21 Temmuz 2026 Salı
MENÜ
SON YAZILAR

ZÂRİYÂT SÛRESİ

51/87 ZÂRİYÂT SÛRESİ

(Sûre adını, ilk âyetindeki esip-savuran rüzgârlar anlamına gelen zâriyât kelimesinden almıştır. Mekke döneminde nâzil olmuştur. Mushaf’da 51’nci, inişte 87’nci sıradadır ve 60 âyettir.)

E’ûzu bi’llâhi min’eş-şeytâni’r-racîm/kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım. Bismillâhirrahmânirrahim/Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla.

1.O zâriyâta/esip-savuran rüzgârlara,

2.O ağırlık taşıyanlara, (Bak. 51.2*73.5)

3.O kolayca akıp gidenlere,

4.O işleri taksim edenlere,

5.Şüphesiz ki size vaad edilenler doğrudur,

6.Ve o Din Günü/Hesap Günü mutlaka gerçekleşecektir. (Bak. 6.134*51.6)

7.Ve yörüngeleri olan o göğe and olsun ki,

8.Muhakkak ki siz çelişkili sözler içindesiniz.

9.Savrulanlar kendi aleyhine savrulurlar.

10.Kahrolsun o yalancılar!

11.Şüphesiz ki onlar gaflet içinde şuursuzdur!                                                        12.O Din Günü/Mahşer Günü ne zaman olacak diyorlar?

13.O Gün/Mahşer Günü onlar ateşte azâp görecekler.

14.Cezanızı tadın, acele istediğiniz işte budur!                                                              (Bak. 2.28*6.29*10.34,51*13.5*19.66*51.14)

15.Şüphesiz ki muttâkiler cennetlerde ve pınar başlarındadır.                  (Bak.15.45-46*51.15)

16.Rablerinin kendilerine verdiğini alırlar, şüphesiz ki onlar daha önce muhsinîn/iyilerdendi. (Bak. 2.195*51.16)

17.Onlar, geceleri çok az uyurlardı. (Bak. 25.64*32.15-16*39.9*51.17)

18.Ve onlar seher vakitlerinde istiğfar ederlerdi (bağışlanma dilerlerdi).        (Bak. 3.17*51.18)

19.Ve mallarında yardım isteyenlere ve yoksullara pay vardır.                 

20.Ve gerçeği kavrayanlar için yeryüzünde nice âyetler/deliller vardır.

21.Ve kendi nefislerinde de (âyetlerin/delillerin varlığını) görmüyor musunuz? (Bak. 12.105*41.53*45.3-4*51.21)

22.Ve rızkınız ve size vaad edilenler göktedir. (Bak.40.13*51.22)

23.Göğün ve yerin Rabbine andolsun ki şüphesiz ki bunlar tıpkı sizin konuşmanız gibi (gerçektir).

24.İbrâhîm’in ağırladığı misafirlerin/meleklerin haberi sana ulaştı mı?            (Bak. 15.51-60*11.69-76*51.24-34)

25.Hani onlar/melekler İmrâhîm’in yanına girdiklerinde dediler ki: Selâm sana! (İbrâhîm) Dedi ki: Selâm! Bilinmedik bir kavim bunlar? (Bak. 15.52-53*51.25)

26.Hemen ailesinin yanına gitti ve semiz bir buzağı eti getirdi.

27.Onu önlerine koydu dedi ki: Yemez misiniz/buyrun yeyin?                    (Bak.11.69-70*15.52-62)

28.(Yemediklerini görünce) içine bir korku düştü. Dediler ki: Korkma! Ve ona/İbrâhim’e âlim bir oğul müjdelediler. (Bak. 11.69-71*51.28)

29.Derken karısı çığlık atarak ve ellerini yüzüne vurarak geldi ve dedi ki: Ben kısır bir kocakarıyım (nasıl oğlum olacak)? (Bak. 3.47*19.8-9*11.72-73*51.29)

30.Dediler ki: Evet öyle (ama), Rabbin böyle buyurdu! Şüphesiz ki O Hakîm’dir/hikmet sahibidir, Alîm’dir/ bilendir. (Bak. 11.71-73*51.30)

31.(İbrâhîm) Dedi ki: Ey elçiler! Sizin asıl amacınız nedir? (Bak.15.57-58*51.31)

32.Dediler ki: Biz mücrim/suçlu bir kavme (Lût kavmine) gönderildik!

33.Li nursile aleyhim hicâretem min tıyn/çamurdan pişirilmiş taşları üzerlerine yağdıracağız. 

34.Müsevvemeten ınde rabbike lil müsrifîn/Rabbin katında müsrifler/aşırı gidenler için işaretlenmiştir.                                           

[NOT:33-34 âyetlere birlikte meal verilirse şöyle olacaktır:

Li nursile aleyhim hicâretem min tıyn. Müsevvemeten ınde rabbike lil müsrifin: Rabbin katında müsrifler/aşırı gidenler için işaretlenmiş çamurdan pişirilmiş taşları üzerlerine yağdıracağız.

(Her taşın kimi vuracağı Rabbin katında işaretlenmiştir! Karavana yoktur ve kaçıp kurtulmak asla mümkün değildir!)]

(Bak. 11.82-83*15.74*51.32-34*54.32-34*105.1-5)

35.Orada bulunanlardan mü’minleri çıkardık.

36.Zaten orada bir hane/ev dışında hiçbir müslüman bulamadık.

37.Ve elem verici azâptan korkanlar için orada bir âyet/belge bıraktık.                (Bak. 7.80-84*11.82-83*15.58-76* 26.160-174*27.54-58*29.28-35*             37.133-138*51.32-34)

38.Ve Mûsâ’da da (dersler var). Onu apaçık bir sultanla/belgeyle Firavun’a göndermiştik. (Bak. 7.103*51.38)

39.O/Firavun, ordusuyla birlikte yüz çevirdi. Ve dedi ki: O sihirbaz veya mecnun biridir! (Bak. 6.7*51.39)

40.Onu/Firavun’u ve ordularını yakalayıp denize/suya attık. O, kendini kınamaktaydı! (Bak. 2.50*7.136,138* 10.90*20.78* 26.60-67*28.40*                43.55-56*51.40)

41.Ve Âd kavminde de ibretler vardır. Onların üzerine kasıp-kavuran bir fırtına göndermiştik. (Bak. 9.70*11.58-60*14.9*22.42*25.38*51.41)

42.Üzerinden geçtiği hiçbir şeyi bırakmıyor, hepsini kül gibi savuruyordu. (Bak. 46.21-28*51.42)

43.Ve Semûd kavminde de ibretler var. Hani onlara dendi ki: Bir süreliğine istifade edin!

44.Rablerinin emirlerine karşı çıktılar. Onları yıldırım çarptı. Ve onlar bakakaldılar. (Bak. 11.61-68*51.44)

45.Ayağa kalkmaya güçleri yetmedi ve yardım da görmediler.

46.Daha önce Nûh’un kavmini de (helâk etmiştik). Çünkü onlar fâsık/yoldan çıkmış bir kavim idiler. (Bak. 11.25,40-48*51.46)

47.Ve o göğü kudretimizle Biz inşa/bina ettik. Ve onu Biz genişletiriz.

48.Ve o yeryüzünü de Biz döşedik. Ne güzel döşeyiciyiz. (Bak. 13.3*51.48)

49.Ve her şeyden iki çift yarattık. Umulur ki düşünürsünüz.                                      (Bak. 36.36*43.12*50.7*51.49)

50.Allah’a koşun. Ben O’nun tarafından size gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım. (Bak 7.184*51.50)

51.Ve Allah ile beraber başka ilâhlar edinmeyin. Ben O’nun size gönderdiği apaçık bir uyarıcıyım. (Bak. 16.51*17.22,39*21.22*50.26*51.51)

52.İşte böyle; onlardan öncekiler de kendilerine gelen Rasûllere dediler ki: O bir sihirbaz veya mecnundur! (Bak. 6.7*51.52)

53.Bunu birbirlerine vasiyet mi ettiler? Aslında onlar azgın bir kavimdir.

54.Sen onlardan yüz çevir, kınanacak olan sen değilsin.

55.Ve (Kur’an’la) hatırlat. Çünkü hatırlamak mü’minlere fayda verir.             

(Bak. 7.2*51.55)

56.Ve Ben cinleri ve insanları ancak/sadece bana kulluk etsinler diye yarattım. (Bak. 4.36*9.31*11.7*51.56)

57.Onlardan bir rızık istemiyorum ve Beni doyurmalarını da istemiyorum.            (Bak. 20.132*51.57)

58.Şüphesiz ki rızkı veren Allah’tır, kuvvet sahibidir, güçlüdür.

59.Şüphesiz ki zulmedenler, arkadaşlarının azâbı gibi bir azâba uğrayacaklardır. O halde onu acele istemesinler. (Bak. 39.51*47.10*51.59)

60.Kendilerine vaad edilen gün/Mahşer Günü’nü inkâr edenlerin vay haline! (Bak 43.83*51.60*70.42)

****************************************************************