66/73 EN’ÂM SÛRESİ
(En’âm, (koyun, keçi, sığır ve deve gibi) geviş getiren evcil hayvanlar anlamına gelmektedir. En’âm kelimesi 136ncı,138nci,139ncu ve 142nci âyetlerde geçmektedir. Sûrenin büyük bir kısmı Mekke döneminde nazil olmuş, bazı âyetleri de Medine döneminde nâzil olmuştur. Mushaf’da 6’ncı inişte 73’ncü sıradadır ve 165 âyettir.)
E’ûzu bi’llâhi min’eş-şeytâni’r-racîm/kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım. Bismillâhirrahmânirrahim/Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla.
1.O hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve nûr’u/aydınlığı var eden Allah’a mahsustur. Sonra kâfirler başkalarını/ilahlarını Rablerine denk tutuyorlar. (Bak.1.1*6.1*18.1*34.1*35.1)
(NOT: Hamd: Övgüye ve şükre lâyık olan, noksanlığı bulunmayan gibi anlamları ifade etmektedir. Kâfirlerin başkalarını/ilahlarını Rablerine denk tutması, onların Allah’a şirk koşması demektir.)
2.O sizi tıyn’den/balçıktan yarattı sonra bir ecel/süre belirledi. O’nun katında bir ecel-i müsemmâ/belirlenmiş bir ecel daha vardır. Sonra siz şüphe ediyorsunuz. (Bak. 6.2*17.99*46.33*50.15*79.27-28)
3.Ve O, göklerde ve yerde Allah’tır. Gizlinizi ve açığa vurduklarınızı da bilir ve kazandıklarınızı bilir. (Bak.2.77*3.5*6.3*11.5*14.38* 16.19,23*20.7*21.4*24.29*27.25,74*28.69*36.76*64.4*87.7)
4.Ve onlara Rablerinin âyetlerinden bir âyet geldiğinde, mutlaka ondan yüz çevirirler.
5.Kendilerine gelen hakkı/gerçeği yalanladılar. Yalanladıkları şeyin haberleri yakında onlara gelecektir.
6.Kendilerinden önce nice nesilleri helâk ettiğimizi görmediler mi? Onlara; yer yüzünde size vermediğimiz imkânları vermiş, gökten bol yağmurlar indirmiş ve bağ ve bahçelerinde ırmakları akıtmıştık. İşledikleri günâhları sebebiyle onları helâk ettik ve onların ardından başka nesiller var ettik. (Bak. 6.6*11.52*17.17,30*41.15)
7.Ve eğer sana, kâğıda yazılı bir Kitap indirseydik, ona elleriyle dokunsalardı o kâfirler derlerdi ki: Bu ancak apaçık bir sihirdir!
8.Ve dediler ki: Ona bir melek indirilmesi gerekmez miydi? Ve eğer bir melek indirseydik işleri bitirilmiş olurdu ve sonra onlara göz açtırılmazdı. verilmezdi!
(NOT: Dediler ki: Bu nasıl Rasûl? Yiyip içiyor, çarşılarda dolaşıyor. Ona kendisiyle birlikte bir melek indirilmesi gerekmez miydi? (Bak. 6.8-9*25.7)
9.Eğer onu/Rasûl’ü bir melek yapsaydık, onu insan şeklinde yapardık ve onları yine şüpheye düşürürdük.
10.Ve andolsun ki senden önceki Rasûl’lerle de alay etmişlerdi, alay ettikleri şey onları çepeçevre kuşattı/cezalandırdı. (Bak. 2.137*6.10*13.32*15.11,95*21.41*36.30)
11.De ki:Yeryüzünde dolaşın sonra yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu görün!
12.De ki: Göklerde ve yerde olanlar kimindir? De ki: Rahmeti kendi üzerine yazan/ilke edinen Allah'ındır! Geleceğinden şüphe olmayan Kıyamet Günü mutlaka sizi bir araya toplayacaktır. Kendilerine yazık edenler/kâfirler onlar iman etmezler. (Bak. 1.2*6.12,147*7.156)
13.Ve gecenin ve gündüzün içinde barınan her şey O’nundur. Ve O; Semî’dir/işitendir, Alîm’dir/bilendir.
14.De ki: Göklerin ve yerin Fâtır’ı olan ve herkesi beslediği halde kendisi beslenme ihtiyacı olmayan Allah’tan başkasını mı veli/destekçi edineyim? De ki: Bana, Allah’a tam bir teslimiyetle teslim olanların öncüsü/ilki olmam ve asla müşriklerden olmamam! emredildi.
(Bak.6.14,163*23.88*35.1*39.46*42.11*)
(NOT: Fâtır teriminin: Yoktan var eden, yarıp çıkaran, yaratma sürecini başlatan, yaratılış ve işleyiş yasalarını koyan gibi manaları vardır.)
(Bak. 2.257*3.28,68*4.144*5.51,55-57*6.14,125-127*9.23,116*45.19* 60.1,9)
15.De ki: Eğer Rabbime isyan edersem, büyük bir günün/Kıyamet Günü’nün azâbından korkarım.(Bak. 6.15*17.73-75* 46.8*53.2-4*69.43-47) 16. O Gün/Mahşer Günü kim azâptan uzak tutulursa ona rahmet edilmiştir. İşte apaçık kurtuluş budur. 17.Ve Allah sana bir sıkıntı/zarar verirse onu O’ndan başka giderecek kimse yoktur. Ve eğer O sana bir hayır/iyilik dokundurursa O her şeye Kâdir’dir/gücü yetendir.
18.Ve O, kulları üzerinde tam hüküm/eğemenlik sahibidir. Ve O Hâkimdir/hikmet sahibidir, Habir’dir/haberdardır.
19.De ki: Şahitlik yönünden hangi şey en büyüktür? De ki: Benim ve sizin aranızda Allah şahittir. Ve bana vahyedildi ki bu Kur'an ile; sizi ve kime ulaşırsa ulaştığı herkesi onunla uyarayım! Yoksa siz Allah ile birlikte başka ilahların olduğuna şahitlik mi ediyorsunuz? De ki: Ben şahitlik etmem! De ki: Şüphesiz ki O tek bir ilâh’tır. Ve şüphesiz ki ben, şirk/ortak koştuğunuz şeylerden uzağım! (Bak. 6.19,92-93)
20.Kendilerine Kitap verdiklerimiz/Ehl-i Kitap, onu kendi oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Kendilerine yazık edenler ise ona iman etmezler.
21.Ve uydurdukları yalanlarla Allah’a iftira edenden veya O’nun âyetlerini yalanlayandan daha zâlim kim olabilir! Şüphesiz ki zâlimler kurtuluşa eremezler.
EN’ÂM SÛRESİ AÇIKLAMALARI
AÇIKLAMA-1 :UYDURDUKLARI YALANLARLA ALLAH’A İFTİRA EDENDEN VEYA O’NUN ÂYETLERİNİ YALANLAYANDAN DAHA ZÂLİM KİM OLABİLİR? (Bak. 6.21,93,144*7.37*10.17-18*11.18-20* 18.15*29.68*35.40*39.32-35*61.7-9)
22.Ve O Gün/Kıyamet Günü onların hepsini bir araya toplayacağız, sonra ortak koşanlara diyeceğiz ki: Boş yere ortak koştuklarınız şimdi nerede? (Bak. 6.22*7.37*16.87)
23.Sonra, Rabbimiz olan Allah’a yemin ederiz ki biz ortak koşan kimseler değildik! demekten başka bahane bulamazlar. (Bak. 6.22-23,93*7.37*16.28,87*47.27-28)
24.Bak! Kendi nefislerine karşı nasıl da yalan uyduruyorlar? Ve (ilah diye) uydurdukları şeyler de onları bırakıp kayboldu.
25.Ve onların içlerinden seni (kötü niyetle) dinleyenler de vardır. Ve (sanki) onların kalplerine perdeler çekeriz ve kulaklarına da ağırlık koyarız! Onlar her türlü âyeti/mucizeyi görseler de yine iman etmezler. Hatta sana geldiklerinde seninle tartışırlar ve kâfirler derler ki: Bu eskilerin masallarından başka bir şey değildir! (Bak. 6.25*17.45-47*21.45*27.80*30.52*39.45*111.1-5)
26.Onlar, kendileri ondan (Kur’an’dan) uzak durdukları gibi başkalarını da ondan uzaklaştırmaya çalışırlar. Ve onlar kendilerini mahvederler de bunu idrak etmezler.
27.Ve ateşin karşısına getirildiklerinde onları bir görsen! Derler ki: Ah keşke geri döndürülsek de Rabbimizin âyetlerini yalanlamayıp biz de mü’minlerden olsaydık. (Bak.6.27*18.53*19.38*32.12)
28.Hayır! Daha önce gizledikleri karşılarına çıktı. Ve eğer dünyaya geriye gönderilseler yasaklanan şeyleri yine yaparlardı. Şüphesiz ki onlar yalancıdır.
29.Ve dediler ki: Hayır! Hayat sadece bu dünya hayatından ibarettir ve biz (bir daha) diriltilecek değiliz. (Bak.6.29*13.5*17.49,98*19.66-67*23.35-37,82-83*27.67-68*32.10-11*36.78-79*37.16-18,53* 44.34-36* 50.3,15*56.47-48*64.7*79.10-11)
30.Ve Rablerinin huzurunda durduklarında onları bir görsen! (Rableri) der ki: Bu gördüğünüz (diriltme) gerçek değil miymiş? Derler ki: Evet! Rabbimize andolsun ki gerçekmiş! (Rableri) Der ki: İnkâr ettiğiniz için azâbı tadın!
31.Allah’ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten hüsrana uğradılar. O Sâat/Kıyamet ansızın geldiğinde; Dünyada yaptıklarından dolayı günâhlarını sırtlarına yüklenmiş bir vaziyette derler ki: Bize yazıklar olsun! Dikkat edin, yüklendikleri şey ne kötüdür!
(NOT: Son saat/Kıyametin kopmasıyla ilgili âyetler için Bak.
6.31*7.187*12.107*14.48*16.77*20.15*22.55*29.53*31.34*33.63*41.47*42.17-18*43.66-67,85*
47.18*53.57-58*79.42-46*82.1-5)
32.Ve dünya hayatı oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir. Ve takvâlı olanlar için âhiret yurdu daha hayırlıdır. Halâ aklınızı kullanmayacak mısınız?
33.Onların söylediklerinin gerçekten seni üzdüğünü elbette biliyoruz. Onlar seni yalanlamıyorlar ve lâkin o zâlimler Allah’ın âyetlerini inkâr ediyorlar.
34.Ve andolsun ki senden önce de Rasûller yalanlanmıştı.
Yalanlanmalarına ve eziyete uğramalarına rağmen onlar sabrettiler. Nihayet yardımımız onlara ulaştı. Ve Allah’ın kelimelerini değiştirebilecek kimse yoktur. Andolsun ki o Rasûllerin haberlerinden bazısı sana da gelmişti. (Bak. 6.34,115*18.27)
35.Ve eğer onların yüz çevirmeleri sana ağır geliyor, gücün de yetiyorsa, yerin derinliklerine doğru bir tünel kaz veya göğe merdiven daya da onlara bir âyet/mucize göster. Ve eğer Allah dileseydi herkesi hidâyet/doğru yol üzerine toplardı. O halde sakın cahillerden olma!
(Bak.5.48*6.35,149*10.99*11.118*13.31*14.4*16.9,93*22.16*35.8*42.8* 74.31)
36.Senin davetini ancak seni dikkatli dinleyenler kabul ederler. Ve ölülere gelince onları ancak Allah diriltir. Sonra O’na/Allah’a döndürülürler.
37.Ve dediler ki: Rabbinden ona/Rasûle bir âyet/mucize indirilmesi gerekmez miydi? De ki: Şüphesiz ki Allah âyet/mucize indirmeye kadirdir! Ve lâkin onların çoğu bunu bilmezler!
38.Ve yeryüzünde hareket eden hiçbir canlı ve gökyüzünde kanat çırparak uçan hiçbir kuş yoktur ki sizin gibi bir ümmet olmasın. Kitap’ta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonra Rablerinin huzurunda toplanacaklar.
39.Ve âyetlerimizi yalanlayanlar karanlıklar içinde kalmış summüv ve bükmün/sağır ve dilsizlerdir. Allah dileyeni/müstehak olanı saptırır ve dileyeni/hak edeni doğru yola iletir.
40.De ki: Bir düşünün, eğer Allah’ın azâbına uğrasanız veya Son Saat/ Kıyamet Günü gelip çatsa, Allah’tan başkasına mı yalvaracaksınız? Eğer doğru sözlüyseniz cevap verin?
41.Hayır, yalnız O’na yalvarırsınız. O, dilerse/uygun görürse duanızı kabul eder ve sıkıntınızı giderir ve siz de ortak koştuklarınızı unutursunuz.
42.Andolsun ki senden önceki ümmetlere de Rasûller gönderdik. Tevazu ile yalvarıp yakarmaları için onları sıkıntı ve darlıklara uğrattık.
43.Kendilerine sıkıntılar gelince yalvarıp yakarsalar olmaz mıydı? Ama şeytan yaptıkları şeyleri onlara süslü gösterdi ve kalpleri katılaştı. (Bak. 6.42-43*8.48*16.63*27.24*29.38*43.36-37)
44.Kendilerine verilen öğüdü unuttukları zaman (varlıkla sınamak için) her şeyin kapılarını açtık. Kendilerine verilen nimetlerle şımardıkları zaman onları ansızın yakaladık. Bütün ümitlerini yitirdiler.(Bak. 3.178*6.44*7.165*19.75*23.76-77*36.75*67.20,27)
45.Zulmeden kavmin kökü kesildi. Ve âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun!
46.De ki: Hiç düşündünüz mü? Eğer Allah sizin işitmenizi ve görmenizi alsa ve kalplerinizi mühürlese Allah’tan başka hangi ilâh onları size geri verebilir? Bak, âyetlerimizi nasıl açıklıyoruz. Sonra onlar yüz çeviriyorlar!
47.De ki: Bir düşünsenize, Allah’ın azâbı aniden veya açıkça gelecek olsa zâlim kavimlerden başkası mı helâk edilir?
48.Ve Biz Rasûllerimizi sadece müjdeleyici ve uyarıcı olarak göndeririz. Kim iman eder ve kendini ıslah ederse/düzeltirse, onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir. (Bak. 2.119*4.165*6.48*17.105*18.56*33.45-46*34.28*48.8)
49.Ve âyetlerimizi yalanlayanlar yoldan çıktıkları için azâba mahkûm edileceklerdir.
50.(Rasûlüm) De ki: Allah’ın hazineleri benim yanımdadır demiyorum ve â/aracısı yoktur! Umulur ki takvâ sahibi olurlar.
(NOT: Şefaat yetkisi sadece Allah’a mahsustur. Mahşerde şefaat edeceğini söyleyen sahtekârlara/müşriklere kanmayın. İlgili âyetler için Bak. 2.255 notu)
52.Ve Rablerinin rızasını isteyerek, sabah akşam O’na yalvaranları yanından kovma! Onların hesabından sen sorumlu değilsin, senin hesabından da onlar sorumlu değiller. Eğer onları yanından kovarsan zalimlerden olursun! (Bak. 6.52*7.2*18.28*20.131*80.1-12)
53.Ve böyle, onları birbirleriyle imtihan ederiz ki: Allah’ın lütfuna layık gördüğü kimseler bunlar mı! desinler. Şükredenleri en iyi bilen Allah değil midir?
54.Ve âyetlerimize iman edenler sana geldiklerinde de ki: Selâmün aleyküm/size selam olsun! Rabbiniz rahmeti kendi üzerine görev yazmıştır. İçinizden kim bilmeyerek bir kötülük yapar, sonra tevbe eder ve ardından kendini ıslah ederse, şüphesiz ki O Gâfur’dur/bağışlayandır, Rahıym’dir/merhametlidir! (Bak. 1.2*6.12,54,147*7.156)
55.Ve işte böyle, âyetlerimizi ayrıntılı olarak açıklıyoruz ki mücrimlerin/ günahkârların yolunun yanlış olduğu iyice belli olsun.
(NOT: Kur’an ayrıntılı olarak açıklanmıştır. İlgili âyetler için Bak.:
6.55,97,98,114126,154*7.32,52,145,174*9.11*10.5,24,37*11.12*12.111*13.2*17.12*30.28*41.3)
56.De ki: Ben, sizin Allah’ın peşi sıra kulluk ettiklerinize kulluk etmekten men edildim! De ki: Ben sizin arzularınıza uymam, aksi halde dalalete/sapıklığa düşmüş olurum ve hidâyete/doğru yola eremem.
57.De ki: Ben Rabbimden gelen açık bir delile dayanıyorum ve siz onu yalanladınız. Sizin acele istediğiniz azâbı vermek benim elimde değildir, hüküm yalnız Allah’ındır. Hakkı O anlatır. Ve O, hakkı batıldan ayıranların en hayırlısıdır.
58.De ki: Acele gerçekleşmesini istediğiniz şey (azâp) benim elimde olsaydı, aramızdaki hüküm çoktan gerçekleşmiş olurdu. Allah zâlimleri en iyi bilendir!
59.Ve gaybın anahtarları O’nun yanındadır, onları yalnız O bilir. O, karada ve denizde olan her şeyi bilir. Ve bir yaprak düşse onu mutlaka bilir. Yerin derinliklerinde bulunan bir tek dane/tohum, canlı ve cansız ne varsa hepsi apaçık bir kitapta kayıtlıdır.
(NOT: Gaybın bilgisi Allah’a aittir.
Bak. 6.59*11.123* 16.77*18.26*27.65*35.38* 49.18*52.41*58.1*68.47)
60.Geceleyin sizi yeteveffâküm/vefat ettiren (ruhunu alan) ve gündüzün neler yaptıklarınızı bilen O’dur/Allah’tır. Sonra ecelüm müsemmâ’yı/
belirlenmiş ecelinizi tamamlamanız için sizi uyandıran/ruhunuzu geri gönderen O’dur. Sonra dönüşünüz O’nadır. Sonra yaptıklarınızı size haber verecektir.
61.Ve O/Allah kulları üzerinde mutlak otorite/egemenlik sahibidir. Ve O size koruyucu melekler gönderir. Sizden birinin mevtü/cesedi ölünce Rasûllerimiz/elçilerimiz (melek-ül mevt) kusur etmeden onu teveffethü/vefat ettirirler.
(Bak. 4.97*6.60-62,93*7.37*8.50*13.11*16.28,32*39.42*47.25-27)
62.Sonra onlar/mevta olanlar hakk/gerçek Mevlâları olan Allah’a döndürülürler. Dikkat edin! Hüküm O’nundur ve O hesabı en seri görendir. (Bak. 3.185*6.60-62,93*16.32*21.35*29.57*39.42)
63.De ki: Karanın ve denizin karanlıklarında başınıza bir musibet gelip de içten içe yalvararak: Eğer O/Allah bizi kurtarırsa kesinlikle şükredenlerden olacağız! dediğinizde sizi kurtaracak olan kimdir?
64.De ki: Sizi ondan ve bütün sıkıntılardan Allah kurtarır! Sonra siz yine O’na şirk koşarsınız! (Bak. 6.63-64*10.12,22-23*11.9*16.53-54*17.67* 29.65*30.33*31.32*39.8,49*42.48)
65.De ki: O size, üstünüzden (gökten) veya ayaklarınızın altından (yerden) azâp göndermeye veya sizi birbirinize düşürerek paramparça bir toplum haline getirmeye de kâdirdir! Bak ayrıntılı olarak âyetlerimizi nasıl açıklıyoruz! Umulur ki anlayabilirler.
66.O hakk/hakikat olduğu halde kavmin onu/Kur’an’ı yalanladı. De ki: Ben size vekil değilim!
67.Her haberin/olayın kararlaştırılmış bir zamanı vardır ve yakında bileceksiniz/öğreneceksiniz!
68.Ve âyetlerimiz hakkında ileri geri konuştukları zaman, onlar konuyu değiştirinceye kadar onlardan yüz çevir. Ve eğer şeytan sana unutturursa hatırladığın zaman o zâlim kavimle birlikte olma.
69.Ve takvâ sahibi olanlara onların hesabından bir sorumluluk yoktur. Ve lâkin bu bir hatırlatmadır, umulur ki takvâlarını korurlar.
70.Ve dünya hayatına aldanarak dinlerini oyun ve eğlence yapanları bırak/terk et. Herkes yaptıklarının karşılığında hak ettiği azâba mahkûm olacağı ve hiç kimsenin Allah’tan başka velisi/koruyucusu ve şefaatçısı/aracısı olmayacağını onlara hatırlat/uyar. Ve eğer fidye olarak her şeyini verse bile ondan kabul edilmeyecektir. İşte bu yaptıklarına karşılık rehin alınan kimseler içindir. İnkâr etmeleri sebebiyle onlara kaynar sudan bir içecek ve elim bir azâp vardır!
Bak.2.48*3.91*5.36*6.51,70*10.54*13.18*14.52*21.45*25.52*34.50*39.47*50.45*53.29*57.15* 70.11-14*
(NOT: Şefaat yetkisi sadece Allah’a mahsustur. Mahşerde şefaat edeceğini söyleyen sahtekârlara/müşriklere kanmayın. İlgili âyetler için Bak. 2.255 notu.)
71.De ki: Allah’ın peşi sıra bize bir fayda ve zarar veremeyen şeylere mi yalvaralım? Ve Allah bizi hidâyete/doğru yola ilettikten sonra gerisin geriye, inkâra mı dönelim? Arkadaşları: Bizimle gel! diyerek doğru yola çağırırken, onları bırakıp da şeytanın ayartmasına kapılan ve yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşan kimse gibi mi olalım? De ki: Şüphesiz ki Allah’ın gösterdiği yol doğru yoldur. Ve bize âlemlerin Rabbine teslim olmamız emrolundu!
(Bak.2.120*3.19,72-73,83-85*5.44-49*6.71*9.33*33.1-2*42.13*43.43* 45.18*48.28*61.9)
72.Ve en ekıymüs salâte/o namazı dosdoğru kılın diye bize emredildi. Ve O’na/Allah’a karşı takvâlı olun ve O’nun huzurunda toplanacaksınız.
73.Ve gökleri ve yeri hakk/gerçek olarak yaratan O’dur. Ve kün/ol dediği gün (her şey) oluşmaya başlar. O’nun sözü hakk’tır/gerçektir. Ve Sur’a üflendiği gün mülk/hükümranlık O’na aittir. O, gaybı/idrak edilemeyeni ve şehadeti/idrak edilenleri de bilir. Ve O, Hakîm’dir/hikmet sahibidir, Habîr'dir/ haberdardır.
(NOT:O gökleri ve yeri hakk ile yarattı! cümlesinin geçtiği âyetler: 6.73*10.5*14.19*15.85*16.3*29.44*30.8*39.5*44.39*45.22*46.3*64.3)
Allah’ın ol! demesiyle ilgili âyetler: 2.117*3.47,59*6.73*16.40*19.35*36.82*40.68*54.50)
74.Ve bir zaman İbrahim, babası Azer’e dedi ki: Sen putları ilâh mı ediniyorsun? Doğrusu seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum! (Bak. 6.74*19.42*21.51*26.70-77*43.26-27)
75.Ve böylece mûkınîn/mûtmain olması için, İbrahim’e göklerin ve yerin melekûtunu/hükümranlığını gösterdik.
76.Gecenin karanlığı çökünce bir kevkebâ/gezegen gördü. Dedi ki: Benim Rabbim bu (mu)! O (kevkeba/gezegen) batınca: Ben batanları sevmem! dedi.
77.Doğarken Ay’ı görünce dedi ki: Benim Rabbim bu (mu)? O batınca: Rabbim bana hidâyet etmeseydi/doğru yolu göstermeseydi, ben de sapık kavimlerden olurdum! dedi.
78.Güneş’i doğarken görünce dedi ki: Bu daha büyük, benim Rabbim bu (mu)? O da batınca dedi ki: Ey kavmim! Ben sizin şirk koştuğunuz şeylerden uzağım!
79.Ben hanîf/Allah’ı birleyen olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana/ Allah’a çevirdim ve ben müşriklerden değilim! (Bak.2.135*3.95*4.125*6.79,161*7.159*16.120,123*22.78)
80.Kavmi onunla tartışmaya girdi. Dedi ki: Beni doğru yola ileten Allah hakkında benimle tartışıyor musunuz? Ben, sizin O’na ortak koştuğunuz şeylerden korkmam. sadece Rabbimin diledikleri olur. Rabbim ilmiyle her şeyi kuşatmıştır, hâlâ düşünmüyor musunuz? (Bak. 2.163*6.80*7.89*20.98*65.12)
81.Allah’ın haklarında hiçbir delil indirmediği şeyleri siz O’na ortak koşmaktan korkmazken ve ben sizin ortak koştuklarınızdan neden korkayım? Bu iki taraftan hangisi emin/güvende olmaya daha lâyıktır? Eğer biliyorsanız söyleyin!
AÇIKLAMA-2: EN’ÂM 74-81’nci ÂYETLERE VERİLEN HATALI MEALLER VE DOĞRUSU:
82.İman edenler ve imanlarına zulüm (şirk) bulaştırmayanlar, işte güven onlarındır ve onlar doğru yolu bulanlardır!
83.Ve işte bunlar, kavmine karşı İbrahim’e verdiğimiz delillerdir. Dilediğimizin (layık olanın) derecelerini yükseltiriz. Şüphesiz ki Rabbin; Hakîm’dir/hikmet sahibidir, Alîm’dir/bilendir.
84.Ve ona/İbrahim’e İshâk’ı ve (İshâk’ın oğlu) Yakûb’u bağışladık, hepsini hidayete/doğru yola ilettik. Daha önce Nûh’u ve onun soyundan gelen Dâvûd’ ve Süleymân’ı ve Eyyûb’u ve Yûsuf’u ve Mûsâ’yı ve Hârûn’u da hidayete/doğru yola ilettik. Ve muhsinîn/güzel davrananları işte böyle mükâfatlandırırız. (Bak. 6.84*11.71*19.49*21.72*29.27)
85.Ve Zekeriyâ’yı ve Yahyâ’yı, İsâ’yı ve İlyâs’ı da (doğru yola ilettik). Hepsi de sâlih kimselerdi.
86.Ve İsmâil’i ve Elyasa’yı ve Yûnus’u ve Lût’u da (doğru yola ilettik) ve hepsini âlemlere üstün kıldık.
87.Ve onların atalarından ve nesillerinden/soylarından ve kardeşlerinden bazılarını da seçtik ve onları doğru yola ilettik.
88.İşte bu Allah’ın hidâyetidir. O, dileyen/hak eden kullarına hidâyet eder. Eğer onlar şirk koşsalardı yapmış oldukları her şey boşa giderdi.
89.İşte bunlar kendilerine Kitap ve Hikmet ve Nübüvvet/Nebi’lik verdiğimiz kimselerdir. Eğer onlar inkâr ederlerse, onların yerine inkâr etmeyecek bir kavmi getiririz.
90.İşte bunlar/Nebi’ler, Allah’ın hidâyet ettiği kimselerdir. Sen de onların hidâyetine/doğru yoluna uy. De ki: Ben yaptığım tebliğden dolayı sizden bir ücret istemiyorum. O/Kur’an âlemler/insanlık için bir hatırlatmadır.
91.Ve onlar/kâfirler Allah’ı gereği gibi takdir edemediler. Dediler ki: Allah hiçbir insana bir şey/vahiy indirmedi! De ki: Mûsâ’nın insanlara bir nûr ve hidâyet olarak getirdiği Kitab’ı kim indirdi? Siz onu kâğıtlara yazıyor, bir kısmını açıklıyor ve birçoğunu da gizliyorsunuz. Ve size de atalarınıza da bilmediğiniz şeyler (Kitap’la) öğretildi. De ki: Kitab’ı indiren Allah’tır! Sonra onları bırak daldıkları bâtılda oyalanıp dursunlar.
92.Ve işte bu (Kur’an), kendisinden önceki (ilâhî) Kitapları tasdik eden ve şehirlerin anası/Mekke halkını ve çevresindekileri uyarman için indirdiğimiz mübârek bir Kitap’tır. Ve Âhirete iman edenler buna/Kur’an’’a da iman ederler. Ve onlar alâ salâtihim yuhâfizûn/namazlarını muhafaza ederler/korurlar. (Bak. 6.19,92)
93.Ve Allah adına yalan uyduran veya kendisine hiçbir şey vahyedilmediği halde bana da vahyedildi! diyenden, ya da Allah’ın indirdiği gibisini ben de indiririm! diyenden daha zâlim kim olabilir? Ve melekler ellerini uzatıp onlara canlarınızı çıkarın! Allah hakkında haksız/gerçek dışı sözleriniz ve büyüklük taslayarak O’nun âyetlerini inkâr etmeniz yüzünden Ceza Gününde/Hesap Gününde alçaltıcı bir azâba uğratılacaksınız! dediklerinde onların halini bir görsen!
(Bak 3.94*4.97*6.21-23,61,93,144,157*7.37*8.50*10.17*11.18* 16.28,32,87*18.15*29.68*35.40*39.32*47.27-28*61.7)
94.Ve andolsun ki, sizi ilk yarattığımız gibi yapayalnız olarak (Mahşer Günü) huzurumuza geldiniz. Ve dünyada size verdiklerimizi de arkanızda bıraktınız. Ve Allah’ın ortakları sandığınız şefaatçilerinizi/aracılarınızı da yanınızda görmüyoruz. Aranızdaki bağlar kopmuş ve güvendiklerinizin hepsi sizi terk edip gitmişler!
(Bak.2.166-167*7.193,197-198*13.14*17.56*18.52*19.82,95*25.3*28.62-64*29.25*35.14*36.74-75*46.5)
95.Şüphesiz ki tohumu ve çekirdekleri çatlatan/yaran Allah’tır. O, ölüden diriyi ve diriden ölüyü çıkarır. İşte Allah budur! Nasıl yüz çevirirsiniz?
96.O karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Ve geceyi dinlenme vakti yapan ve Güneş ve Ay’ı hesap ölçüsü yapandır. İşte bunlar, Azîz/kudret sahibi, Alîm/bilen (Allah’ın) takdiridir/ölçüsüdür.
(Bak. 2.164*3.190*6.96*10.5*17.12*21.33*25.62*36.37-40*39.5*41.37*55.5)
97.Ve karanın ve denizin karanlıklarında yönünüzü/yolunuzu bulmanız için nücüme/yıldızları kılavuz yapan O’dur. Bilen bir kavim için âyetleri ayrıntılı olarak açıkladık.
(Bak.6.97*13.3*15.19*16.15,16*20.53*21.31*27.61*31.10*41.10*43.10-13*55.5-6*71.19-20*77.27* 78.6-7*79.30-33)
98.Ve sizi nefs-i vâhide’den/tek bir özden (süzülmüş çamurdan) yaratan O’dur. Sonra bir karar yerine/rahime götüren kanala, bir de vüstevda/veda etme yeri vardır. Anlayan bir kavim için âyetlerimizi ayrıntılı olarak açıkladık. 99.Ve gökten suyu indiren O’dur. Biz onunla her çeşit bitkiyi çıkardık, ondan bir yeşillik de çıkardık, ondan dizili daneler çıkardık. Ve hurma tomurcuklarından sarkan salkımlar ve üzümden ve zeytinden ve nardan bahçeler. Birbirine benzeyen ve benzemeyenleri var. Onların meyvelerinin bir ham haline ve bir de olgunlaşmış haline bakın. Şüphesiz ki bunlarda iman eden bir kavim için nice âyetler/ibretler vardır.
(Bak. 6.99*13.17*16.10,65*35.27*39.21)
100.Ve cinleri Allah’a şirk koştular, halbuki onları da yaratan O’dur. Ve bilgisizce Allah’a oğullar ve kızlar yakıştırdılar. O, onların uydurmalarından sübhandır/münezzehtir ve yücedir!
(Bak. 2.116*6.100*16.57,62*17.40*18.4-5*19.88-93*37.149-157*43.15-17,19*52.39*53.21-22)
101.O, göklerin ve yerin Bedî’idir/yoktan yaratanıdır. O’nun bir karısı/eşi yokken çocuğu nasıl olabilir? Ve O, her şeyi Hâlik’dir/yaratandır ve her şey Alîm’dir/bilendir.
102.İşte Rabbiniz Allah budur. O’ndan başka ilâh yoktur, her şeyin Hâliki’dir/yaratıcısıdır, O’na kulluk edin. Ve O her şeye Vekil’dir.
103.Gözler O’nu idrak edemez/göremez ve O bütün gözleri idrak eder/görür. Ve O, Latiyf’dir/derin bilgi sahibidir, Habîr’dir/her şeyden haberdardır.
(NOT: Gözler O'nu göremez ama O gözleri görür. İlgili âyetler: En'âm 6.103*A'râf 7.143*Şûrâ 42.51)
104.Rabbinizden size basiret/idrak etme gücü verilmiştir. Kim gerçeği görürse/idrak ederse kendi yararınadır, kim de görmezse/idrak etmezse kendi aleyhinedir. Ve ben sizin üzerinize bekçi değilim! 105.Âyetleri işte böyle ayrıntılı olarak açıklıyoruz: (Onlar varsın) Sen ders almışsın desinler! Bilen bir kavim için iyice açıklayalım. (Bak. 6.105*16.103*25.4-6*26.192-199) 106.Rabbinden sana vahyedilene uy! O’ndan başka ilâh yoktur. Müşriklerden yüz çevir!
107.Ve eğer Allah dileseydi onlar müşrik olmazdı. Ve seni onların üzerine bekçi yapmadık ve sen onlara vekil/koruyucu değilsin.
108.Ve onların, Allah’ın peşi sıra yalvardıklarına hakaret etmeyin ki onlar da cehaletin verdiği öfkeyle Allah’a hakaret etmesinler. Böylece her ümmete kendi yaptıklarını doğru gösterdik. Sonra dönüşleri Rablerine’dir, onlara yaptıkları haber verilecektir.
109.Ve kendilerine bir âyet/mûcize gelmesi halinde, ona iman edeceklerine dair var güçleriyle Allah’a yemin ettiler. De ki: Şüphesiz ki âyetler/mûcizeler Allah’ın katındadır! Onlara bir âyet/mûcize gelse bile iman etmeyeceklerini anlamıyor musunuz? (Bak. 2.26*6.109-111* 17.41,89* 18.54*25.50*29.41-43*30.58*38.29*39.27)
110.Onlar ilkin iman etmedikleri gibi gönüllerini ve basiretlerini ters çeviririz de azgınlıklar içinde bocalayıp dururlar.
111.Ve eğer Biz onlara melekleri indirsek ve ölüler onlarla konuşsa ve her şeyi önlerine döksek-Allah dilemedikçe-yine iman etmezler. Ve lâkin onların çoğu halâ bilmiyorlar.
112.Ve böylece her Nebiye insan ve cin şeytanlarını düşman yaptık. Onlar, aldatmak için birbirlerine yaldızlı yalanlar fısıldarlar. Ve eğer Rabbin dileseydi onlar yapamazdı. Sen onları yalan ve iftiralarıyla baş başa bırak.
113.Ve âhirete inanmayanların gönüllerini çelerek hoşlansınlar ve suç işlemeye devam etsinler diye bunu yaparlar.
114.Bu Kitab’ı (Kur’an’ı) size ayrıntılı olarak açıklayarak indiren O olduğu halde Allah’tan başka bir hakem mi arayayım? Kendilerine Kitap verdiklerimiz de bilirler ki bu (Kur’an), Rabbin tarafından hakk/gerçek olarak indirilmiştir. Sakın şüpheye düşenlerden olma. (Bak. 2.213*4.65,105*6.114*10.19,57*11.1-2,110*16.64*41.45)
115.Ve Rabbinin sözleri doğruluk ve adalet bakımından tamamlanmıştır. O’nun sözlerini değiştirmeye kimsenin gücü yetmez. Ve O Semî’dir/ işitendir, Alîm’dir/bilendir. (Bak. 6.34,115*18.27*29.45) 116.Ve eğer yeryüzündeki insanların çoğunluğuna uyarsan, seni Allah’ın yolundan saptırırlar. Onlar sadece zanna uyarlar ve sadece saçmalarlar. (Bak. 6.116,148*10.36,66*12.103,106*45.24-25*53.27-28)
117.Şüphesiz ki Rabbin, yoldan sapanları en iyi bilendir. Ve O, doğru yolda olanları da en iyi bilendir. (Bak. 6.117*10.108*16.125* 17.15,97*27.92* 28.56,85*39.41* 53.30*68.7)
118.O’nun âyetlerine iman ediyorsanız, Allah’ın adı anılarak/bismillah denilerek kesilenleri yiyin. 119.Ve size ne oluyor ki Allah’ın ismi anılarak (kesilenlerden) yemiyorsunuz? Ve yenmesi haram olanlar size ayrıntılı olarak açıklanmıştır, mecbur kalınca yedikleriniz hariçtir. Ve şüphesiz ki bir çoğu hiçbir bilgiye dayanmadan arzularına uyarak (haram uydurarak) insanları saptırmaktalar. Şüphesiz ki O/Allah, haddi aşanları A’lemu/bilir.
120.Ve günâhın açığını ve gizlisini bırakın. Şüphesiz ki günâh işleyenler yaptıklarından dolayı cezalandırılacaktır.
121.Ve üzerine Allah’ın adı anılmamış olanları (Allah’tan başkası adına kesildiği kesin ise) yemeyin. Ve şüphesiz ki onu yemek fıskdır/yoldan çıkmaktır! Ve şüphesiz ki şeytanlar kendi evliyâlarıyla/ destekçileriyle sizi tartışmaya çekmek isterler. Ve eğer onlara/şeytanlara itaat ederseniz şüphesiz ki siz de müşrik olursunuz!
(Bak. 2.173*5.3*6.121,145*16.115-116*22.28,30,34-37)
122.Ölü gibiyken dirilttiğimiz ve insanlar arasında gideceği yolu bulması için bir nûr/ışık verdiğimiz kimse, karanlıklar içinde bocalayıp duran kimse gibi olur mu hiç? İşte böyle, kâfirlere yaptıkları işler süslü görünür.
123.Ve böylece her kentin mücrimleri/günâhkârları oranın ekâbirleri/ileri gelenleri yaptık. Oysa, kurdukları tuzaklar kendi aleyhlerine döner amma bunun bile farkına varmazlar.
(Bak.6.123*17.16*34.34-35*35.42-43*38.12-14*43.23)
124.Ve onlara bir âyet geldiği zaman derler ki: Allah’ın Rasûlleri’ne gelen âyetlerin benzeri bize de gelmedikçe biz buna inanmayız! Allah kimi Rasûl yapacağını en iyi bilendir. Suç/günah işleyenlere yaptıkları hileler yüzünden Allah katında bir aşağılanma ve şiddetli bir azâp vardır.
125.Allah, kimi hidâyete erdirmek isterse/hak edenin onun kalbini islama açar. Ve kimi dalâlette bırakmak isterse/müstehak olanın kalbini de göğe tırmanıyormuş gibi daraltıp sıkıştırır. Böylece Allah, iman etmeyenlerin üzerine pislik verir. (Bak. 6.125*10.100)
126.Ve Rabbinin dosdoğru yolu işte budur. Gerçekten öğüt almak isteyen kavimler için âyetleri ayrıntılı olarak açıkladık. (Bak.6.114,126*7.52,174*10.5,24*12.111*13.2*16.89*30.28*41.3)
127.Rableri katında esenlik yurdu/cennet onlarındır. Ve O/Rableri, yaptıkları sebebiyle onların velisidir/koruyucusudur.(Bak.2.257*3.28,68*4.144*5.51,55-57*6.14,125-127*9.23,116*45.19* 60.1)
128.Ve herkesi bir araya topladığı gün/Mahşer Günü: Ey cinler topluluğu, siz insanlarla çok uğraştınız! Onların insanlardan olan evliyaları/destekçileri derler ki: Rabbimiz! Biz birbirimizden faydalandık ve bizim için belirlediğin sürenin sonuna ulaştık! Der ki: Allah’ın diledikleri hariç, sizin ebedî kalacağınız yer ateş olacaktır! Şüphesiz ki Rabbin Hakîm’dir/hikmet sahibidir, Alîm’dir/bilendir.
129.Ve işte böyle. Biz, zâlimleri yaptıkları kötü işlerden dolayı birbirlerine veli/dost yaparız.
130.Ey cinler ve insanlar topluluğu! Size âyetlerimi anlatıp bu günle/Mahşer Günüyle karşılaşacağınızı uyaran içinizden Rasûller gelmedi mi? Dediler ki: Kendi aleyhimize biz buna (geldiğine) şahidiz! derler. Ve dünya hayatı onları aldattı ve kâfir olduklarına kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.
131.Gerçek şu ki Rabbin, halkı uyarılmadan hiçbir ülkeyi helâk etmez.
132.Ve herkesin amellerine/yaptıklarına göre dereceleri vardır. Ve Rabbin onların amellerinden/ yaptıklarından habersiz değildir.
133.Ve Rabbin Ganî’dir/hiçbir şeye muhtaç olmayandır, merhamet sahibidir. Eğer dilerse sizi yok eder ve yerinize dilediğini getirir. Tıpkı sizi başka bir kavmin zürriyetinden/soyundan var ettiği gibi.
134.Şüphesiz ki size vaad edilen (Hesap Günü) mutlaka gelecektir ve siz bunu asla önleyemezsiniz.
135.De ki: Ey kavmim! Elinizden geleni yapın, ben görevimi yapacağım! Yurdun sonunun (âhiret yurdunun) kimin olacağını yakında göreceksiniz. Şüphesiz ki zâlimler kurtuluşa eremezler!
136.Onlar, Allah’ın yarattığı ekinlerden ve en’âm’dan (koyun, keçi, sığır, deve cinsi hayvanlardan) zanlarına göre birer pay ayırıp ve derler ki: Bu Allah için, bu da ortak koştuklarımız (ilâhlar) için! Üstelik, ortak koştukları için ayrılanlar Allah’a ulaşmazken, Allah için ayrılanlar ortak koştuklarına ulaşıyor. Verdikleri hüküm ne kötüdür!
137.Ve böylece ortak koştukları müşriklerin çoğuna çocuklarını/kızlarını öldürmeyi güzel/hoş gösterdi. Böylece hem onları mahvetsinler hem de dinlerini karma karışık etsinler. Eğer Allah dileseydi bunu yapamazlardı. Onları uydurduklarıyla baş başa bırak.
138.Ve kuruntularına göre dediler ki: Şu en’âm’lar ve ekinler kutsaldır, bizim iznimiz dışında kimse onlardan yiyemez! Ayrıca şu en’âm’ların da sırtlarına binmek haramdır! Ve bazı hayvanları keserken Allah’ın adını da anmazlar. Bunları O’na/Allah’a iftira ederek yaparlar. Allah, yaptıkları iftira sebebiyle onları cezalandıracaktır.
139.Ve dediler ki: Şu en’âm’ların karınlarında olanların (etleri) sadece erkeklerimize aittir ve kadınlarımıza haramdır. Ve eğer ölü doğarsa herkes ona ortaktır! (Allah), onlara bu söylediklerinin cezasını verecektir. Şüphesiz ki O/Allah Hakîm’dir/hikmet sahibidir, Alîm’dir/bilendir.
140.Bilgisizlikleri yüzünden akılsızca evlatlarını/çocuklarını öldürenler ve Allah’ın rızık olarak verdiklerini Allah’a iftira ederek haram sayanlar kesinlikle hüsrana/ziyana uğramışlardır. Onlar sapıtmışlar ve doğru yolda değildirler.
141.Ve çardaklı ve çardaksız bahçeleri ve hurmaları ve çeşitli ürünler veren tarlaları ve birbirine benzeyen veya benzemeyen zeytinleri ve narları yaratan O’dur/Allah’tır. Bunlar ürün verdiklerinde onlardan yiyin. Ve hasat ettiğiniz gün fakirlerin haklarını (zekâtını/sadakasını) verin ve israf etmeyin. Şüphesiz ki O/Allah israf edenleri sevmez.
(NOT: Bağ, bahçe ve tarla gibi yerlerin mahsüllerini hasat ettiğiniz gün fakirlerin haklarını (zekâtını/sadakasını) verin. Hasadın üzerinden bir yıllık bir sürenin geçmesini veya Ramazan ayının girmesini beklemek asla söz konusu değildir.)
142.Ve en’âm’ların yük taşıyanlarını ve yününden döşek yapılanları var. Allah’ın size rızık olarak verdiklerinden yiyin. Ve şeytanın izinden gitmeyin. Şüphesiz ki o sizin apaçık düşmanınızdır. (Bak.6.142*16.5-8, 66,80*23.21*36.71-73*39.6*40.79-80*43.12-13)
143.Sekiz çift: Koyundan iki ve keçiden iki. De ki: İki erkeği mi, iki dişiyi mi veya dişilerin rahminde bulunanları mı haram kıldı? Doğru söylüyorsanız bana dayandığınız ilmi söyleyin! (Bak. 5.87*6.143-146*10.59-60*16.116*66.1)
144.Ve deveden iki, sığırdan iki! De ki: İki erkeği mi, iki dişiyi mi veya dişilerin rahminde bulunanları mı haram kıldı? Yoksa Allah bunları haram kılarken siz orada mıydınız? Hiçbir ilme dayanmadan, insanları saptırmak için Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalim kim olabilir? Muhakkak ki Allah zalimleri doğru yola iletmez. (Bak.6.21,93,144*7.37*10.17*11.18*18.15* 29.68*35.40*39.32* 61.7)
145.De ki: Bana vahyolunanlarda onu yiyen kimse için şunlardan başka haram kılınmış bir şey bulamıyorum: Leş (ölmüş hayvan) veya akmış kan veya domuz eti-ki o pisliktir- veya Allah’tan başkası adına kesildiği için fısk/yoldan çıkma olan hayvan. Zorda kalan olursa haddi aşmadan bunlardan da yiyebilir. Şüphesiz ki Rabbin Gafûr’dur/bağışlayandır, Rahîm’dir/merhametlidir.
(NOT: Haram olan yiyeceklerle ilgi olarak: Bak.2.173*5.3*6.121,145* 16.115-116/*22.30 En’âm 6.121 âyetin dip notunda geniş bilgi verilmiştir.
Haram olan fiiller/eylemlerden bazıları: A’raf 7. 33 de belirtilmiştir: Fahşa’nın/aşırılığın açık veya gizli olanı, günâh (işlemeyi), azgınlık yapmayı (haksız yere saldırmayı), Allah’a şirk koşmayı, Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri O’na isnat etmeniz vs.
Haram olan fiilerden/eylemlerden diğerleri: Haksız yere adam öldürmek, zina etmek, ribâ yemek, hırsızlık yapmak, yalan söylemek, yalancı şahitlik yapmak, iftira atmak, insanlara zulmetmek, ölçü ve tartıda hile yapmak… v.s)
146.Ve Yahûdilere (tek) tırnaklı bütün hayvanları haram kıldık. Ve sığır ve koyunların; sırt, bağırsak ve kemik yağları dışındaki iç yağlarını da haram kıldık. Böylece işledikleri zulümler yüzünden onlara ceza verdik. Ve şüphesiz ki Biz doğruları söyleriz.
(Bak. 2.83*4.160-161*6.146*16.118)
(NOT: Bu âyette konulan haramlar, işledikleri zulümler yüzünden Yahûdilere verilen bir cezadır. Dolayısıyla (tek) tırnaklı hayvanların yenmesi Yahûdi olmayanlara haram değildir. Bu nedenle At, eşek gibi hayvanların etinin yenmesinde dini açıdan bir mahzur yoktur.)
147.Eğer seni yalanlarlarsa de ki: Rabbiniz geniş merhamet sahibidir, mücrim/suçlu kavimlerden azâp hükmü geri çevrilemez.
148.
149.De ki: En kesin delil Allah’ın delilidir. Eğer (Allah) dileseydi elbette hepinizi hidayete/doğru yola iletirdi! (Bak.3.129*5.48*6.35,149*10.99*11.118*13.31*16.9,93*42.8*74.31)
150.De ki: Allah’ın bunları haram kıldığına tanıklık edecek şahitlerinizi getirin! Eğer onlar şahitlik ederlerse, sen onlarla beraber şahitlik etme. Âyetlerimizi yalanlayanların ve âhirete inanmayanların arzularına uyma. Onlar Rablerine başkalarını denk/eş tutuyorlar.
151.De ki: Gelin size Rabbinizin neleri haram kıldığını okuyayım: O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın ve ana babaya iyilik edin. Ve fakirlik korkusuyla ocuklarınızı öldürmeyin. Sizi ve onları Biz rızıklandırıyoruz. Fuhşiyatın/ hayâsızlığın açık olanına ve gizlisine yaklaşmayın. Haklı bir sebep olmaksızın Allah’ın haram kıldığı canı öldürmeyin! İşte (Allah) bunları öğütledi, umulur ki aklınızı kullanırsınız!
(Bak. 2.83,178-179*4.92-93,135*5.32,45*6.151*7.33*16.90*17.23-24,31*18.74*25.68*29.8* 31.14-15*46.15-16*81.8-9)
(NOT: Adam öldürmeye sadece şu üç konuda/olayda ruhsat verilmiştir:
1)Kısas hakkının kullanılması, 2) Düşmanla savaşırken, 3) Bazı terör suçu işleyenlere verilen ceza olarak. Bunların dışındaki sebeplerle adam öldürmenin haklı ve mazur görülecek hiçbir gerekçesi yoktur!)
152.Rüşt çağına (malını yönetebilecek duruma) gelinceye kadar yetimin malına en güzel bir şekilde yaklaşın. Ve ölçü ve tartıyı hakkaniyetle ve tam yapın. Biz bir kimseye ancak gücünün yeteceği bir sorumluluk yükleriz. Ve bir söz söylediğinizde adaleti gözetin. Ve akrabanızın (aleyhinde) bile olsa Allah’a verdiğiniz sözleri yerine getirin! O size bunları emrediyor, umulur ki akledersiniz. (Bak.2.177,224-225*3.77*4.2,6,10,33*5.1*6.152*13.20* 16.91*17.34*23.8*70.32)
153.Ve şüphesiz ki bu Ben’im dos doğru yolumdur, siz ona tabî olun ve başka yollara tabî olmayın yoksa O’nun/Allah’ın yolundan ayrılırsınız. O size bunları öğütledi, umulur ki takvâlı olursunuz.
154.Sonra; iyilik yapanlara (nimetimizi) tamamlamak ve her şeyi açıklamak ve rehber ve rahmet olmak üzere Mûsâ’ya o Kitab’ı verdik. Umulur ki Rablerinin huzuruna varacaklarına iman ederler.
(Bak.6.114,126,154*7.52,174*10.5,24*12.111*13.2*16.89*30.28*41.3)
155.İşte bu/Kur’an indirdiğimiz mübarek/bereketli bir Kitap’tır, siz ona tabî olun ve takvâlı olun. Umulur ki size merhamet edilir.
156.Kitap, bizden önceki iki topluluğa (Yahûdilere ve Hristiyanlara) indirildi ve biz onların okuduklarından habersizdik! demeyesiniz.
157.Veya demeyesiniz: Eğer Kitap bize indirilseydi, biz onlardan daha iyi doğru yolda olurduk! Rabbinizden size apaçık bir delil ve bir hidâyet ve bir rahmet geldi. Allah’ın âyetlerini yalanlayandan ve onlardan yüz çevirenden daha zâlim kim olabilir? Âyetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmeleri yüzünden azâbın en kötüsüyle cezalandıracağız.
(Bak.6.21,46,109,157,159*10.57*17.41*35.42*37.167-170)
158.Onlar kendilerine; meleklerinin gelmesini mi veya Rabbinin (azâp emrinin) gelmesini mi ya da Rabbinin bazı âyetlerinin/mucizelerinin gelmesini mi bekliyorlar? Rabbinin âyetlerinden/mucizelerinden biri geldiği gün daha önce iman etmemiş olan veya imanına bir hayır/sâlih amel katmamış olanın yapacağı ona bir fayda sağlamayacaktır. De ki: Bekleyin, şüphesiz ki biz de beklemekteyiz!
(Bak.2.210-211*4.18,160-161*6.146,158*7.53*8.50-51*9.70*10.44* 11.101*16.33,118*18.49*20.80-81*29.40*30.9*32.29*43.76-77*63.10-11)
159.Dinlerini parça parça edip fırkalara/gruplara ayrılanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır, sonra yapmış oldukları onlara bildirilecektir.
(Bak.3.103,105*6.159*8.46*21.92-94*23.53-56*30.30-32)
160.Kim bir iyilikle gelirse ona on katı (mükâfat) vardır. Ve kim de bir kötülükle gelirse ona ancak kötülüğü kadar/misli bir karşılık vardır. Ve onlara haksızlık yapılmaz[HS2] .
(Bak.2.261*4.40*6.160*9.121*16.97,126*24.38*27.89-90*28.84*29.7* 39.35*40.40*42.40*53.31)
161.De ki: Şüphesiz ki Rabbim beni dosdoğru yola, dimdik ayakta olan bir dine, hanîf olan İbrâhim’in milletine/dinine iletti. Ve O/İbrâhim müşriklerden değildi! (Bak.2.135*3.95*4.125*6.79,161*16.120,123*22.78)
162.De ki: Benim namazım ve nüsukum/kurbanım-ibadetlerim ve hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah içindir!
163.O’nu/Allah’ınn şeriki/ortağı yoktur. Ve ben bununla emrolundum ve ben müslümanların/teslim olanların öncüsüyüm. (Bak.6.14,162-163)
164.De ki:Ve O/Allah her şeyin Rabbi iken ben O’ndan başka bir Rab mi arayayım? Ve herkes yalnız kendi kazandığnın karşılığını görecek ve kimse bir başkasının günâhını yüklenmeyecektir. Sonra varacağınız yer Rabbinizedir. O, ayrılığa düştüklerinizi size haber verecektir.
165.Ve sizi yeryüzünün halifeleri yapan O’dur. Ve sizi denemek için, bazınızı diğer bazınıza verdiği derecelerle üstün kılan O’dur. Şüphesiz ki Rabbin hızlı/çabuk cezalandırır. Şüphesiz ki O Gafûr’dur/bağışlayandır, Rahıym’dir/merhametlidir.
(Gözden Geçirme-Ağustos 2025)
EN’ÂM SÛRESİ AÇIKLAMALARI
AÇIKLAMA-1 :UYDURDUKLARI YALANLARLA ALLAH’A İFTİRA EDENDEN VEYA O’NUN ÂYETLERİNİ YALANLAYANDAN DAHA ZÂLİM KİM OLABİLİR? (Bak. 6.21,93,144*7.37*10.17-18*11.18-20* 18.15*29.68*35.40*39.32*61.7-9)
En’am 6.21 Uydurdukları yalanlarla Allah’a iftira edenden veya O’nun âyetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir! Muhakkak ki zâlimler asla kurtuluşa eremezler.
En’am 6.93 Allah adına yalan uyduran veya kendisine hiçbir şey vahyedilmediği halde: Bana da vahyedildi! diyenden ya da: Allah’ın indirdiği gibisini ben de indiririm! diyenden daha zâlim kim olabilir? Melekler ellerini uzatıp onlara: Ruhlarınızı teslim edin! Allah hakkında gerçek dışı sözleriniz ve büyüklük taslayarak O’nun âyetlerini inkâr etmeniz yüzünden Ceza Gününde/Mahşer Gününde alçaltıcı bir azaba uğratılacaksınız! dedikleri an can çekişirlerken onların halini bir görsen!
En’am 6.144 Ve deveden iki, sığırdan iki! De ki: İki erkeği mi, iki dişiyi mi veya dişilerin rahminde bulunanları mı haram kıldı? Yoksa Allah bunları haram kılarken siz orada mıydınız? Hiçbir ilme dayanmadan, insanları saptırmak için Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalim kim olabilir? Muhakkak ki Allah zalimleri doğru yola iletmez.
A’raf 7.37 Allah’a iftira eden veya O’nun âyetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? (…)
Yûnus 10.17-18 Yalan uydurarak Allah’a iftira eden veya O’nun âyetlerini yalan sayandan daha zâlim kim olabilir? Muhakkak ki mücrimler/günahkârlar iflah olmazlar. (18 ekle)
Hûd 11.18-20 Allah’a yalan iftira edenden daha zâlim kim olabilir ki? (...) (19-20 ekle)
Kehf 18.15 (…) Uydurdukları yalanları Allah’a mal edenden daha zalim kim olabilir?
Ankebut 29.68 Kendi uydurdukları yalanları Allah’a isnad edenden veya kendine gelen hakikati yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Kâfirler için cehennemde yer mi yok?
Fâtır 35.40
Zümer 39.32
Saf 61.7-9 İslâm’a çağrıldığı halde, kabul etmeyerek kendi uydurduğu yalan ve iftiraları Allah’a isnat edenden daha zalim kim olabilir! Allah, zalim bir kavmi doğru yola iletmez. Böyle sahtekârlardan kendinizi korumanız çok önemlidir. Aman ha, lütfen dikkat edelim!] (8-9 ekle)
AÇIKLAMA-2: EN’ÂM 74-81’nci ÂYETLERE VERİLEN HATALI MEALLER VE DOĞRU MEALLER:
HATALI MEALLER:
**Gecenin karanlığı çökünce bir kevkebâ/gezegen-yıldız) gördü. Dedi ki: Benim Rabbim bu! O (kevkebâ/gezegen-yıldız) batınca: Ben batanları sevmem! (En’âm 6.76)
**Doğarken Ay’ı görünce dedi ki: Benim Rabbim bu! O batınca: Rabbim bana hidâyet etmezse/doğru yolu göstermezse, ben de sapık kavimlerden olurdum! (En’âm 6.77)
**Güneş’i doğarken görünce dedi ki: Bu daha büyük, benim Rabbim bu! O da batınca dedi ki: Ey kavmim! Ben sizin şirk koştuğunuz şeylerden uzağım! (En’âm 6.78)
DOĞRU MEALLER:
**Gecenin karanlığı çökünce bir kevkebâ/gezegen-yıldız) gördü. Dedi ki: Benim Rabbim bu (mu)! O (kevkeba/gezegen-yıldız) batınca: Ben batanları sevmem! (En’âm 6.76)
**Doğarken Ay’ı görünce dedi ki: Benim Rabbim bu (mu)? O batınca: Rabbim bana hidâyet etmeseydi/doğru yolu göstermeseydi, ben de sapık kavimlerden olurdum! (En’âm 6.77)
**Güneş’i doğarken görünce dedi ki: Bu daha büyük, benim Rabbim bu (mu)? O da batınca dedi ki: Ey kavmim! Ben sizin şirk koştuğunuz şeylerden uzağım! (En’âm 6.78)
DOĞRU MEALLERİN DELİLLERİ:
Hatalı meallerde söylendiği gibi İbrahim a.s.: Eğer, yıldıza-aya ve güneşe benim Rabbim bu! demiş olsaydı, Allah’a şirk koşan ve kâfir olan birisi olurdu ve bu durumda Yüce Allah’ın İbrahim’i Rasûl olarak seçmesi de söz konusu olamazdı. Haşa! Allah’a böyle bir şey izafe etmek söz konusu olamaz. Ve âyetler İbrahim a.s.’ın müşrik olmadığını teyit etmektedir:
**Dediler ki: Yahûdi veya Nasârâ/Hristiyan olun ki doğru yolu bulasınız! De ki: Hayır! Biz hanîf olan İbrahim’in milletine/dinine uyarız. O, hiçbir zaman müşrik olmadı! (Bakara 2.135)
**De ki: Allah doğru söyler. Hanîf olan/Allah’ı birleyen İbrâhim'in dinine tabî olun! Ve o müşrik değildi. (Âl-i İmrÂn 3.95)
**Ve kim muhsinün/güzel davranan ve kendini Allah’a teslim eden kimseden din bakımından daha güzel olabilir? Böylesi hanîf/tevhide inanan İbrahim’in dinine uymuştur. Ve Allah İbrahim’i halîl/dost edinmiştir. (Nisâ 4.125)
**Ve bir zaman İbrahim, babası Azer’e dedi ki: Sen putları ilâh mı ediniyorsun? Doğrusu seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum! (En’am 6.74)
**Ve böylece mûkınîn/mûtmain olması için, İbrahim’e göklerin ve yerin melekûtunu/hükümranlığını gösterdik. (En’am 6.75)
**Ben, hanif/Allah’ı birleyen biri olarak bütün varlığımla gökleri ve yeri yaratana (Allah’a) yöneldim ve ben müşriklerden değilim! (En’âm 6.79)
**De ki: Şüphesiz ki Rabbim beni dosdoğru yola, dimdik ayakta olan bir dine, hanîf olan İbrâhim’in milletine/dinine iletti. Ve O/İbrâhim müşriklerden değildi! (En’âm 6.161)
**Rabbi İbrahim’i birtakım sözlerle imtihana tabî tutmuş ve o da tam olarak başarılı olmuştu. (Allah): Ben seni insanlara önder yapacağım! Demişti. (Bakara 2.124)
**Şüphesiz ki İbrahim hânîf/Allah’ı birleyen biri olarak Allah’a yönelen bir ümmetti/önderdi. Ve o asla müşriklerden olmadı. (Nahl 16.120)
**Sana da şunu vahyettik: Her türlü kötülükten yüz çevirip Hakka yönelen İbrahim’in dinine uy; zira o Allah’a şirk koşanlardan değildir! (Nahl 16.123)
**Ey babacığım! Sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Bana tabi ol ki seni doğru yola çıkarayım! dedi. (Meryem19.43)
**Andolsun ki, daha önce İbrahim’e doğruyu bulma gücünü verdik. (Enbiyâ 21.51)
**Ey İbrahim! Bunu ilâhlarımıza sen mi yaptın? dediler. O: Hayır, şu büyükleri yapmıştır. Eğer konuşabilirse ona sorun! dedi. (Enbiyâ 21.62-63)
(İbrahim a.s. putları kendi eliyle kırmış ve en büyük puta dokunmamıştır. İbrahim a.s. mecaz konuşarak karşısındakilerle alay etmektedir.)
**O Rabbine teslim olmuş bir kalple gelmişti. Babasına ve kavmine şöyle dedi: Siz neye tapıyorsunuz? Allah’ı bırakıp da uydurma tanrılar mı istiyorsunuz? Siz âlemlerin Rabbini ne sanıyorsunuz? Sonra gezegenlere bir göz attı, Ben hastayım! dedi. Onlar da onun yanından çekip gittiler. Onların putlarının yanına gitti ve onlara dedi ki: (yemekleri gösterip) yemez misiniz? Neden konuşmuyorsunuz? Onlara yaklaşıp var gücüyle vurdu. (Sâffât 37.84-93)
İbrahim a.s.’ın kavmiyle alaycı bir ifadeyle konuştuğu açıkça bildirilmiştir. En’âm 6.76-78’inci âyetlerde de aynı alaycı ifadeyi kullanarak onlara; Benim Rabbim bu (mu)? diye hitap etmiştir.
ÖZET: Âyetlere meal verirken konuyla ilgili bütün âyetleri dikkate almak suretiyle doğru meal vermek ancak mümkün olabilir. Buna karşılık âyetlere tek tek meal verildiği takdirde konunun bütünlüğü kaybolur ve hatalı meal verme ihtimali artar. Meal veren kardeşlerimin biraz gayret sarf ederek hatalı meal vermekten kurtulmaları mümkün olabilecektir. Bilgilerine sunuyorum!
AÇIKLAMA-3: EN’ÂM 121’inci ÂYETİN MEALİNDE FARKLI İKİ GÖRÜŞ VARDIR:
Doğru Meal: Üzerine Allah’ın adı anılmamış/besmele çekilmemiş olanları-eğer fısk/yoldan çıkmış olduğunu anlarsanız-yemeyin!..
Yani: Allah’ın adı anılmadan/besmele çekilmeden kesilenlerin hepsi haram değildir, onlardan sadece fısk/yoldan çıkmış olduğunu anladıklarınızı yemeyin! Onlar haramdır.
Hatalı Meal:Üzerine Allah’ın adı anılmayanlardan/besmele çekilmeyenleri yemeyin, onlar fısktır/yoldan çıkmaktır, yani haramdır!
Yani: Allah’ın adı anılmadan/besmele çekilmeden kesilenlerin hepsi haramdır! Hatalı meal verenler: Başta En’âm 6.145nci âyetin mealiyle çelişmektedirler: Bana vahyedilenler arasında, yenmesi haram olan yiyecekler olarak sadece: Leşi, kanı, domuz etini-ki o pisliktir-Allah’tan başkası adına kesildiği için fısk/yoldan çıkma olan hayvan etini! görüyorum...BU BİR!
*Bakara 2.173*Âl-i İmrân 5.3*En’âm 6.145*Nahl 16.115 âyetlerinde de haramlar bir-bir sayılanlardan ibarettir. BU İKİ!
*De ki: Allah’ın size indirdiği rızıktan bir kısmını helal, bir kısmını ise haram yaptığınızı görmüyor musunuz? Allah mı izin verdi, yoksa Allah’a iftira mı ediyorsunuz? (10.59) Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak: Şu helaldir, şu haramdır! diyerek, Allah’a iftira etmeyin. Allah’a yalan uyduranlar asla kurtuluşa eremezler. (16.116) BU ÜÇ!
*Onlar Kur’an üzerinde gereği gibi düşünmezler mi? Eğer Allah’tan başkası tarafından gönderilmiş olsaydı onda/Kur’an’da birçok çelişki bulurlardı! (4.82) Yüce Allah: Kur’an’da çelişki yoktur! dediği halde, Hatalı Mealdeki gibi meal verenler: Üzerine Allah’ın adı anılmayanlardan yemeyin, onlar fısktır/yoldan çıkmaktır, yani haramdır! diyerek yukarıdaki diğer âyetlerde belirtilen Allah’tan başkası adına kesilen hayvanlar haramdır hükmüyle çeliştiğinden, (onlar zımnen) Kur’an’da çelişki var! demektedirler. BU DÖRT!
*Kur’an sadece Kurban Keserken: Allah’ın adının anılmasını yani; Bismillâhi Allahü Ekber! denilmesini zorunlu kılmıştır. (Hac 22.28,34,36) Kurban Kesme dışındaki hayvanların kesimlerinde Allah’ın adının anılmasını şart koşan hiçbir âyet yoktur. BU BEŞ!
(Elbette bir işe başlarken Allah’ın adının anılması yani besmele çekilmesi kadar güzel bir şey de yoktur! Ancak bunun olmazsa olmaz şart sayılması yanlıştır.)
*SONUÇ: Allah’ın adı anılmadan kesilenlerin hepsi haram değildir, (onlardan sadece fısk olduğun anladıklarınız haramdır). Allah’tan başkası adına kesilenler ise kesin/mutlak haramdır.)
EN’ÂM SÛRESİ | Kuran Meali - Kuran Yolcularına Selamlar