37/66 SÂFFÂT SÛRESİ
(Saf tutanlar/sıra sıra dizilenler manasındaki adını ilk âyetinde geçen sâffât kelimesinden almaktadır. Mekke döneminde nazil olmuştur. Mushaf’ta 37’nci, inişte 66’ncı sıradadır ve 182 âyettir.)
E’ûzu bi’llâhi min’eş-şeytâni’r-racîm/kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım. Bismillâhirrahmânirrahim/Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla.
1.Ve saf tutanlara/sıra sıra dizilenlere,
2.Set çekenlere/engel olanlara,
3.Zikri/Kur’an’ı okuyanlara,
4.Şüphesiz ki ilâhınız vâhiddir/tekdir,
5.O göklerin ve yerin ve arasındakilerin Rabbidir. Ve doğuların/Güneşin doğduğu yerlerin Rabbidir. (Bak. 11.123*19.65*37.5)
6.Biz, dünya göğünü gezeğenlerin ziynetiyle süsledik.
(Bak. 15.16-18*37.6*41.12*67.5)
7.Ve onu isyankâr şeytanlardan koruduk. (Bak. 2.36*6.112*7.13,22-25* 15.17*37.6-8*41.12*67.5*71.17-18*72.8-11)
8.Onlar, Mele-i A’lâ’yı/yüce melekleri dinleyemezler ve her taraftan onlara ışınlar atılır. (Bak. 15.17-18*26.212*37.7-10* 67.5*72.8-9)
9.Onlar kovulurlar ve onlara (ahirette) sürekli azâb vardır.
10.Ancak onlardan kim bir bilgi kırıntısı kaparsa, onu da yakıcı bir şihâb/alev topu takip eder. (Bak. 15.16-18*37.6-10*67.5*72.8-11)
(NOT: Günümüzün lazer silahının bu âyetten ilham alınarak yapıldığını düşünüyorum. Doğrusunu Allah bilir.)
11.Onlara sor: Onları yaratmak mı zor yoksa diğerlerini (gökleri ve yeri) yaratmak mı? Şüphesiz Biz onları cıvık-yapışkan bir çamurdan yarattık.
12.Sen şaşıyorsun ve onlar alay ediyorlar.
13.Ve öğüt verildiği zaman da öğüdü almıyorlar.
14.Ve bir âyet/mucize gördüklerinde alay ediyorlar. (Bak. 21.2*36.46*37.14)
15.Ve derler ki: Bu apaçık bir sihirden başka bir şey değildir!
16.Öldüğümüzde ve toprak ve kemik olduğumuzda biz tekrar diriltilecek miyiz? (Bak.17.49,98*23.82*36.78* 37.16,53*56.47*75.3*79.10-11)
(NOT: Hayat bu dünyadan ibarettir. Biz bir daha diriltilecek değiliz! diyenlerle ilgili âyetler için Bak. En’âm 6.29 dip notu.)
17.Ve geçmişteki atalarımız da mı?
18.De ki: Evet hem de hor ve hâkir olarak (diriltileceksiniz)!
19.Şüphesiz o korkunç bir sesten ibarettir. Onlar şaşkınlıkla bakınırlar!
20.Ve derler ki: Vay başımıza gelenlere. Bu din günüdür/hesap günüdür!
21.Evet bu, yalanlamakta olduğunuz hüküm/ayrılma günüdür! (Bak. 30.56*37.21*44.50*50.20*51.14*52.14*55.43*67.27*70.44*83.17)
22.Toplayın o zâlimleri ve onların yoldaşlarını ve onların taptıklarını!
23.Allah’ın peşi sıra taptıklarını. Onlara cehennemin yolunu gösterin!
24.Ve onları tutun, şüphesiz ki onlar sorguya çekilecekler! (Bak. 19.69-70*27.83*37.21-24*41.19)
25.Size ne oldu da yardımlaşmıyorsunuz?
26.Hayır bugün onlar teslim olmuştur.
27.Ve birbirlerine dönüp hesap sorarlar.
28.Derler ki: Siz bize hep sağdan geliyordunuz!
29.Derler ki: Hayır, siz iman edenlerden değildiniz!
30.Bizim sizin üzerinizde zorlayıcı bir gücümüz yoktu. Bilakis siz azgın bir kavimdiniz!
31.Rabbimizin hükmü bize hakk/gerçek oldu, biz onu tadacağız!
32.Biz sizi azdırdık çünkü biz azgın kimselerdik.
33.Şüphesiz o gün onlar birlikte âzap görecekler. (Bak. 7.38*37.33*40.48*43.39)
34.Biz mücrimleri/suçluları böyle cezalandırırız.
35.Şüphesiz ki onlara; Allah’tan başka ilâh yoktur! denildiğinde kibirli davranırlardı.
36.Ve derler ki: Mecnun bir şair için ilâhlarımızı terk mi edeceğiz?
37.Hayır o/Rasûl hakkı/gerçeği getirdi ve önceki Rasûlleri tasdik etti.
38.Şüphesiz siz, elîm bir azâbı tadacaksınız!
39.Ve yaptıklarınızın dışında başka bir ceza çekmeyeceksiniz! (Sadece yaptıklarınızı çekeceksiniz.)
40.Allah’ın ihlaslı kulları bu cezalardan müstesnadır.
41.İşte onlar için bilinen bir rızık vardır.
42.Ve onlara meyveler ikram edilir.
43.Naim cennetlerinde.
44.Tahtlar üzerine karşılıklı otururlar.
45.Etraflarında pınarlardan doldurulmuş kadehler dolaştırılır.
46.İçenlere lezzet veren berrak içecekler.
47.Baş ağrıtmayan ve sarhoş etmeyen içecekler.
(Bak. 37.47*52.23*56.18-19*78.34)
48.Ve yanlarında dikkatlerini/bakışlarını ayırmayan garson kızlar vardır. (Bak.37.48*38.52*44.54*52.20* 55.56,72*56.17-23*78.33)
49.Onlar saklı yumurta gibidir (bembeyazdır).
50.Onlar birbirleriyle sohbet ederler. (Bak. 37.50*56.17-23)
51.İçlerinden biri dedi ki: Benim bir arkadaşım vardı,
52.Derdi ki: Sen de mi tasdik edenlerdensin?
53.Biz ölüp ve toprak ve kemik olduğumuzda hesaba çekilecek miyiz? (Bak.17.49,98*23.82*36.78*37.16,53*56.47*75.3*79.10-11) 54.Dedi ki: Onun halini görmek ister misiniz?
55.Araştırınca onu cehennemin ortasında gördü. 56.Dedi ki: Allah’a yemin olsun ki, az daha beni de mahvedecektin!
57.Ve Rabbimin nimeti olmasaydı, şimdi ben de oraya/cehenneme atılanlardan olacaktım.
58.Bir daha ölmeyeceğiz, değil mi?
59.İlk ölümümüzden başka ve azâp görmeyeceğiz?
60.Şüphesiz ki bu büyük bir başarıdır!
61.Çalışanlar böyle bir başarı için çalışsınlar.
62.İkram olarak bu mu hayırlı yoksa zakkum ağacı mı?
(Bak. 17.60*37.62*44.43-46*56.52)
63.Şüphesiz Biz onu/zakkumu zâlimler için bir fitne/ imtihan kıldık.
64.Şüphesiz ki o/zakkum cehennemin dibinde yetişen bir ağaçtır.
65.Tomurcukları şeytanların başları gibidir.
66.Onlar/zâlimler ondan yerler, karınlarını onunla doldururlar.
67.Sonra onun üzerine onlar için kaynar sudan bir içecek vardır.
68.Sonra onların dönecekleri yer elbette cehennemdir.
69.Şüphesiz ki onlar atalarını dâlalette/sapıklıkta buldular.
70.Kendileri de onların/atalarının peşinden koştular.
71.Ve andolsun onlardan öncekilerin çoğu doğru yoldan sapmıştı.
72.Ve andolsun ki içlerinden uyarıcılar göndermiştik.
73.Uyarılanların akıbetinin ne olduğuna bir bak.
74.Allah’ın ihlâslı kulları başkadır.
75.Ve andolsun ki Nûh (Bize) yakarmıştı. Biz de ona güzel bir karşılık vermiştik.
76.Ve onu ve ailesini büyük bir sıkıntıdan kurtarmıştık.
77.Ve onun neslini/soyunu bâki kıldık.
78.Ve sonradan gelenler içinde ona dair işaretler bıraktık.
79.Âlemlerin içinde Nûh’a selam olsun!
80.Biz, iyileri işte böyle ödüllendiririz.
81.Şüphesiz ki o/Nûh mü’min kullarımızdandı.
82.Sonra diğerlerini (suda) boğduk.
83.Ve şüphesiz ki İbrâhîm onun/Nûh’un yolundan gidenlerdendi.
84.O/İbrâhîm tertemiz bir kalple Rabbine gelmişti.
85.Babasına ve kavmine dedi ki: Siz neye kulluk ediyorsunuz?
86.Allah’ın peşi sıra uydurma ilâhlara mı?
87.Âlemlerin Rabbi hakkında ne düşünüyorsunuz?
88.Yıldızlara şöyle bir baktı,
89.Dedi ki: Ben hastayım!
90.Yüz çevirdiler ondan uzaklaştılar.
91.Onların ilâhlarına yaklaştı ve dedi ki: (size verilenleri) yemez misiniz?
92.Neyiniz var, konuşmuyorsunuz?
93.Sağ eliyle onlara güçlü darbeler indirdi.
94.Koşarak onun yanına geldiler.
95.Dedi ki: Elinizle yonttuklarınıza mı tapıyorsunuz?
96.Sizi de yonttuklarınızı da yaratan Allah’tır!
97.Dediler ki: Onun için bir bina yapın ve onu ateşe atın!
98.Ona tuzak kurmak istediler. Biz onları en aşağılık bir hale getirdik.
(Bak. 21.70*37.98)
99.Ve dedi ki: Ben Rabbime gidiyorum. O bana yol gösterecektir! (Bak.26.62*28.22*29.26*37.99*43.27)
100.Rabbim! Bana, sâlihlerden/iyilerden olacak (bir evlat) bağışla!
101.Biz de ona iyi huylu bir oğul müjdeledik!.
102.Oğlu kendisini anlayacak olgunluğa geldiğinde dedi ki: Ey yavrucuğum! Rüyamda seni boğazladığımı görüyorum, düşün bakalım buna ne dersin? Dedi ki: Ey babacığım, emrolunduğun şeyi yap, inşallah beni sabredenlerden bulacaksın! (Bak.19.54-55*20.132*37.102)
103.İkisi de teslim oldu ve (babası) onu şakağı üzerine yatırdı.
104.Ve ona seslendik: Ey İbrahim!
105.Gerçekten rüyana sadık kaldın. Biz iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız!
106.Şüphesiz bu apaçık bir imtihandı.
107.Ve ona büyük bir kurbanı (koçu) fidye olarak verdik.
108.Ve gelecek nesiller arasında ona (iyi bir ün) bıraktık.
109.İbrahim’e selam olsun!
110.Biz iyi işler yapanları böyle mükafatlandırırız.
111.Şüphesiz ki o mü’min kullarımızdandı.
112.Ve sâlih kullarımızdan İshâk’ı Nebi olarak ona müjdeledik.
113.Ve onu/İbrahim’i ve İshâk’ı bereketli kıldık. Ve onların zürriyetinden muhsinler/iyiler de vardır ve açıkça kendisine zulmedenler de vardır.
114.Ve andolsun ki Mûsâ’ya ve Hârûn’a da ihsanda bulunduk.
115.Ve onları ve kavimlerini büyük bir musibetten/ kölelikten kurtardık.
116.Ve onlara yardım ettik, onlar galip geldiler.
117.Ve onlara gerçekleri açıklayan Kitab’ı verdik.
118.Ve onlara sırâtal müstekıym/dosdoğru yolu gösterdik.
119.Ve onlara gelecek nesiller arasında iyi bir ün bıraktık:
120.Mûsâ’ya ve Hârûn’a selam olsun!
121.Şüphesiz ki Biz iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız.
122.Şüphesiz ki ikisi de Bizim mü’min kullarımızdı.
123.Ve şüphesiz ki İlyâs da gönderilenlerdendi/ Rasûllerdendi.
124.Hani o kavmine dedi ki: Takvâlı olmayacak mısınız?
125.Yaratanların en güzelini bırakıp da Ba’l (putuna) mı tapıyorsunuz?
126.Allah Rabbinizdir ve geçmişteki atalarınızın da Rabbidir.
127.Onu yalanladılar, şüphesiz onlar huzura getirilecekler.
128.Allah’ın ihlaslı kulları müstesnadır.
129.Ve sonradan gelenler için ona (güzel bir hatıra) bıraktık:
130.İlyâs’a selâm olsun!
131.Şüphesiz ki Biz iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız.
132.Şüphesiz ki o/İlyas mü’min kullarımızdandı.
133.Şüphesiz ki Lût da gönderilenlerdendi/ Rasûllerimizdendir.
134.Hani onu ve ailesinin hepsini kurtarmıştık.
135.Ancak geride kalan bir acûze/yaşlı kadın hariç.
(Bak 7.83*15.60*27.57*29.32*37.135)
136.Sonra diğerlerinin hepsini helâk ettik. (Bak. 26.171*37.135)
137.Ve şüphesiz ki siz gündüz onların yurtlarından gelip-geçiyorsunuz.
138.Ve geceleyin de. Hâlâ düşünmez misiniz?
139.Ve şüphesiz ki Yûnus da gönderilenlerdendi/ Rasûllerimizdendi.
140.Hani o, dolu bir gemiye binip (ülkesinden) kaçmıştı.
141.Kur’a çektiler ve kaybedenlerden oldu.
142.Ve kendini kınayıp dururken bir balık onu yutmuştu.
143.Eğer o, tesbih edenlerden/Allah’ın şanını yüceltenlerden olmasaydı,
144.Yeniden diriliş gününe kadar balığın karnında kalırdı.
145.Onu ıssız bir yere bıraktık. Ve o bitkin bir haldeydi.
146.Üzerinde geniş yapraklı bir bitki bitirdik.
147.Ve onu, nüfusu yüz bin veya daha fazla bir kavme (Rasûl olarak) gönderdik.
148.Onlar iman ettiler. Biz de onları bir süre daha yaşattık. (Bak 10.98*21.88*37.148*68.50)
149.Onlara sor: Rabbinin payına kızlar ve onlara da erkekler, öyle mi? (Bak. 2.116*6.100*16.57,62*17.40*19.88-93*37.149-157*43.15-17,19* 52.39*53.21-22)
150.Yoksa melekleri dişi olarak yarattık da onlar buna şahit mi oldular? (Bak.37.150*43.19)
151.Dikkat edin! Şüphesiz ki onlar iftira ederek diyorlar ki:
152.Allah çocuk edindi! Ve şüphesiz ki onlar yalancıdırlar.
153.(Allah) Kızları oğullara tercih mi etmiş?
(Bak. 16.57,62*37.153-154*43.15-16*52.39*53.21)
154.Size ne oldu? Nasıl hüküm veriyorsunuz? (Bak. 10.35*37.154*68.36)
155.Hiç düşünmüyor musunuz?
156.Yoksa elinizde açık bir delil mi var?
157.Eğer doğru söylüyorsanız Kitabınızı getirin.
158.Ve O’nunla/Allah’la ve cinlerin arasında neseb/soy bağı uydurdular. Ve andolsun ki cinler kendilerinin (huzurda) hazır tutulacaklarını bilirler.
159.Allah onların nitelemelerinden Sübhân’dır/münezzehtir. (Bak.6.100*37.159)
160.Allah’ın ihlaslı kulları hariçtir!
161.Şüphesiz ki siz ve kulluk ettikleriniz,
162.O’na/Allah’a karşı kimseyi fitneye düşüremezsiniz.
163.Cehenneme atılacak olanlar hariç.
164.(Melekler) Derler ki: Bizim herbirimizin belli bir makamı vardır!
165.Ve şüphesiz ki biz saf-saf dizilenleriz!
166.Ve şüphesiz biz tesbih edenleriz/yüceltenleriz!
167.Ve (müşrikler) şöyle derler:
168.Eğer öncekilere gelen bir zikir/Kitap yanımızda olsaydı,
169.Biz de Allah’ın ihlaslı kullarından olurduk!
(Bak.6.156-157*37.169*39.57)
170.Ama şimdi onu/Kitabı inkâr ediyorlar, ilerde öğrenecekler!
171.Ve andolsun ki gönderdiğimiz/Rasûllere söz verdik.
172.Onlar/Rasûller mutlaka yardım görecekler.
(Bak. 2.214*6.34*12.110*22.40*37.171-172*40.51*47.7)
173.Ve şüphesiz ki bizim ordularımız galip gelecektir.
(Bak. 3.139*5.56*28.35*37.173*58.21)
174.Bir süre onlardan yüz çevir/uzak dur.
175.Ve onları gözetle. Yakında onlar görecekler.
176.Azâbımızın acele gelmesini mi istiyorlar? (Bak. 26.204*37.176)
177.Azâbımız yurtlarına indiği vakit, uyarılmış olanların sabahları ne kötüdür.
178.Ve onlardan bir süre yüz çevir.
179.Ve bak, yakında görecekler.
180.İzzet sahibi Rabbin, onların niteledikleri şeylerden Sübhân’dır/ münezzehtir.
181.Ve O’nun bütün Rasûllerine selam olsun.
182.Ve hamd/övgüler âlemlerin Rabbi olan Allah’a’dır.
****************************************************************
SÂFFÂT SÛRESİ | Kuran Meali - Kuran Yolcularına Selamlar