21 Temmuz 2026 Salı
MENÜ
SON YAZILAR

İSRÂ SÛRESİ

17/68 İSRÂ SÛRESİ  

(Gece yürüyüşü anlamındaki adını ilk âyetinde geçen esrâ/isrâ kelimesinden almaktadır. Mekke döneminin ortalarında yani 616 yılında nazil olduğu tahmin edilmektedir. Mushaf’da 17’nci, inişte 68’nci sıradadır ve 111 âyettir.)

E’ûzu bi’llâhi min’eş-şeytâni’r-racîm/kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım. Bismillâhirrahmânirrahim/Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla.

1.Âyetlerimizden bir kısmını göstermek için kulunu (Muhammed’i) o Mescid-i Haram’dan çevresini bereketli kıldığımız o mescid-i aksâ’ya (o en uzak mescide) bir gece yürüten (Rabbin) Sübhân’dır/noksandan münezzehtir. Muhakkak ki O, Semî’dir/işitendir, Besıyr’dir/görendir. (Bak. 4.153*6.7*17.1,60,90-96*34.9*)

İSRÂ SÛRESİ AÇIKLAMALARI

AÇIKLAMA-1: İSRÂ VE MİRAÇ HAKKINDA AÇIKLAMA

2.Ve Mûsâ’ya İsrailoğulları için hidâyet rehberi olan o Kitabı/Tevrat’ı verdik ki Benim peşim sıra (başkalarını) vekil/yardımcı tutmayın/ edinmeyin! 

3.Ey Nûh ile birlikte taşıdıklarımızın zürriyetinden/ soyundan olanlar! Muhakkak ki o/Nûh çok şükreden bir kuldu. (Bak.17.3*19.58)

4.Ve o Kitapta/Tevrat’ta İsrailoğulları’na bildirdik ki: Siz yeryüzünde iki defa fesat çıkaracaksınız ve büyük bir kibre kapılacaksınız!

5.Birincisinin vadesi geldiğinde, çok güçlü kullarımızı üzerlerine gönderdik, onlar da köşe-bucak her yeri aradılar. Ve böylece bozgunculuk yapanlar için vaadimiz gerçekleşmiş oldu.

6.Sonra mallar ve oğullar vererek sayınızı artırdık ve onlara karşı sizi güçlendirdik.

7.Eğer bir iyilik yaparsanız kendinize iyilik yapmış olursunuz ve eğer bir kötülük yaparsanız kendinize kötülük yapmış olursunuz! İkinci cezalandırmanın vadesi geldiğinde yüzlerinizi kapkara yapacak olanlar mescide girip öncekiler gibi her şeyi tahrip etsinler. (Bak.17.7,16*41.46*45.15*99.7-8)

8.Olur ki Rabbiniz size merhamet eder ve siz (küfre) dönerseniz ve Biz de (cezaya) döneriz. Ve Biz cehennemi kâfirlere zindan yaptık. (Bak. 7.41*17.8)

9.Şüphesiz ki bu Kur’an en doğru yola hidâyet eder ve sâlih amel işleyen mü’minlere büyük bir ecir/mükâfat olduğunu müjdeler.

(NOT: İman eden ve sâlih amel işleyenlerin mükâfatları için Bak.: 2.25,62,112*3.15,195*4.57,122,124-125*5.69* 9.121*16.30,41,96-97* 17.9*18.2,88*20.75,112*21.94* 24.37-38*29.7* 39.10,33-35*40.40* 46.15-16)

10.Ve âhirete iman etmeyenlere de elîm bir azâp hazırladık!

11.Ve (nankör) insan, hayra dua eder gibi şerri istiyor ve insan çok acelecidir. (Bak. 8.32*10.11*17.11*21.37)

12.Ve geceyi ve gündüzü iki âyet/sembol yaptık. Gecenin âyetini giderdik ve gündüzün âyetini aydınlatıcı yaptık. Rabbinizin lütfunu aramanız ve yılların sayısını ve hesabını bilmeniz içindir. Ve her şeyi ayrıntılı olarak açıkladık!  (Bak. 2.189*6.97,126*10.5,67*11.1-2*12.1*13.2*17.12* 27.86*36.37-40*40.61*41.37*55.5,7-9* 79.29*91.1-4*93.1-2)                    13.Ve her insanın kuşunu/sicilini onun boynuna asarız. Ve Kıyamet Günü yaptıklarının hepsini kayıtlı bulacağı sicilini/amel defterini onun önüne koyarız.

14.Ona: Oku kitabını/amel defterini! Bugün hesap görücü olarak nefsin sana yeter!  (Bak.4.40-41*17.13-15,71*18.49*25.11-16*36.12*            45.28-29*56.27*69.18-37*75.13-15*78.40*82.10-16* 84.7-12*99.6-8)   

15.Kim doğru yola gelirse sadece kendi lehine gelmiş olur. Ve kim de yoldan saparsa sadece kendi aleyhine sapmış olur. Ve hiçbir günâhkâr başkasının günâhını çekmez. Ve Biz Rasûl göndermeden azâp etmeyiz!

(Bak.2.134,141,272*6.104,164*10.108*17.15*27.92*35.18*39.41*53.38-41)    16.Ve Biz, bir beldeyi helâk etmek istediğimiz zaman önce ileri gelenlerine/yöneticilerine emrederiz, onlar orada fâsıklık yapmaya devam ederler. Azâp onlara hakk/ gerçek olur, orayı yerle bir ederiz.

(Bak.6.123*17.16*34.34-35*38.12-14*43.23)                              

17.Ve Nûh’tan sonra nice nesilleri helâk etmiştik. Ve Rabbinin kullarının günâhlarını bilmesi ve görmesi yeterlidir.

(Bak.6.6*17.17*21.11*22.45,48*29.31*38.3*65.8)  

18.Kim çabuk geçen (dünya hayatını) acele isterse; ona dünyada dilediğimiz kadarını veririz. Sonra cehennemi ona mekân yaparız. Kınanmış ve kovulmuş olarak oraya girer.                  

19.Ve kim de âhireti ister ve mü’min olarak onun/cennet için gayret ederse işte bunların çalışmaları şükre/övülmeye değerdir.     

(Bak.2.200-201*3.145*4.120-124*11.15-16,23*17.18-19*42.20*75.20-21* 76.3-6,22*88.2-16)

20.Rabbinin ihsanından hem bunlara (dünyayı isteyene) hem onlara (âhireti isteyene) veririz. Ve Rabbinin ihsanı sınırlı değildir (sonsuzdur).

21.Bak! Onların bir kısmını diğerlerinden nasıl üstün kıldığımıza. Ve âhiret hem dereceler bakımından hem de üstünlük bakımından daha yücedir.

22.Allah ile birlikte başka bir ilâh edinme. Yoksa kınanmış ve terkedilmiş olarak kala kalırsın. (Bak.16.51*17.22,39*21.22*50.26*51.51)                                          23.Ve Rabbin dedi ki: O’ndan/Allah’tan başkasına kulluk etmeyin ve ana-babaya iyilik edin! Eğer onlardan birisi veya her ikisi de senin yanında ihtiyarlığa erişirse sakın onlara öf bile deme ve onları azarlama ve onlara güzel sözler söyle!

24.Onlara tevazu ve merhamet kanatlarını aç ve de ki: Rabbim! Beni büyütürken onların bana merhamet ettikleri gibi Sen de onlara merhamet et! (Bak.17.23-24*29.8*31.14-15*46.15-16)                                                25.Rabbiniz içinizden geçeni/niyetinizi en iyi bilendir. Eğer sâlih/iyi kimselerseniz şüphesiz ki O kendisine yönelenleri bağışlayandır. 

26.Ve akrabaya ve miskinlere ve ibnu’s-sebîl/yol oğluna (Allah yolunda olanlara) hakkını ver. Saçıp-savurma.                    

27.Şüphesiz ki saçıp-savuranlar şeytanların kardeşleridir. Ve şeytan ise Rabbine karşı çok nankördür. (Bak. 17.27,29*25.67)

28.Ve eğer Rabbinin rahmetini beklerken onlara bir şey veremezsen, hiç olmazsa onların gönlünü alacak sözler  söyle. (Bak.2.263*17.28)            

29.Ve eli sıkı/cimri olma ve büsbütün de saçıp-savurma. Yoksa kınanırsın ve yaptığına pişman olursun. (Bak. 17.27,29*25.67)

30.Şüphesiz ki Rabbin, dilediğine rızkı bol verir ve dilediğine daraltır. Şüphesiz ki O, kullarının durumundan Habîr’dir/haberdardır. Basıyr’dir/görendir.

(Bak.13.26*17.30*28.82*29.62*30.37*34.36,39*39.52*42.12)    

31.Ve geçim endişesiyle evlatlarınızı öldürmeyin. Onların rızıklarını da sizin rızkınızı da Biz veriyoruz. Şüphesiz ki onları öldürmek büyük bir hatadır. (Bak.6.151*17.31*81.8-9)                 

32.Ve zinâya yaklaşmayın, şüphesiz ki o fahişeliktir/ hayâsızlıktır ve kötü bir yoldur.  

33.Ve haklı bir sebep olmadıkça, Allah’ın haram kıldığı canı öldürmeyin. Ve kim haksız yere öldürülürse onun velisine/akrabalarına kısas (eşdeğer ceza konusunda) yetki verdik. O da katili öldürmede aşırılığa kaçmasın, şüphesiz ki o (kısas hakkı verilerek) zaten yardım görmüştür. (Bak.2.178-179*4.92-93*5.32,45*6.151*17.33*18.74*25.68)      

34.Ve yetimlerin malına, onlar reşit oluncaya kadar-onların iyiliği için olanlar hariç-yaklaşmayın. Ve verdiğiniz sözü de yerine getirin, şüphesiz ki verdiğiniz sözlerden sorumlusunuz.(Bak.2.177,224225*3.77*4.2,6,10,33,120*5.1*6.152* 13.20*16.91*17.34* 23.8*70.32)                                                             

35.Ve ölçtüğünüz zaman tam ölçün ve doğru teraziyle tartın. Bu sonuç olarak daha hayırlı ve daha güzel olandır. 

(Bak.6.152*7.85*11.84-85*17.35*26.181-182*55.8-9*83.1-3)

36.Ve hakkında bilgi sahibi olmadığın şeylerin peşine düşme! Şüphesiz ki kulak ve göz ve gönül bunların her biri yaptıklarından sorumludur.

(Bak.17.36*24.11*49.6,12)                                                     

37.Ve yeryüzünde kibirlenerek yürüme! Çünkü sen ne yeri yarabilirsin ne de dağlarla boy ölçüşebilirsin. (Bak. 17.37*25.63*28.78-81*31.18-19)

38.Bunların hepsi Rabbinin katında hoş görülmeyen çirkin/kötü şeylerdir.

39.İşte bunlar Rabbinin sana vahyettiği hikmetlerdir/doğru hükümlerdir. Ve Allah ile beraber başka bir ilâh edinme, (yoksa) kınanmış ve kovulmuş olarak cehenneme atılırsın!(Bak.16.51*17.22,39*21.22*50.26*51.51)                            40.Rabbiniz, oğulları size ayırdı da Kendisi meleklerden kızlar mı edindi? Şüphesiz ki siz (vebâli) çok büyük bir söz söylüyorsunuz?(Bak. 2.116*6.100*16.57,62*17.40*18.5*19.88-93*37.149-157*43.15-17,19* 52.39*53.21-22)                                                                                       

41.Ve andolsun ki Biz bu Kur’an’ı düşünüp ders almaları için çeşitli şekilde açıkladık. Ve bu onların nefretini artırıyor. (Bak.2.26*6.109*16.68-69* 17.41,89*18.54*22.73*25.50*29.41-43*30.58*38.29*39.27)

42.De ki: Eğer dedikleri gibi O’nunla birlikte başka ilâhlar olsaydı, arşın sahibine (gitmek için) onlar bir yol  ararlardı.(Bak17.42,57*21.22*23.91) 

43.O Sübhan’dır/noksandan münezzehtir ve onların dediklerinden uludur ve yüceler yücesidir!                         

44.Yedi gök ve yer ve bunların içindekiler O’nu tesbih ederler/yüceltirler. O’nu Hamd/övgüyle tesbih etmeyen/ yüceltmeyen hiçbir varlık yoktur. Ve lakin siz onların tesbihatını anlayamazsınız. Şüphesiz ki O Halîm’dir/hoşgörülüdür,  Gafûr’dur/bağışlayandır.

(Bak.7.206*17.44*23.86-87*30.26*41.11-12*65.12*67.3*71.15)               

45.Ve Kur’an okumaya başladığın zaman seninle iman etmeyenlerin arasına gizli/görünmez bir perde çekeriz. (Bak 16.98*17.45)

46.Ve kalplerinin üzerine perdeler, kulaklarına da tıkaç yerleştiririz.  Sen Rabbini birleyerek Kur’an’ı zikrettiğinde/okuduğunda onlar nefretle gerisin geri dönüp giderler. (Bak.2.6-9,159-161*4.18,155*5.13*6.25,46*7.100-101,179,193,198* 9.87-93*10.74*16.98,106-109*17.45-46*18.57*25.43-44*30.58-59*31.6-7*

32.22*36.8-10*39.45,53*40.12,35*41.5*45.23*47.16*61.5*63.3*83.14)                                                                                                      

47.Biz onların seni dinledikleri sırada ne maksatla dinlediklerini de biliriz. Gizli-kapaklı konuşmalarında da bu zâlimlerin: Siz büyülenmiş bir adamdan başkasına uymuyorsunuz! dediklerini de çok iyi biliyoruz.

(Bak.6.25*10.42-43*16.98*17.45-47*25.7-8*27.79-81*30.52-53*39.44-45* 47.16)                                                                                  

48.Onların senin için nasıl misaller/örnekler verdiklerine bir bak! Sonunda dâlalete düştüler, doğru yolu bulmaya güçleri yetmez. (Bak. 17.48*25.9)              49.Ve dediler ki: Kemiklerimiz un-ufak olup, toza-toprağa karıştıktan sonra biz yeniden diriltilecek miyiz? (Bak.17.49,98*23.82*36.78*37.16,53*56.47*75.3*  79.10-11)

(NOT: Hayat bu dünyadan ibarettir. Biz bir daha diriltilecek değiliz! diyenlerle ilgili âyetler için Bak. En’âm 6.29 dip notu.)                                                             

50. De ki: İster taş veya demir olun!

51.Veya gönlünüzde büyüyen başka bir varlık olun! Diyecekler ki: Kim bizi yeniden diriltecek) De ki: Sizi ilk defa yaratmış olan! Şaşkın bir halde diyecekler ki: Ne zaman olacak?  De ki: Belki de çok yakında.     

(Bak.2.28*10.4*13.5*16.38*17.51*19.66-67*23.35*30.27*32.10-11*36.78-79*

50.3-4*53.47*56.57-59*75.3-4,40*85.13)    

52.O/Allah sizi çağırdığı zaman, O’na hamd ederek/ överek emrine uyacaksınız. Ve kabirde/yeryüzünde çok az bir süre kaldığınızı zannedeceksiniz.(Bak.10.45*17.52*20.102-104*23.112-114*30.25,55* 79.46)                                 

53.Ve kullarıma söyle, birbirlerine en güzel sözü söylesinler. Şüphesiz ki şeytan aralarına fitne sokar. Şüphesiz ki şeytan insanın apaçık düşmanıdır.(Bak.2.168*16.125*17.53*33.70-71*35.6*36.60*43.62)           

54.Rabbiniz sizi çok iyi bilmektedir; dilediğine/hak edene rahmet eder veya dilediğine/müstehak olana azâp eder. Ve seni onların üzerine vekil olarak göndermedik. (Bak.6.107*17.18,25*39.41*42.6)                             

55.Ve Rabbin, göklerdeki ve yeryüzünde olanları en iyi bilendir. Andolsun ki Biz Nebi’lerin bazısını bazısından üstün kıldık ve Davûd’a da Zebûr’u verdik. (Bak.2.253*3.84,184*4.63*16.43-44,49* 17.55*19.93*26.196*35.25*37.6-10*54.43*72.8)                                       

56.De ki: Allah’ın peşi sıra ilâh diye aranıza koyduklarınızı çağırın, onlar başınızdaki sıkıntıyı ne giderebilirler ve ne de değiştirebilirler! (Bak.7.192-198*13.14*17.56*18.52*19.82*25.3*28.62-64*29.25*34.22-23*35.13-14* 36.74-75*39.38*46.5)                                                  

57.Onların (ilâh diye) yalvardıkları varlıklar, kendilerini Rablerine daha yakın kılacak yolları ararlar. O’nun rahmetini umarlar ve azâbından korkarlar. Şüphesiz ki Rabbinin azâbı korkunçtur.

(Bak.17.42,57*21.22*23.91)                                                                       

58.Ve Kıyamet Günü’nden önce helâk etmeyeceğimiz veya şiddetli bir azâba uğratmayacağımız (müşrik) hiçbir belde/şehir yoktur. İşte bunlar Kitapta kayıtlıdır. (Bak.6.130*11.117*17.15-16,58*26.208-209*28.59)                                59.Ve sana âyet/mucize göndermemize mani olan şey sadece önceki halkların âyetleri/mucizeleri yalanlamış olmalarıdır. Ve Semûd kavmine de açık bir âyet/mucize olarak dişi deveyi verdik ama (onu öldürerek) zâlim oldular. Ve âyetleri/mucizeleri sadece (inkârcıları) korkutmak için göndeririz.       

(Bak. 7.73-78*11.61-68*13.7*17.59,90-95*20.133*21.5-6*26.153-158*    54.27-31*91.11-15)                                                     

60.Ve bir gün sana dedik ki: Şüphesiz ki Rabbin insanları çepeçevre kuşatmıştır. Ve sana gösterdiğimiz o rüyayı ve Kur’an’da lânetlenmiş ağacı (Zakkumu) da sırf fitne/ imtihan vesilesi yaptık. Biz onları uyarıyoruz ama bu onların azgınlıklarını daha da artırıyor.    (Bak.2.216*4.126*7.27,155*17.1,60*            37.62-70*41.54*44.43-46*51.10-14* 53.13-18*56.51-52*85.20)

61.Ve bir gün meleklere dedik ki: Li âdeme fe secedû/ Âdem’e secde/hürmet edin, onlar secde ettiler, İblis hariç. O dedi ki: Ben, çamurdan yarattığın birine secde etmem! (Bak. 7.12*15.28-33* 17.61*38.71-76*55.14-15)                  

62.Dedi ki: Bak şu benden üstün kıldığına? Eğer Kıyamet Gününe kadar bana mühlet verirsen, pek azı hariç onun/Adem’in neslini buyruğum altına alacağım!                                                      

63.(Allah) Dedi ki: Defol git! Onlardan kim sana tabî olursa şüphesiz ki sizin cezanız cehennemdir. Hak ettiğiniz bir ceza!  (Bak.4.40*6.150*7.12-18*15.30-43*16.98-100*17.61-65*27.89-90*28.84*34.20-21*38.71-85* 40.40* 78.26)

64.Onlardan gücünün yettiğini vesvesenle yoldan çıkar, süvarilerinle ve piyadelerinle onların üzerine yüklen. Ve onların mallarına ve evlatlarına ortak ol. Ve onlara (boş) vaatlerde bulun! Ve şeytanın bütün vaatleri sadece bir aldatmacadan ibarettir.

(Bak. 4.120*6.112,140*7.32*10.59*17.64*34.21*114.1-6)                        65.Şüphesiz ki Benim (muttâki) kullarım üzerinde senin hiçbir gücün yoktur. Vekil olarak Rabbin yeter! (Bak.2.30-34*7.11-18*15.28-40*17.61-65* 18.50*38.83)

66.Rabbiniz, lütfundan rızık aramanız için denizde gemileri yürütendir/yüzdürendir. Muhakkak ki O, size Rahıym’dir/merhametlidir. (Bak.10.22-23*14.32*16.14*17.66*22.65*30.46*31.31*35.12*45.12)       

67.Ve denizde başınıza bir musibet geldiğinde, O’ndan başka yalvardıklarınız kaybolup gider. O/Allah sizi kurtarıp karaya çıkarınca yüz çevirirsiniz. Ve insan çok nankördür. (Bak. 6.63-64*10.22-23*14.34*17.67*22.66*29.65-66*31.32* 80.17*100.6)

68.Karaya çıktığınızda sizi yere batırmayacağından veya üzerinize taşlar savuran bir kasırga göndermeyeceğinden emin misiniz? Sonra kendinize bir vekil/yardımcı da bulamazsınız. (Bak. 6.65*7.4*16.45*17.68*67.16)   

69.Yahut sizi bir defa daha denize döndürerek nankörlük ettiğiniz için üzerinize bir fırtına yollayarak sizi suda boğmayacağından emin mi siniz? Sonra Bize karşı size arka çıkacak birini de bulamazsınız.

(Bak.7.97-99*16.46-47*17.69*29.40*67.16-17)                                       

70.Ve andolsun ki, Biz Âdemoğullarını değerli kıldık ve onları karada ve denizde taşıdık ve onlara temiz ve güzel nimetler verdik. Ve onları yarattıklarımızın birçoğundan faziletli kıldık.

(Bak.10.22*17.70*40.64)                                                                  

71.Bütün insanları imamlarıyla/önderleriyle birlikte çağıracağımız gün (Kıyamet Günü), kitabı/amel defteri sağından verilenler onu okurlar ve onlara zerre kadar bir haksızlık yapılmaz    (Bak.4.40*17.13-14* 18.49*25.13-14* 36.12*45.28-31* 56.27*69.18-37*75.13*78.40*82.10-12*84.7-15*99.6-8)   

72.Ve kim bu dünyada (hakka/hakikata) kör olursa âhirette de kör olur ve yolunu iyice şaşırır. (Bak. 17.72,97*20.124,127*22.46*35.19-20*40.58* 43.36)                                                                                                         

73.Ve neredeyse seni fitneye düşürmek için vahiyden başka şeyler uydurarak Bize isnad eden bir iftiracı durumuna düşüreceklerdi ve seni halîl/yakın dost edineceklerdi.                                                   

74.Ve eğer sana sebat vermeseydik az kalsın onlara biraz meyledecektin. (Bak.12.24*17.74)

75.İşte o zaman Biz sana hayatın da ölümün de acılarını kat-kat tattırırdık. Sonra sana yardım edecek kimseyi bulamazdın. (Bak. 6.15*10.15*17.73-75*46.8* 53.2-4*69.43-47)                                                                                                              76.Seni yurdundan çıkarmak için neredeyse dünyayı başına yıkacaklardı. O takdirde senden sonra onlar da orada fazla kalamazdı. (Bak.8.30*9.13*17.76*47.13)                                                                      

77.Senden önceki Rasûllere uyguladığımız sünnet/yasa budur. Ve Bizim sünnetimizde herhangi bir değişiklik bulamazsın. (Bak. 7.82-84,88-91*                14.13-14*17.76-77*26.167-170*27.56-57*33.62*35.43*47.13)                  78.Güneşin batıya kaymasından gecenin karanlığı bastırıncaya kadar ekımis salâta/o namazı dosdoğru kıl. Ve şafak söktüğü zaman da (namaz kıl). Çünkü sabah namazı meşhûd’dur/şahitlidir. (Bak.2.238*11.114*17.78*20.130*            30.17-18*50.39)                                   

79.Ve gecenin bir bölümünde sana özgü bir nafile olarak fe tehecced bihi/

 teheccüd namazı kıl. Umulur ki Rabbin seni makamı mahmud’a (övülen bir makama) ulaştırır.

80.Ve de ki: Rabbim! Gireceğim yere doğrulukla girdir ve çıkacağım yerden doğrulukla çıkar. Bana katından yardımcı bir güç ver! 

81.De ki: Hakk/gerçek geldi ve bâtıl/uydurma yok oldu. Şüphesiz ki bâtıl yok olmaya mahkûmdur. (Bak. 7.117-118*17.81*21.18*34.49*42.24)

82.Kur’an’dan indirdiklerimiz mü’minler için bir şifa ve bir rahmettir. Ve bu zâlimlerin sadece zararını/hüsranını artırır. (Bak. 9.124-125*10.57-58* 17.82)                                                              

83.Ve insana nimet verdiğimizde yüz çevirir ve yan çizer. Ve başına bir şerr/kötülük gelince karamsarlığa düşer. (Bak. 11.9-10*17.83*39.8* 41.51)                                                                                   

84.De ki: Herkes kendi meşrebine/karakterine göre davranır. Rabbin kimin doğru yolda olduğunu en iyi bilendir. 

(Bak. 6.117*16.125*17.84*28.85*53.30*68.7)

85.Ve sana Rûh’tan soruyorlar. De ki: Rûh Rabbimin emrindedir! Ondan size sadece çok az ilim/bilgi verilmiştir.

86.Ve andolsun ki eğer isteseydik, sana vahyettiğimizi geri alırdık da Bize karşı seni koruyacak bir vekil/yardımcı bulamazdın.                   

87.Onun geri alınmaması sadece Rabbinin rahmetidir. Şüphesiz ki O’nun sana lütfu çok büyüktür.(Bak.17.85-87)                                                

88.De ki: Bu Kur’an’ın bir benzerini getirmek için ins ve cinn/insanların ve cinlerin hepsi bir araya gelseler ve bütün güçlerini birleştirseler onun benzerini getiremezler.                       (Bak.2.23-24*10.38*11.13*16.101*17.88*21.5* 25.4* 32.3*42.24*46.8*52.33-34)                                                        

89.Ve andolsun ki Kur’an’da insanlara her misali değişik şekillerde açıkladık. Ama insanların çoğu inkâr/kâfirlik ederler.

(Bak.2.26*6.109*16.68-69*17.41,89*18.54*22.73*25.50*29.41-43*30.58* 38.29*39.27)

90.Ve (kâfirler) dediler ki: Bize yerden bir pınar akıtancaya kadar sana asla inanmayacağız(Bak.2.60*7.160*13.7.27*17.90*29.50)                                             91.Veya hurma ve üzüm bahçelerin olmalı ve onların arasından şarıl-şarıl ırmaklar akıtmalısın! (Bak.17.91*25.7-8)                 

92.Yahut iddia ettiğin gibi göğü üstümüze parça-parça düşürmelisin veya Allah’ı ve melekleri şahit getirmelisin! (Bak. 2.55*4.153*15.7-8*17.92* 25.7-8,20-21* 26.187*34.9)                                             

93.Yahut altından bir köşkün olmalı yahut göğe çıkmalısın! Bize okuyacağımız bir kitap indirmedikçe ona çıktığına da asla inanmayız! (Rasûlüm) De ki: Rabbim Sübhân’dır/noksanlıktan münezzehtir, ben Rasûl/elçi olan bir beşerden başka birisi değilim! (Bak. 2.55,92*4.153*6.7-8,109,111*10.15*15.6-8* 17.89-94)

94.Ve kendilerine doğru yolu gösteren Rasûl gelince insanları iman etmekten alıkoyan şey şu sözleridir: Allah Rasûl olarak bir beşeri/insanı mı gönderdi?          

95.De ki: Eğer yeryüzünün sakinleri melekler olsaydı onlara Rasûl olarak gökten bir melek indirirdik! (Bak. 11.12*14.10-11*17.94-95*21.3* 23.24,33-34,47* 25.4-10*26.153-154,185-186*36.15-16*54.24-25*64.6) 

96.De ki: Benim ve sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Muhakkak ki O kullarının yaptıklarından Habîr’dir/ haberdardır, Basîr’dir/görendir.

97.Ve Allah kime hidâyet etmişse o doğru yoldadır. Ve kimi dalâlette bırakmışsa, onlar için O’nun peşi sıra veli/ yardımcı bulamazlar. Ve Kıyamet Günü onları yüzleri yerde; kör ve dilsiz ve sağır olarak haşrederiz. Varacakları yer cehennemdir, ateş azaldığı zaman onun alevini artırırız. (Bak:2.272*6.117*10.108*16.125*17.15,72,97*27.92*28.56,85*39.41*68.7      NOT: Bakara 2.272 dip notunda bilgi verilmiştir.)                     

98.Bu onların cezasıdır. Çünkü onlar âyetlerimizi inkâr ettiler ve dediler ki: Biz kemikler haline gelmişken ve ufalanıp toz-toprak olmuşken yeniden diriltileceğiz miyiz? (Bak.6.29*17.49,98*23.82*36.78*37.16,53*56.47*75.3*79.10-11)

(NOT: Hayat bu dünyadan ibarettir. Biz bir daha diriltilecek değiliz! diyenlerle ilgili âyetler için Bak. En’âm 6.29 dip notu.)

99.Onlar görmediler mi ki; Şüphesiz ki Allah gökleri ve yeri yarattı. Onların benzerini yaratmaya da Kadîr’dir. Ve onlar için bir ecel belirlemiştir, onda şüphe yoktur. Zâlimler inkârlarında ısrar ediyorlar. (Bak. 6.2*17.99*25.50*36.81*40.57*46.33* 50.15*56.60-61)

100.De ki: Eğer Rabbimin rahmet hazinelerine sahip olsaydınız tükenir korkusuyla infâk etmezdiniz! Ve doğrusu insan çok cimridir.       

(Bak. 4.53*17.100*70.20-21)

101.Ve andolsun ki Mûsâ’ya apaçık dokuz âyet/mucize verdik. Onu İsrailoğullarına sor. Onlara geldiği vakit Firavun dedi ki: Ey Mûsâ! Ben senin büyülenmiş biri olduğunu görüyorum!  (Bak.7.106-109,133-134, 163* 17.101-103*20.17-23*26.32-35,45-48, 60-67*27.9-13* 28.31-32* 40.23-24*51.38-40)

102.(Mûsâ) Dedi ki: Sen de bilirsin ki bunları birer ibret olarak göklerin ve yerin Rabbi indirdi. Ey Firavun ve ben senin sonunun geldiğini düşünüyorum! (Bak. 17.102*27.13-14)

103.(Firavun) onları oradan sürüp-çıkarmak istedi. Biz de onu ve yanındakilerin hepsini (suda) boğduk.                                       (Bak.2.50*7.136*17.103*26.65-66*28.40*43.54-55* 51.40)

104.Ardından İsrailoğullarına dedik ki: Bu topraklarda oturun. Ahiretin vakti gelince hepinizi bir arada toplayacağız!

105.Ve bunu (Kur’an’ı) hakk/gerçek olarak indirdik ve o hakk/gerçek olarak indi. Ve (Rasûlüm!) seni de sadece müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. (Bak. 2.119* 4.165*6.48*17.105* 18.56*33.45-46* 34.28*48.8)                                                    106.Ve Kur’an’ı âyetlere/bölümlere ayırdık ve insanlara sindire-sindire okuman için âyetler/bölümler halinde indirdik. (Bak.15.9*17.106*20.99,113-114*25.32* 73.4*75.17-19)           

107.De ki: Ona (Kur’an’a) ister inanın ister inanmayın, şüphesiz ki daha önce kendilerine ilim verilmiş olanlar, Kur’an okunduğu zaman yüzüstü secde ederler! (Bak. 5.83-84*17.107*28.52-54)

(NOT: Kur’an’da 14 tilavet secdesi vardır ve şunlardır:  7.206*13.15*16.49*17.107*19.58*22.18*25.60*27.24*32.15*38.24* 41.37*53.62*84.21*96.19)                                                                   

108.Ve derler ki: Rabbimiz Sübhan’dır/noksandan münezzehtir, Rabbimizin verdiği söz yerine gelmiştir!                                                                 

109.Ve ağlayarak yüzüstü secdeye kapanırlar ve bu onların saygısını artırır. (Bak. 3.113-114*5.82- 84*8.2* 17.109*28.51-53                           

110.De ki: İster Allah diye dua edin ister Rahman diye. Hangisiyle dua ederseniz edin en güzel isimler/sıfatlar Allah’a aittir. Ve bi salatike/dua yaparken sesini yükseltme ve sesini çok da kısma, ikisinin arasında bir yol tut. (Bak. 1.3*7.180,205*17.110*20.8*59.22-24)                                   

111.Ve de ki: Hamd/yücelikler Allah’a mahsustur, çocuk edinmemiştir. Ve mülkünde ortağı yoktur ve aciz olmadığı için bir veliye/yardımcıya ihtiyacı da yoktur. Ve tekbir getirerek O’nu yücelt!                                                                          (Bak. 2.116,257,286*3.26*17.111*25.2*47.11*74.3*112.1-4)

(Gözden Geçirme-2025)

İSRÂ SÛRESİ-AÇIKLAMA 1:

A)İSRÂ VE MİRAC HAKKINDAKİ ÂYETLER:

**İsrâ 17.1 Âyetlerimizden bir kısmını göstermek için kulunu (Muhammed’i) o Mescid-i Haram’dan çevresini bereketli kıldığımız o mescid-i aksâ’ya (o en uzak mescide) bir gece yürüten (Rabbin) Sübhân’dır/ noksandan münezzehtir. Muhakkak ki O, Semî’dir/ işitendir, Besıyr’dir/görendir.

**İsrâ 17.60 Ve bir gün sana dedik ki: Şüphesiz ki Rabbin insanları çepeçevre kuşatmıştır. Ve sana gösterdiğimiz o rüyayı ve Kur’an’da lânetlenmiş ağacı (Zakkumu) da sırf fitne/imtihan vesilesi yaptık. Biz onları uyarıyoruz ama bu onların azgınlıklarını daha da artırıyor.

Bazı ilahiyatçılar, mirac olayının fiilen yaşanmadığını ve 60’ncı âyette bahsedilen “Ve sana gösterdiğimiz o rüyayı… sırf fitne/imtihan vesilesi yaptık” ifadesinden Rasûl’ün miracı rüyasında gördüğünü” beyan etmektedirler. Böyle olsa bile rüyadaki rivayetler de Kur’an’a aykırı ve şirktir.)

                                             

**İsrâ 17.90 Ve (kâfirler) dediler ki: Bize yerden bir pınar akıtancaya kadar sana inanmayacağız!

**İsrâ 17.91Veya hurma ve üzüm bahçelerin olmalı ve onların arasından şarıl-şarıl ırmaklar akıtmalısın! 

**İsrâ 17.92 Yahut iddia ettiğin gibi göğü üstümüze parça-parça düşürmelisin veya Allah’ı ve melekleri söylediklerine şahit getirmelisin!                                      **İsrâ 17.93 Yahut altından yapılmış bir köşkün olmalı yahut göğe çıkmalısın! Bize okuyacağımız bir kitap indirmedikçe ona çıktığına da asla inanmayız! (Rasûlüm) De ki: Rabbim Sübhân’dır/noksanlıktan münezzehtir, ben Rasûl olan bir beşerden başka birisi değilim!

**İsrâ 17.94 Ve kendilerine doğru yolu gösteren Rasûl gelince insanları iman etmekten alıkoyan şey şöyle dedikleridir: Allah Rasûl olarak bir beşer/insan mı gönderdi?                                                               

**İsrâ 17.95 De ki: Eğer yeryüzünün sakinleri melekler olsaydı onlara Rasûl olarak gökten bir melek indirirdik!

**En’âm 6.35 Eğer onların yüz çevirmeleri ağırına gidiyor ve gücün de yetiyorsa, yerin derinliklerine doğru bir tünel kaz veya göğe merdiven daya da böylece onlara bir âyet/mucize göster. Eğer Allah dileseydi, elbette herkesi hidâyet/doğru yol üzerine toplardı. O halde sakın cahillerden olma.  

**Ankebût 29.50 Ve dediler ki: Rabbinden ona âyetler/ mucizeler indirilseydi ya! De ki: Muhakkak ki âyetler/mucizeler ancak Allah katındandır. Ve Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım!                               

**Ankebût 29.51 Kendilerine tebliğ edilen bu Kitab’ı sana indirmiş olmamız (mucize olarak) onlara yetmiyor mu? İman eden bir kavim için şüphesiz bunda bir rahmet ve uyarı vardır.                            

**Necm 53.7-10.Ve o (Cebrail) en yüksek ufukta göründü. Sonra yaklaştı, aşağıya sarktı. İki yay aralığı kadar veya daha az. Allah’ın vahyettiğini, Allah’ın kuluna (Muhammed’e) vahyetti.            

B)MİRAC HAKKINDAKİ RİVAYETLER:                                                                    **Muhammed a.s.; Mescid-i Haram’dan Burak adındaki binekle çok kısa bir sürede Mescid-i Aksa’ya vardı.                                   

**Orada kendisini bekleyen bütün Peygamberlere imamlık yaparak namaz kıldırdı.                                                            

**Sonra Cebrail (a.s) ile birlikte göğe yükseldiler, bir yere vardıklarında Cebrail (a.s) ben daha yukarıya çıkamam yoksa yanarım, sen devam et dedi. Bunun üzerine Muhammed a.s. tek başına göğe yükselmeye devam ederek sonunda Yüce Allah’ın huzuruna çıktı. (Melek yanıyor ama insan olan Rasûl nasılsa yanmıyor?)                               

**Muhammed a.s. Yüce Allah ile görüştükten sonra huzurdan ayrıldı, inerken en yakın kattaki Mûsâ a.s. ile buluştu. Mûsâ a.s. ona: Rabbin sana ne hediye etti diye sordu O da: 50 vakit namazı hediye etti dedi. Bunun üzerine Mûsâ a.s. dedi ki: Senin ümmetin bunu yapamaz, Rabbine çık ve bunu azalt. Bunun üzerine tekrar Rabbinin huzuruna çıkan Muhammed a.s. inince Mûsâ a.s.’a namazların 40 vakte indirildiğini söyledi. Mûsâ a.s.’ın tekrar çık ve bunu azalt demesiyle Rabbine çıkan Muhammed a.s. bu çıkıp-inmeleri birkaç defa daha yapmış sonunda 5 vakte indirildiğini söyleyince Mûsâ a.s.: Bununla idare edin diyerek son noktayı koymuştur.

C) RİVAYETLERE TENKİTLERİM ŞUNLARDIR:                      

**Allah kulunu bir gece Mescid-Haram’dan Mescid-i Aksa’ya yürüttüğünü bildirdiği halde, rivayetçiler Burak adlı bir binekle Kudüs’deki Mescid-i Aksa’ya adeta uçurmuşlardır. Rasûlullah’ın sağlığında ve İsrâ suresi nazil olduğunda  Kudüs Bizansın yönetimindedir ve orada hiçbir mescid yoktur, çünkü Bizanslılar Hristiyan dinindedir ve onlar ibadetlerini mescidlerde değil kiliselerde yaparlar.                                                     

**Rasûlullah sağdı ancak diğer Rasûllerin hepsi vefat etmişti. Ölmüş insanların oraya gelmesi ve namaz kılması Kur’an’a aykırıdır.                                            **Muhammed a.s.’ın Yüce Allah’ın huzuruna çıkması da Kur’an’a aykırıdır. (Bak. Bakara 2.55*A’râf 7.143)                             

**Mûsâ a.s.’ın Muhammed a.s.’a akıl hocalığı yaptırılması buram-buram İsrailiyat kokmaktadır. Mûsâ a.s.’ın haşa temyiz makamıymış gibi Yüce Allah’ın kararlarını düzelttirdiğini söylemek açıkça ŞİRKTİR.           

Mirac Kandilinin ne olduğunu bilmeden kutlayanların da bilmeden-istemeden şirke düşeceklerini bildirmek emr-i bil mâruf, nehy-i anil münker âyeti gereği üzerimize düşen bir görevdir.               

Ayrıca, ilk Rasûllerden beri bütün Müslümanlara farz olan namazın mirac olayıyla yeni farz kılındığını söylemek Kur’an’ı inkâr etmek ve küfre düşmektir.                                                          

Yüce Allah buyurmakta ki: Aklını kullanmayanların üzerine pislik yağdırırım!  (Bak.Yûnus 10.100)                                                             

D) BU KONUDA YAŞAMIŞ OLDUĞUM BİR OLAYI ANLATAYIM: Distrübütörü olduğumuz uluslararası bir firmanın bölge müdürü olan Mısır’lı Wagih El Deeb ile aramızdaki konuşmayı size anlatacağım:

**2019 yılında Mr. Wagih, ben, oğlum Sait, satış müdürü Mehmet bey ve muhasebe müdürü Fatih beyin de olduğu bir toplantıda dini konularda işyerinde sohbet ediyorduk. Ben islamda kandillerin olmadığını sadece Kadir Gecesinin mübarek/kutsal olduğu ve Rasûlullah’ın da Miraca çıkmadığını söyledim.

Mr. Wagih hemen Mısır’lı bir ilahiyatçı arkadaşını telefonla arayıp onunla bir süre Arapça konuştu ve sonra o ilahiyatçının Mirac’ın yapıldığını söylediğini bize bildirdi. Ben kendisine bazı âyetleri delil göstersem de Mr. Wagih benim delillerime değil Mısır’lı o ilahiyatçının dediğine inandı. Bunun üzerine herkesin inancı kendini bağlar diyerek mevzuyu kapattık.

**2024 yılı Mart ayında oğlum Sait beni ziyaret için evime gelmişti. O sırada yaklaşık 30 yıldır distribütörü olduğumuz firmanın bölge müdürü olan Mısırlı Mr. Wagih oğlumu aradı, konuşurlarken ben de Mr. Wagih’e selam vermek için oğlumdan telefonu aldım. Mr. Wagih’e İsrâ sûresi 1nci âyetini ve 90-94’ncü âyetlerini okursan Miracın yapılmadığını göreceksin dediğimde Mr. Wagih bana şu cevabı verdi: Harun bey; senin beş yıl önce bana söylediğin Miracın yapılmadığı sözünü El Ezher Üniversitesi hocaları bu günlerde yeni söylemeye başladılar! Ve Sübhanallah!

Ben, El Ezher’den beş yıl önce doğru bilgi verdiğime sevineyim mi, yoksa El Ezher gibi ünlü bir üniversitenin yıllardır halka ve ilâhiyat camiasına yanlış bilgi vermesine üzüleyim mi karar veremedim?   

Çünkü Mısır’ın El Ezher Üniversitesi, bütün ilahiyatçılar tarafından çok itibar edilen referas bir kurumdur.

Mr. Wagih, yazmakta olduğum Kur’an Mealinin imzalı bir adedini kendisine hediye etmem konusunda benden söz aldı ve bu konuyu tatlıya bağladık. İnşallah 2026 yılı Ramazan Bayramında mealimi bastırmış olacağım ve Mr. Wagih’e ve dost, akraba ve arkadaşlarıma hediye edeceğim.

Konuyu Mr Wagih’den de dinlemek isteyenler için onun telefonunu veriyorum. (Not: Mr. Wagih yaklaşık 30 yıldır Türkiye’ye her yıl birkaç defa geldiği için Türkçe de konuşmaktadır.)                           

Mr. Wagih El Deeb //Tel.:+2010 0103 0440

Kardeşlerim, akledin, aklınızı kullanın ve her söylenenin doğru olduğunu kabul etmeden önce lütfen sorgulayın!

Selam, sevgi ve saygılar.