35/42 FÂTIR SÛRESİ
(Sûre adını, ilk âyetinde geçen yaratan/yoktan var eden manâsındaki Fâtır kelimesinden almaktadır. Mekke döneminde nazil olmuştur. Mushaf’ta 35’ncİ, inişte 42’nci sıradadır ve 45 âyettir.)
E’ûzu bi’llâhi min’eş-şeytâni’r-racîm/kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım. Bismillâhirrahmânirrâhim/Rahmân ve Rahîm Allahaın adıyla.
1.Hamd/bütün övgüler, göklerin ve yerin fâtır’ı/yoktan var edeni; melekleri ikişer ve üçer ve dörder kanatlı rasûller/elçiler yapan Allah’a mahsustur. O, yaratmada dilediğinin (sayısını) artırır. Muhakkak ki Allah her şeye Kadîr’dir/güç yetirendir. (Bak. 6.1,14*12.101*14.10*34.1*35.1*39.46*42.11)
2.Allah insanlara rahmetinden bir şey açarsa onu kimse tutamaz/mani olamaz. Ve O’nun tuttuğunu da O’ndan başka kimse açamaz. Ve O, Azîz’dir/güçlüdür, Hakîm’dir/ hikmet sahibidir.
(Bak. 33.17*35.2*39.38*67.20-21,28)
3.Ey insanlar! Allah’ın size verdiği nimetleri anın/ hatırlayın. Allah’tan başka gökten ve yerden sizi rızıklandıran yaratıcı var mı? O’ndan başka ilâh yoktur, o halde nasıl haktan/hakikattan yüz çeviriyorsunuz?
4.Ve eğer seni yalanlıyorlarsa, senden önce de birçok Rasûlü yalanladılar. Bütün işler Allah’a döndürülecektir.
5.Ey insanlar! Muhakkak ki Allah’ın vaadi haktır/ gerçektir. Sakın Dünya hayatı sizi aldatmasın, aldatıcı şeytan da sizi Allah ile aldatmasın.
(Bak. 31.33*35.5*57.14)
6.Şüphesiz ki şeytan size düşmandır, siz de onu düşman edinin! Şüphesiz ki o kendi taraftarlarını alevli ateşin halkı olmaya çağırır.
7.Kâfirler için şiddetli bir azâp vardır. Ve iman eden ve sâlih amel işleyenler, onlar için bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.
8.Kötü amelini güzel görerek aldanan kimseye ne demeli? Şüphesiz ki Allah dileyeni saptırır ve dileyeni doğru yola iletir. Onlar için üzülerek kendini harap etme! Muhakkak ki Allah onların yaptıklarını Âlim’dir/ bilmektedir. (Bak.3.129*5.48*6.35,149*10.99*11.118*13.31*14.4* 16.9,93* 26.3*35.8*42.8*74.31)
9.Ve Allah, rüzgârları göndererek bulutları kaldırır/ harekete geçirir. O bulutları ölü bir bölgeye sevk ederek onunla ölü toprakları canlandırırız. İşte, ölümden sonraki diriliş de böyle olacaktır. (Bak. 7.57*20.53,55*22.6* 24.43*25.48-49*27.63*30.19,48*35.9*43.11*50.11,42* 71.18)
10.Kim izzet isterse izzet tamamıyla Allah’a aittir. O’na güzel sözler yükselir, onu yükselten o kişinin sâlih amelleridir. Kötülükleri planlayanlara ise şiddetli bir azâp vardır. Onların tuzakları boşa çıkacaktır.
(Bak. 3.54*4.139*8.30*10.65 *14.46*35.10,43*52.42*86.15-16)
11.Ve Allah sizi topraktan yarattı. Sonra nutfe’den. sonra sizi çiftler/ eşler haline getirdi. O’nun ilmi/bilgisi olmadan hiçbir dişi ne hamile kalabilir ve ne de doğurabilir. O’nun yasasındaki kaydın dışında hiç kimse ömrünü uzatamaz ve kısaltamaz. Muhakkak ki bunlar Allah için çok kolaydır. (Bak.4.1*15.26*18.37*20.55*22.5*30.20*35.11*40.67)
(NOT: Nutfe’nin; meni-sperm-zigot-döllenmiş yumurta gibi kullanımları vardır. Nutfe’nin geçtiği âyetler: 16.4*18.37*22.5*35.11*36.77*40.67*53.46*76.2* 80.19*86.6)
12.Ve iki deniz eşit değildir; şu/biri tatlıdır, susuzluğu giderir ve içimi güzeldir ve şu/diğeri tuzlu ve acıdır. Ve ikisinden de taze et/balık yersiniz ve giyeceğiniz zinet/ süs eşyaları çıkarırsınız. Ve lütfundan nasip aramanız için gemilerin denizi yararak gittiklerini görürsün. Ve umulur ki O’na şükredersiniz. (Bak. 16.14*17.66*30.46*35.12*45.12)
13.O, geceyi gündüzün içine sokar ve gündüzü gecenin içine sokar. Ve Güneş’i ve Ay’ı emri altına almıştır. Her biri belirlenmiş bir süreye kadar akıp gitmektedir. İşte bu Rabbiniz olan Allah’tır. Mülk/hükümranlık O’nundur. O’nun peşi sıra (ilâh diye) yakardıklarınız ise bir çekirdek zarına bile hükmedemezler.
14.Onlara yalvarsanız duanızı işitmezler ve eğer işitseler bile size cevap veremezler. Ve Kıyamet Günü onların müşrik olduğuna dair sizin sözünüzü de inkâr ederler. Her şeyin içyüzünü bilen Allah gibi, hiç kimse sana bunları haber veremez. (Bak. 2.166-167*7.193,197-198*13.14* 17.56*18.52*19.82*25.3*28.62-64*29.25*35.14* 36.74-75*46.5)
15.Ey insanlar! Allah’a muhtaç olan sizsiniz. Ve Allah ise zengindir ve övülmeye lâyık olan O’dur..
16.Eğer dilerse sizi yok eder ve yerinize yeni bir halk getirir.
17.Ve bu Allah için zor değildir.
18.Ve hiçbir günâhkâr başka birinin günâhını çekemez. Ve günâh yükü ağır gelen kimse başka birisini onu taşımaya çağırsa, velev ki onun yakın akrabası dahi olsa onun yükünden hiçbir şeyi azaltamaz. Sen ancak, gaybde/görmedikleri halde Rablerine karşı saygı duyanları ve ekâmüs salâh/o namazı dosdoğru kılanları uyarabilirsin. Ve kim nefsini temizlerse sadece kendisi için temizlemiş olur. Ve dönüş sadece Allah’adır. (Bak. 6.164*16.25*29.12*35.18*39.7*53.38)
19.Ve kör ile gören bir değildir/olmaz! (Bak. 17.72*20.124,127*43.36)
20.Ve karanlık ile nûr/aydınlık bir değildir!
(Bak. 17.72*20.124-127*22.46*35.19-20*40.58)
21.Ve gölge ile hararet/sıcaklık da bir değildir.
22.Ve dirilerle ölüler bir değildir. Şüphesiz ki Allah dilediğine/hak edene işittirir. Ve sen kabirlerdekilere işittiremezsin!
(Bak. 19.98*35.22*36.70)
23.Sen sadece bir nezîr’sin/uyarıcısın!
24.Muhakkak ki seni hakk/hakikat ile bir müjdeci ve nezîr/uyarıcı olarak gönderdik. Ve kendilerine bir nezîr/uyarıcı gönderilmeyen hiçbir ümmet yoktur. (Bak. 2.119*6.42*10.47*13.7*15.10*16.36,63* 17.15,105*25.56* 33.45*34.28*35.24*43.6*48.8)
25.Ve eğer seni yalanlarsa onlardan öncekiler de yalanlamıştı. Rasûlleri onlara apaçık belgelerle ve aydınlatıcı Kitaplarla gelmişlerdi.
26.Sonra kâfirleri yakaladım, Beni inkâr etmek nasılmış gördüler!
27.Allah’ın gökten su indirdiğini görmedin mi? Biz onunla, yerden renkleri birbirinden farklı meyveler yetiştirdik. Dağlardan da beyaz ve kırmızı ve simsiyah yollar açtık. (Bak. 6.99*13.17*16.10,65*35.27*39.21)
28.Ve insanları ve (diğer) canlı varlıkları ve en’amı (koyun, keçi, sığır, deve cinsi hayvanları) da muhtelif/ çeşitli renklerde yarattık. Kulları içinde yalnız ulemâ/ âlimler Allah’a karşı haşyet ederler/saygı duyarlar. Muhakkak ki Allah Azîz’dir/güçlüdür, Gafûr’dur/ bağışlayandır.
29.Muhakkak ki Allah’ın Kitabı’nı/Kur’an’ı okuyan ve ekâmus salâte/o namazı dosdoğru kılan ve kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık infâk eden/hayra harcayan kimseler, hiç kaybetmeyecek bir ticareti/kazancı beklesinler.
30.Allah onların hak ettikleri mükâfatı ve lütfundan daha fazlasını verecektir. Muhakkak ki O Gafûr’dur/ bağışlayandır, Şekûr’dur/şükrün karşılığını verendir.
(NOT: Allah’ın Kitabını/Kur’an’ı okuyun ifadesiyle: Kur’an’ı anlayarak okumamız ve onu kendi hayatımıza tatbik etmemiz! istenmektedir. Bunlardan bazıları da: O namazı dosdoğru kılmamız ve Allah’ın verdiği rızıktan gizli ve açık infâk etmemizdir/hayra harcamamızdır. Kur’an’ı Arapça metninden anlamadan okumanın okuyana bir faydası da sevabı da yoktur. Ayrıca olmayan sevabının ölülere gönderilmesi diye bir şey de yoktur ve uydurmadır. Maalesef bazı hurafelerle insanlar kandırılmaktadır. Onlar kandırmaya devam ederler ancak bizler uyanık olmalıyız ve onların yalanlarına asla kanmamalıyız! Kardeşlerim lütfen dikkatli olalım.)
31.(Rasûlüm!) Sana vahyettiğimiz bu Kitap/Kur’an, kendinden önceki ilâhi Kitapları tasdik eden hakktır/ gerçektir. Elbette Allah, kullarından hakkıyla haberdardır, onları görmektedir.
32.Sonra bu Kitab’ı/Kur’an’ı kullarımızdan seçtiklerimize miras bıraktık (ki vahyi tebliğ etsinler)! İçlerinden bazısı nefsine/kendine zulmeder. Ve bazıları da orta bir yol tutar. Ve bazıları da Allah’ın izniyle hayırlarda öncüdür. İşte bu büyük fazilettir! (Bak. 3.104,110*22.75*35.32)
33.Onlar Adn cennetlerine girecekler, orada altın bilezikler ve incilerle süslenecekler ve ipekten elbiseler giyecekler.
(Adn Cennetlerinin geçtiği âyetler için: Bak.9.72*13.23*16.31*18.31* 20.75-76*25.15-16*35.33-35*36.55-57* 38.49-51*61.12*98.7-8)
34.Ve derler ki: Hamd/övgüler; bizden hüznü gideren Allah’adır. Şüphesiz Rabbimiz Gafûr’dur/bağışlayandır, Şekûr’dur/şükre karşılık verendir!
35.O, lütfuyla bizi kalınacak bir yurda (cennete) yerleştirdi. Orada biz yorgunluk ve bıkkınlık çekmeyeceğiz!
36.Kâfir olanlara gelince, onlara cehennem ateşi vardır. (Cehennemde) Onların ölmelerine hüküm verilmez ki ölsünler ve onların âzapları hiç hafifletilmez. Kâfirleri işte böyle cezalandırırız! (Bak.2.86,161-162* 3.77,88*4.56*16.85*20.74*21.40*25.14* 35.36*43.74-75,77*84.11-13)
37.Ve onlar orada/cehennemde feryat ederler: Rabbimiz! Bizi buradan çıkar da dünyada yaptığımızın aksine sâlih amel işleyelim! (Onlara denir ki:) Size dünyada öğüt dinleyene yetecek kadar bir ömür vermedik mi? Ve sizi uyaran bir Rasûl de gelmişti. O halde, yaptıklarınızın cezasını çekin. Zâlimlere yardım edecek kimse yoktur!
(Bak.2.166-167*5.37*6.27-28*7.38-39,53*22.22*23.99-100,107* 32.12,20*33.67-68*35.37*39.58*40.11-12*45.35)
38.Muhakkak ki Allah, göklerin ve yerin gaybını/idraki aşanlarını bilir. Muhakkak ki O, göğüslerde olanı bilendir.
(NOT: Gaybın bilgisi Allah’a aittir. Bak. 11.123 dip notu)
39.Yeryüzüne sizi halifeler yapan O’dur. Kim inkâr ederse onun küfrü kendi aleyhinedir. Ve kâfirlerin küfrü, Rablerinin öfkesinden başka bir şeyi artırmaz. Ve kâfirlerin küfrü, onların kayıplarını artırmaktan başka bir şeye yaramaz.
40.De ki: Allah’ın peşi sıra yardım istediklerinize baktınız mı? Bana gösterin yeryüzünde onlar neyi yaratmışlar? Yoksa, göklerde onların bir ortaklığı var mı? Yoksa onlara bir Kitap (vahiy) verdik de onlar buna mı dayanıyorlar? Hayır! Zâlimler sadece hurafelerle birbirlerini aldatıyorlar! (Bak. 6.93,144* 7.37*10.17* 11.18*18.15*29.68*35.40*39.32*61.7)
41.Muhakkak ki; Göklerin ve yerin yok olmasını önleyen Allah’tır. Ve eğer onlar yok olsalar, O’ndan başka kimse bunun önüne geçemez. O Halîm’dir/yumuşak davranır, Gâfur’dur/bağışlayandır.
42.Ve Allah’a var güçleriyle yemin ettiler. Eğer kendilerine bir nezîr/uyarıcı gelirse, diğer ümmetlerin hepsinden daha çok ona uyacaklarını söylediler. Fakat kendilerine nezîr/uyarıcı geldiği zaman, bu onların nefretlerinden başka bir şeyi artırmadı.
(Bak. 6.109*17.41,89*18.54*25.50*30.58*35.42*39.27)
43.Onlar yeryüzünde büyüklük tasladılar ve sinsice tuzaklar kurdular. Ve sinsi tuzaklar ancak sahiplerinin başına gelir. Onlar öncekilerin sünnetinden başka ne bekliyorlar? Allah’ın sünnetinde bir değişiklik bulamazsın! Ve Allah’ın sünnetinde bir sapma da bulamazsın!
44.Onlar yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bakmazlar mı? Halbuki o kavimler bunlardan daha güçlüydüler. Ve Allah’ı göklerde ve yerde aciz bırakacak hiç kimse yoktur. Muhakkak ki O Alîm’dir/bilendir, Kâdir’dir/ güçlüdür.
45.Ve eğer Allah, yaptıkları yüzünden insanları hemen cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı kalmazdı. Ve lâkin onları belirli bir süreye-ecelleri gelinceye kadar-erteliyor. Muhakkak ki Allah kullarının görmektedir. (Bak. 16.61*18.58*35.45)
*************************************************************
FÂTIR SÛRESİ | Kuran Meali - Kuran Yolcularına Selamlar