51/87 ZÂRİYÂT SÛRESİ
(Sûre adını, ilk âyetindeki esip-savuran rüzgârlar anlamına gelen zâriyât kelimesinden almıştır. Mekke döneminde nâzil olmuştur. Mushaf’da 51’nci, inişte 87’nci sıradadır ve 60 âyettir.)
E’ûzu bi’llâhi min’eş-şeytâni’r-racîm/kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım. Bismillâhirrahmânirrahim/Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla.
1.O zâriyâta/esip-savuran rüzgârlara,
2.O ağırlık taşıyanlara, (Bak. 51.2*73.5)
3.O kolayca akıp gidenlere,
4.O işleri taksim edenlere,
5.Şüphesiz ki size vaad edilenler doğrudur,
6.Ve o Din Günü/Hesap Günü mutlaka gerçekleşecektir. (Bak. 6.134*51.6)
7.Ve yörüngeleri olan o göğe and olsun ki,
8.Muhakkak ki siz çelişkili sözler içindesiniz.
9.Savrulanlar kendi aleyhine savrulurlar.
10.Kahrolsun o yalancılar!
11.Şüphesiz ki onlar gaflet içinde şuursuzdur! 12.O Din Günü/Mahşer Günü ne zaman olacak diyorlar?
13.O Gün/Mahşer Günü onlar ateşte azâp görecekler.
14.Cezanızı tadın, acele istediğiniz işte budur! (Bak. 2.28*6.29*10.34,51*13.5*19.66*51.14)
15.Şüphesiz ki muttâkiler cennetlerde ve pınar başlarındadır. (Bak.15.45-46*51.15)
16.Rablerinin kendilerine verdiğini alırlar, şüphesiz ki onlar daha önce muhsinîn/iyilerdendi. (Bak. 2.195*51.16)
17.Onlar, geceleri çok az uyurlardı. (Bak. 25.64*32.15-16*39.9*51.17)
18.Ve onlar seher vakitlerinde istiğfar ederlerdi (bağışlanma dilerlerdi). (Bak. 3.17*51.18)
19.Ve mallarında yardım isteyenlere ve yoksullara pay vardır.
20.Ve gerçeği kavrayanlar için yeryüzünde nice âyetler/deliller vardır.
21.Ve kendi nefislerinde de (âyetlerin/delillerin varlığını) görmüyor musunuz? (Bak. 12.105*41.53*45.3-4*51.21)
22.Ve rızkınız ve size vaad edilenler göktedir. (Bak.40.13*51.22)
23.Göğün ve yerin Rabbine andolsun ki şüphesiz ki bunlar tıpkı sizin konuşmanız gibi (gerçektir).
24.İbrâhîm’in ağırladığı misafirlerin/meleklerin haberi sana ulaştı mı? (Bak. 15.51-60*11.69-76*51.24-34)
25.Hani onlar/melekler İmrâhîm’in yanına girdiklerinde dediler ki: Selâm sana! (İbrâhîm) Dedi ki: Selâm! Bilinmedik bir kavim bunlar? (Bak. 15.52-53*51.25)
26.Hemen ailesinin yanına gitti ve semiz bir buzağı eti getirdi.
27.Onu önlerine koydu dedi ki: Yemez misiniz/buyrun yeyin? (Bak.11.69-70*15.52-62)
28.(Yemediklerini görünce) içine bir korku düştü. Dediler ki: Korkma! Ve ona/İbrâhim’e âlim bir oğul müjdelediler. (Bak. 11.69-71*51.28)
29.Derken karısı çığlık atarak ve ellerini yüzüne vurarak geldi ve dedi ki: Ben kısır bir kocakarıyım (nasıl oğlum olacak)? (Bak. 3.47*19.8-9*11.72-73*51.29)
30.Dediler ki: Evet öyle (ama), Rabbin böyle buyurdu! Şüphesiz ki O Hakîm’dir/hikmet sahibidir, Alîm’dir/ bilendir. (Bak. 11.71-73*51.30)
31.(İbrâhîm) Dedi ki: Ey elçiler! Sizin asıl amacınız nedir? (Bak.15.57-58*51.31)
32.Dediler ki: Biz mücrim/suçlu bir kavme (Lût kavmine) gönderildik!
33.Li nursile aleyhim hicâretem min tıyn/çamurdan pişirilmiş taşları üzerlerine yağdıracağız.
34.Müsevvemeten ınde rabbike lil müsrifîn/Rabbin katında müsrifler/aşırı gidenler için işaretlenmiştir.
[NOT:33-34 âyetlere birlikte meal verilirse şöyle olacaktır:
Li nursile aleyhim hicâretem min tıyn. Müsevvemeten ınde rabbike lil müsrifin: Rabbin katında müsrifler/aşırı gidenler için işaretlenmiş çamurdan pişirilmiş taşları üzerlerine yağdıracağız.
(Her taşın kimi vuracağı Rabbin katında işaretlenmiştir! Karavana yoktur ve kaçıp kurtulmak asla mümkün değildir!)]
(Bak. 11.82-83*15.74*51.32-34*54.32-34*105.1-5)
35.Orada bulunanlardan mü’minleri çıkardık.
36.Zaten orada bir hane/ev dışında hiçbir müslüman bulamadık.
37.Ve elem verici azâptan korkanlar için orada bir âyet/belge bıraktık. (Bak. 7.80-84*11.82-83*15.58-76* 26.160-174*27.54-58*29.28-35* 37.133-138*51.32-34)
38.Ve Mûsâ’da da (dersler var). Onu apaçık bir sultanla/belgeyle Firavun’a göndermiştik. (Bak. 7.103*51.38)
39.O/Firavun, ordusuyla birlikte yüz çevirdi. Ve dedi ki: O sihirbaz veya mecnun biridir! (Bak. 6.7*51.39)
40.Onu/Firavun’u ve ordularını yakalayıp denize/suya attık. O, kendini kınamaktaydı! (Bak. 2.50*7.136,138* 10.90*20.78* 26.60-67*28.40* 43.55-56*51.40)
41.Ve Âd kavminde de ibretler vardır. Onların üzerine kasıp-kavuran bir fırtına göndermiştik. (Bak. 9.70*11.58-60*14.9*22.42*25.38*51.41)
42.Üzerinden geçtiği hiçbir şeyi bırakmıyor, hepsini kül gibi savuruyordu. (Bak. 46.21-28*51.42)
43.Ve Semûd kavminde de ibretler var. Hani onlara dendi ki: Bir süreliğine istifade edin!
44.Rablerinin emirlerine karşı çıktılar. Onları yıldırım çarptı. Ve onlar bakakaldılar. (Bak. 11.61-68*51.44)
45.Ayağa kalkmaya güçleri yetmedi ve yardım da görmediler.
46.Daha önce Nûh’un kavmini de (helâk etmiştik). Çünkü onlar fâsık/yoldan çıkmış bir kavim idiler. (Bak. 11.25,40-48*51.46)
47.Ve o göğü kudretimizle Biz inşa/bina ettik. Ve onu Biz genişletiriz.
48.Ve o yeryüzünü de Biz döşedik. Ne güzel döşeyiciyiz. (Bak. 13.3*51.48)
49.Ve her şeyden iki çift yarattık. Umulur ki düşünürsünüz. (Bak. 36.36*43.12*50.7*51.49)
50.Allah’a koşun. Ben O’nun tarafından size gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım. (Bak 7.184*51.50)
51.Ve Allah ile beraber başka ilâhlar edinmeyin. Ben O’nun size gönderdiği apaçık bir uyarıcıyım. (Bak. 16.51*17.22,39*21.22*50.26*51.51)
52.İşte böyle; onlardan öncekiler de kendilerine gelen Rasûllere dediler ki: O bir sihirbaz veya mecnundur! (Bak. 6.7*51.52)
53.Bunu birbirlerine vasiyet mi ettiler? Aslında onlar azgın bir kavimdir.
54.Sen onlardan yüz çevir, kınanacak olan sen değilsin.
55.Ve (Kur’an’la) hatırlat. Çünkü hatırlamak mü’minlere fayda verir.
(Bak. 7.2*51.55)
56.Ve Ben cinleri ve insanları ancak/sadece bana kulluk etsinler diye yarattım. (Bak. 4.36*9.31*11.7*51.56)
57.Onlardan bir rızık istemiyorum ve Beni doyurmalarını da istemiyorum. (Bak. 20.132*51.57)
58.Şüphesiz ki rızkı veren Allah’tır, kuvvet sahibidir, güçlüdür.
59.Şüphesiz ki zulmedenler, arkadaşlarının azâbı gibi bir azâba uğrayacaklardır. O halde onu acele istemesinler. (Bak. 39.51*47.10*51.59)
60.Kendilerine vaad edilen gün/Mahşer Günü’nü inkâr edenlerin vay haline! (Bak 43.83*51.60*70.42)
****************************************************************
ZÂRİYÂT SÛRESİ | Kuran Meali - Kuran Yolcularına Selamlar