığı öğreten üstadınız oymuş. İhanetiniz yüzünden ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi asacağım!           

(Bak. 5.33-34,38*7.124*20.71*26.49)

50.(Sihirbazlar) Dedi ki: Ziyanı yok biz Rabbimize döneceğiz!                    (Bak. 7.125-126*20.72-73*26.50-51)

51.Rabbimizin; (bu toplumda) mü’minlerin ilki olduğumuz için bizim hatalarımızı bağışlayacağını ümit ederiz!

52.Ve Mûsâ’ya vahyettik: Kullarımı geceleyin yola çıkar, şüphesiz ki siz takip edileceksiniz! (Bak. 20.77-78*26.52,60-68*44.23-24)

53.Firavun şehirlere asker toplayıcıları gönderdi.

54.Şüphesiz ki bunlar az ve önemsiz bir topluluktur!

55.Ve onlar bize karşı kin besliyorlarlar.

56.Ve biz donanımlı/hazırlıklı bir toplumuz.

57.Onları (Firavun ve kavmini); bahçelerinden ve pınarlarından çıkardık.

58.Ve hazinelerinden ve önemli makamlarından çıkarıp/attık. (Bak.26.58*44.25-28)

59.Böylece oralara (Firavun’un mülküne) İsrailoğulları’nı mirasçı kıldık. (Bak. 7.133-137*26.59*28.3-6*44.28-29)

60.(Firavun ve askerleri) güneş doğarken onların (İsrailoğulları’nın) peşine düştüler. (Bak. 2.49-50*7.138*10.90-91*11.97-99*20.77-79* 26.52,60-67* 28.40*43.55-56*44.23-24*51.40)

61.İki topluluk birbirlerini görünce Mûsâ’nın arkadaşları dediler ki: Şüphesiz ki yakalandık!.

62.(Mûsâ) Dedi ki: Hayır! Şüphesiz ki Rabbim benimledir, bana yol gösterecektir! (Bak. 9.40*26.61-62)

63.Mûsâ’ya vahyettik: Asanla denize/suya vur! Deniz/su hemen yarıldı, her dalga koskoca bir dağ gibi oluverdi. (Bak 20.77*26.63)

64.Ve diğerlerini (Firavun ve askerlerini) oraya yaklaştırdık.

65.Ve Mûsâ ve beraberindekilerin hepsini kurtardık.

66.Sonra ötekileri (Firavun ve askerlerini) boğduk. (Bak. 7.84 Dip Notu)

67.Şüphesiz ki bunda bir âyet/bir ibret vardır ama onların çoğu iman etmedi. (Bak. 26.8,67)

68.Ve şüphesiz ki Rabbin Aziz’dir/güçlüdür, Rahıym’dir/ merhametlidir.

69.Onlara İbrahim’in kıssasını oku/anlat.

(Bak. 9.114*19.41-42*26.69*37.83-113)

70.Bir zaman babasına ve kavmine dedi ki: Siz neye tapıyorsunuz?

(Bak. 6.74-75*19.41-50*21.51-72*26.70-87*43.26-28)

71.Dediler ki: Putlara tapıyoruz ve onlara tapmaya devam edeceğiz!

72.Dedi ki: Yalvardığınız zaman onlar sizi duyuyorlar mı?

73.Veya size bir faydaları yahut zararları oluyor mu? (Bak.19.42*26.73)

74.Dediler ki: Hayır! Atalarımızı böyle yaparken bulduk!                      (Bak. 21.51-72*26.74*43.22-23)

75.Dedi ki: Neye taptığınızı hiç düşündünüz mü?

76.Sizin ve sizden önceki atalarınız?

77.Şüphesiz ki onlar (putlar) benim düşmanımdır. Sadece âlemlerin Rabbine (kulluk ederim)! (Bak. 21.51-72*26.77-87)

78.Beni yaratan ve bana yol gösteren O’dur.

79.Beni yediren ve içiren O’dur.

80.Ve hasta düştüğümde şifa veren O’dur.

81.O, beni öldürecek, sonra tekrar diriltecektir.

82.Hesap Günü/Mahşer Günü, hatamı bağışlamasını dilediğimm de O’dur. (Bak. 1.4*26.82)

83.Ey Rabbim! Bana hikmeti bahşet ve beni sâlih kullarının arasına kat! (Bak. 21.74*26.83)

84.Gelecek nesiller içinde benim doğrulukla anılmamı nasip et!

(Bak.16.120-122*19.49-50*26.84*29.27*37.101-113)

85.Ve beni naim cennetine varis eyle! (Bak. 7.43*26.85)

86.Babamı da bağışla, şüphesiz ki o yolunu şaşırmış biriydi.           

(Bak. 9.114*19.47*26.86*60.4)

87.Ve herkesin diriltileceği Gün beni mahcup etme!

88.O Gün/Mahşer Günü ne malın faydası olur ne de evladın. (Bak.18.46*26.88-102)

89.Sadece Allah’ın huzuruna selim/temiz bir kalple varanlar (kurtulacaktır). (Bak. 3.14*8.28*18.46*19.76*26.89*34.37*63.9*64.15)

90.Ve muttâkiler için cennet yakınlaştırılır. (Bak. 26.90*50.31*81.13)

91.Ve azgınlar (inkârcılar/müşrikler) için cehennem harlatılır/şiddetlendirilir. (Bak. 26.91-102*50.30*79.36*102.6)

92.Ve onlara denir ki: Taptıklarınız nerede? 

93.Allah’ın peşi sıra? Size yardım edebiliyorlar mı veya kendilerini kurtarabiliyorlar mı?

94.Onlar/taptıklarınız ve azgınlar/onlara tapanlar (müşrikler) de hepsi oraya/cehenneme tıkılacaklardır. (Bak. 7.18*21.98*26.94)

95.Ve iblisin bütün askerleri/yandaşları.

96.Ve onlar orada/cehennemde birbirleriyle tartışırken derler ki:

97.Vallahi biz apaçık bir sapıklık içindeymişiz.

98.Çünkü sizi (taptıklarımızı) âlemlerin Rabbiyle denk tutuyorduk.            (Bak 6.1,150*26.98*27.60)

99.Ve o günâhtarlar bizi saptırdı. (Bak. 14.21-22*26.99*33.64-68)

100.Bizim için şefaat/aracılık edecek kimse de yok.

101.Ve yakın bir dostumuz da yok!

102.Keşke bizim için geriye/dünyaya dönüş olsaydı biz de mü’minlerden olsaydık!

103.Şüphesiz ki bunda alınacak âyet/dersler var ama insanların çoğu iman etmemekteler. 

104.Muhakkak ki Rabbin Azîz’dir/güçlüdür, Rahıym’dir/ merhametlidir.

105.Nûh’un kavmi gönderilen Rasûlleri yalanladı.

(Bak. 7.59-64*10.71-73*11.25-48*23.23-30*26.105-122*29.14-15*            37.75-82*54.9-17*71.1-28)

106.Bir gün kardeşleri Nûh onlara dedi ki: (Allah’a karşı) Takvâlı olmayacak mısınız? (Bak. 26.106,124,142,161,177)

107.Ben sizin için emin/güvenilir bir Rasûlüm.

108.Allah’a karşı takvâlı olun ve bana itaat edin!

(Bu ifadenin Şuarâ sûresinde geçtiği âyetler şunlardır: 

(108-110-126-131-144-150-163-179)

109.Ve buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim yalnızca âlemlerin Rabbine aittir.

(Bu ifadenin Şuarâ sûresinde geçtiği âyetler şunlardır:109-127-145-164-180)

110.Allah’a karşı takvâlı olun ve bana itaat edin!

111.Dediler ki: Sana yoksullar/düşkünler tabî olmuşken, biz sana inanır mıyız (inanmayız)! (Bak. 11.27*26.111)

112.Dedi ki: Onların ne yaptıkları konusunda benim bir bilgim yoktur!

113.Onların hesabı sadece Rabbim’e aittir, keşke bunu düşünseniz?

114.Ve ben, mü’minleri kovmaya memur/görevli değilim!

(Bak. 6.52*11.29-30*26.114)

115.Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım.

116.Dediler ki: Ey Nûh! Eğer (tebliğden) vazgeçmezsen taşlananlardan olacaksın!

117.Dedi ki: Rabbim! Doğrusu kavmim beni yalanladı!

118.Benim ve onların arasını iyice aç/bitir ve beni ve beraberimdeki mü’minleri kurtar!

119.Onu ve beraberindekileri bir gemiye doldurup kurtardık.

120.Sonra geride kalanları boğduk. (Bak. 7.84 Dip Notu)

121.Şüphesiz ki bunda/kıssada alınacak dersler vardır ve onların çoğu mü’min değildir. (Bak. 12.106*26.121)

122.Ve şüphesiz ki Rabbin Azîz’dir/güçlüdür, Rahıym’dir/ merhametlidir.

123.Âd kavmi de Rasûllerini yalanlamıştı.

(Bak. 7.65-67*11.50-53*26.123)

124.Bir gün Hûd kardeşlerine dedi ki: Allah’a karşı takvâlı olmayacak mısınız?

125.Ben sizin için emin/güvenilir bir Rasûlüm!

126.Allah’a karşı takvâlı olun ve bana itaat edin!

127.Ve buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum, benim ücretim sadece âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.

128.Siz, her tepeye bir anıt/tapınak dikerek boş işlerle övünüyor musunuz?

129.Ve temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar yapıyorsunuz?

130.Ve elinize fırsat geçtiğinde zorbalık yapıyorsunuz.

131.Allah’a karşı takvâlı olun ve bana itaat edin!

132.Bildiğiniz her şeyi size verene (Allah’a) karşı takvâlı olun.

133.O size en’am/hayvanlar ve evlatlar verdi.

134.Ve bahçeler ve pınarlar (verdi).

135.Şüphesiz ki sizin için büyük bir günün (Mahşer Günü’nün) azâbından korkuyorum. (Bak. 7.59*26.135*40.32)

136.Dediler ki: Sen bize öğüt versen de vermesen de fark etmez!            (Bak. 2.6*11.53*26.136)

137.Bu öncekilerin uydurmalarından başka bir şey değildir.

138.Biz azâba uğratılacak değiliz.

139.Onu/Hûd’u yalanladılar, onları helâk ettik. Şüphesiz bunda bir âyet/ibret vardır, fakat onların çoğu iman etmediler.

140.Ve şüphesiz Rabbin Azîz’dir/güçlüdür, Rahıym’dir/ merhametlidir.

141.Semûd kavmi de Rasûllerini yalanladı. (Bak. 7.73*26.141)

142.Bir gün kardeşleri Sâlih dedi ki: (Allah’a karşı) takvâlı olmayacak mısınız?

143.Şüphesiz ki ben size gönderilmiş emin/güvenilir bir Rasûlüm!

144.Allah’a karşı takvâlı olun ve bana itaat edin!

145.Ve buna karşılık sizden ücret istemiyorum, benim ücretim sadece âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir!

146.Siz burada güven içinde bırakılacak mısınız? 

147.Bahçeler ve pınarlar içinde?

148.Ve ekinlerin ve salkımlı hurmalıkların içinde?

149.Ve dağları ustalıkla oyduğunuz evlerde? (Bak. 7.74*26.149)

150.Allah’a karşı takvâlı olun ve bana itaat edin!

151.Ve aşırılık edenlerin emrine uymayın!

(Bak. 18.28*26.151*40.43*76.24)

152.Yeryüzünde fesat/bozgunculuk yapanların emrine uymayın.            (Bak. 2.11,27,205*13.25*26.152*27.48)

153.Dediler ki: Muhakkak ki sen büyülenmişlerdensin.

154.Sen bizim gibi bir beşerden/insandan başka bir şey değilsin. Eğer doğru söylüyorsan bize bir âyet/delil getir! (Bak. 14.11*17.94-95*21.3* 23.24,33-34,47*26.154,186* 36.15*54.24-25*64.6)

155.Dedi ki: İşte bu dişi deve! Su içme hakkı belli bir gün onun, belli bir gün de sizindir! (Bak.26.155-158*54.28-29*91.13-14)

156.Ve sakın ona ilişmeyin, kötülük yapmayın. Yoksa büyük bir günün/Mahşer Günü’nün azâbı sizi yakalar!     

(Bak. 7.73*11.64*26.156*54.29-31)

157.Onu hunharca kestiler, sonra pişman oldular.

(Bak. 7.73-79*11.61-68*17.59*26.157)

158.O azâp onları kıskıvrak yakaladı. Şüphesiz ki bunda bir âyet/ibret vardır fakat onların çoğu iman etmedi.

(Bak. 7.73-79*11.61-68*17.59*26.158) (Bak. 7.84 Dip Notu)

159.Ve şüphesiz ki Rabbin Azîz’dir/güçlüdür, Rahıym’dir/ merhametlidir.

160.Lût kavmi de gönderilen Rasûllerini yalanladı.

(Bak. 7.73*26.105,123,141,160)

161.Bir gün kardeşleri Lût onlara dedi ki: Takvânızı takınmayacak mısınız?

162.Ben size gönderilmiş emin/güvenilir bir Rasûlüm!

163.Allah’a karşı takvâlı olun ve bana itaat edin!

164.Buna karşılık sizden ücret istemiyorum, benim ücretim sadece âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir!

165.İnsanların içinden erkeklere mi yaklaşıyorsunuz?

166.Ve Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi bir yana bırakıyorsunuz? Doğrusu siz azgın bir kavimsiniz! (Bak. 7.80-84*11.77-83*15.67-77* 26.166*27.54-58* 29.28-35* 54.33-39)           

167.Dediler ki: Ey Lût! Eğer bundan (bizi suçlamaktan) vazgeçmezsen kesinlikle ihraç edileceksin!

168.Dedi ki: Ben bu yaptığınızdan dolayı sizi kınıyorum!                   169.Rabbim! Beni ve ailemi bunların yaptıkları (pislikten) kurtar!

170.Onu ve ailesinin hepsini kurtardık.             

171.Sadece yaşlı bir kadın (Lût’un karısı) kaldı.                                        (Bak. 26.171*66.10)                                                         

172.Sonra diğerlerinin hepsini yerle bir ettik.                                               173.Ve üzerlerine sağanak yağmur yağdırdık, uyarılanların tutulduğu sağanak ne şiddetlidir. (Bak. 7.84 Dip Notu)

174.Şüphesiz bunda bir âyet/ibret vardır ama onların çoğu iman etmezler.                                                                                            175.Ve şüphesiz Rabbin Azîz’dir/güçlüdür, Rahıym’dir/ merhametlidir. 176.Eyke halkı da gönderilen Rasûllerini yalanladı. (Bak15.78*26.176)              

177. Bir gün Şuayb onlara dedi ki: (Allah’a karşı) takvâlı olmayacak mısınız? (Bak.26.106+,177)

178.Ben size gönderilmiş emin/güvenilir bir Rasûlüm!

179.Allah’a karşı takvâlı olun ve bana itaat edin!

180.Ve buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum, benim ücretim sadece âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir

181.Ölçüyü tam yapın ve hak yiyenlerden olmayın!

182.Doğru teraziyle tartın!

183.İnsanların eşyalarının/mallarının değerini düşürmeyin. Ve yeryüzünde fesat çıkarıp karışıklık yapmayın.

184.Sizi ve sizden öncekileri yaratan (Allah’a karşı) takvâlı olun!

185.Dediler ki: Muhakkak ki sen büyülenmişsin!

186.Ve sen de bizim gibi bir beşersin/insansın ve senin yalancılardan olduğunu sanıyoruz! (Bak. 14.10-11*17.94-96* 21.3*23.24,33-34,47* 26.154,186*36.15*54.24-25*64.6)

187.Eğer doğru söylüyorsan, gökten başımıza bir parça indir!         

(Bak. 8.32*18.55*26.187)

188.Dedi ki: Rabbim sizin yaptıklarınızı en iyi bilendir!

189.Onu yalanladılar, gölgelerle kaplı bir günün azâbı onları yakaladı, şüphesiz ki o azim/büyük bir günün azâbıydı. (Bak. 7.84 Dip Notu.)

190.Şüphesiz ki bunda bir âyet/ibret vardır, buna rağmen onların çoğu mü’min olmadı.

191.Ve muhakkak ki Rabbin; Azîz’dir/kudretlidir, Rahıym’dir/ merhametlidir.

192.Ve muhakkak ki bu (Kur’an) âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir. (Bak.10.37*26.192*39.1*40.2*41.2,43*45.2*46.2)

193.Onu güvenilir Ruh/Cebrail indirmiştir.

(Bak. 2.119*4.166*10.37*17.105*26.192-193*33.45* 48.8-9)

194.Uyarıcılardan olman için senin kalbine indirmiştir.

(Bak. 2. 97*16.102*26.194)

195.Apaçık Arapça lisan ile.

196.Ve muhakkak ki o/Kur’an öncekilerin Kitaplarında da vardı.

197.İsrailoğullarının alimlerinin bunu bilmeleri onlar için yeterli delil değil miydi?

198.Eğer onu (vahyi) Arapça bilmeyen birine indirseydik,

199.O da bunu (vahyi) onlara okusaydı, yine ona iman eden olmazdı. (Bak.16.103*25.4-6*26.199)

200.Biz onu/Kur’an’ı mücrimlerin/suçluların kalbine/ idrakine böyle yolladık.

201.Can yakıcı azâbı görünceye kadar ona/Kur’an’a iman etmezler.

202.Bu (azâp), onlar farkında olamadan ansızın gelir.

203.Derler ki: Bize biraz daha süre verilseydi?

204.Onlar azâbımızın çabucak gelmesini istemiyorlar mıydı?

205.Gördün mü? Onları yıllarca nimetlendirsek,

206.Sonra tehdit edildikleri (azâp) başlarına gelse,

207.Vaktiyle yararlandıkları nimetin onlara yararı olmaz?

208.Biz hiçbir kenti uyarıcı/Rasûl göndermeden helâk etmedik.

209.Onlara uyarı yapılmıştır ve Biz zulmetmiş değiliz!

210.Onu/Kur’an’ı şeytanlar indirmedi.

211.Ve bu onlara yaraşmaz ve buna güçleri yetmez.

212.Şüphesiz (vahiy inerken) onların/şeytanların dinlemelerine engel olundu. (Bak.15.17*26.212*37.7-8*67.5*72.8-9)

213.Allah ile birlikte başkasına ilâh diye yalvarma. Yoksa azâba uğratılırsın.

214.Ve yakın akrabalarını uyar/tebliğ et!

(Bak. 6.92*7.158*26.214*36.6*42.7*62.2-5)

215.Sana uyan mü’minlere kol kanat ger.

216.Eğer sana karşı çıkarlarsa de ki: Ben sizin yaptıklarınızdan uzağım!

217.Ve Azîz/güçlü, Rahıym/merhametli olan (Allah’a) tevekkül et/güven.

218.O seni görür; kıyam ettiğinde,                                  

219.Ve secde edenlerle birlikte olduğunda.                

220.Muhakkak ki O, Semî’dir/işitendir, Alîm’dir/bilendir.

221.Şeytanların kime indiğini (ayarttığını) size haber vereyim mi?

222.Onlar, günahkârlara ve iftiracılara inerler (ayartırlar).

(Bak.7.27*19.83*26.221-222*41.25*43.36-38*50.26-27)

223.Onlar (yalana) kulak verirler ve onların çoğu yalancıdır.

224.Ve o şairlere gelince, onlara da azgınlar tabî olur.

225.Görmez misin, onlar vadilerde şaşkın şaşkın dolaşırlar.

226.Ve yapamayacakları şeyleri söylerler.

227.Ancak, iman eden ve sâlih amel işleyenler, Allah’ı sürekli hatırlayanlar ve zulme uğradıklarında haklarını savunanlar böyle değildir. Zâlimler ise, nasıl bir yıkılışla yıkılacaklarını yakında görecekler!

(Gözden Geçirme-2025)