29 Mayıs 2024 Çarşamba
MENÜ
SON YAZILAR

ENBİYÂ SÛRESİ

21/79 ENBİYÂ SÛRESİ 

(Enbiya, Nebiler/Peygamberler demektir ve sûrede Hz. İbrahim başta olmak üzere on yedi Nebinin/Peygamberin adı geçmektedir ve birçok Nebinin/Peygamberin kıssası anlatılmaktadır. Mekke döneminde nazil olmuştur. Mushaf’da 21nci, inişte 79ncu sıradadır ve 112 âyettir.)

E’ûzu bi’llâhi min’eş-şeytâni’r-racîm/kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım. Bismillahirrahmanirrahim/Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla.

                                    

1.İnsanlara hesap vakti yaklaştığı halde, onlar gaflet içinde aldırmıyorlar. (Bak. 21.1*47.18*53.57*54.1-2)

2.Rablerinden kendilerine gelen her yeni mesajı alaya alarak dinliyorlar.

(Bak. 11.27*14.10-11*17.94*21.2*23.24*25.41*26.5,154,186* 36.15,46*37.14*38.8*54.24-25*64.6)

3.Onların kalpleri oyunda oynaştadır. O zalimler gizlice fısıldaşarak: Bu da sizin sizin gibi bir beşer/insan değil mi? O halde göz göre-göre büyüye mi kapılacaksınız?

(Bak. 14.11*17.94-95*21.3*23.24,33-34,47*26.154,186*36.15* 54.24-25*64.6)

4.Dedi ki: Rabbim gökte ve yerde konuşulan her sözü bilir. O, Semî’dir/işitendir, Alîm’dir/bilendir! (Bak.2.77*3.5*6.3*11.5*14.38*16.19,23*20.7*21.4*24.29*27.25,74*28.69* 36.76*64.4*87.7)

5.Dediler ki: Bu söylenenler karmakarışık hayallerdir. Onu kendisi uydurmuştur, o bir şair olmalı. Öyle değilse öncekiler (Rasûller) gibi bize bir âyet/mucize getirsin!                                                                                       

(Bak. 11.13*17.88*21.5*25.4*32.3*46.8*52.30,33-34* 69.41)

6.Onlardan önce helâk ettiğimiz beldelerin halklarından hiçbiri iman etmedi. Şimdi bunlar mı iman edecek?

7.Senden önce vahyi tebliğ için gönderdiğimiz (elçiler) sadece erkeklerdi. Eğer bilmiyorsanız zikir/Kitap ehline sorun. (Bak. 10.94*12.109*16.43*21.7)

8.Biz onları, yemek yemeyen cesetler/varlıklar yapmadık. Onlar ölümsüz de değillerdi. (Bak.21.8,34*25.7,20*29.57)

9.Sonunda onlara verdiğimiz sözü tuttuk. Onları ve dilediğimiz/lâyık olan kimseleri kurtardık. Müsrifleri/ aşırılık yapanları helâk ettik. (Bak. 7.64,72,83,165*11.58,66,94*21.9)

10.Andolsun ki size bir Kitap indirdik, içinde akılda tutmanız gereken mesajlar var. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız? (Bak 21.10*43.44)

11.Biz, zâlim olan nice kentleri kırıp-geçirdik ve onlardan sonra başka topluluklar oluşturduk.

(Bak. 4.133*11.67,94*17.17*21.11*22.45,48*29.31*65.8)

12.Onlar, azabımızı hissettikleri zaman orayı hızla terk ediyorlardı.

13.Terk etmeyin! Size nimet verilen yurtlarınıza dönün. Çünkü siz hesaba çekileceksiniz! 

14.Dediler ki: Eyvahlar olsun bize! Biz gerçekten zâlim kimselermişiz! (Bak. 21.14,46)

15.Biçilmiş ekin haline veya sönmüş ateşe çevrilinceye kadar onların feryatları kesilmedi.

16.Biz gökleri ve yeri ve bu ikisi arasındakileri bir oyun olsun diye yaratmadık.

(Bak. 3.190-191*21.16*30.8*38.27*44.38-39)

17.Eğer Biz bir eğlence edinmek isteseydik onu kendi katımızdan edinirdik, ama bunu yapacak değiliz. (Bak. 21.17*38.27*44.39)

18.Biz, hakkı bâtılın başına çalarız da onu paramparça ederiz, böylece bâtıl yok olup gider. Yakıştırdığınız sıfatlardan dolayı yazıklar olsun size. (Bak. 7.118*17.81*21.18*34.49*42.24)

19.Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur. O’nun yanında olanlar, O’na kulluk etmekten kibirlenmezler ve usanmazlar. (Bak. 4.172*7.206*16.49*17.44*21.19-20* 30.26*39.75*40.7*41.38)

20.Gece-gündüz, aralıksız O’nu tesbih ederler/ yüceltirler.

21.Yoksa onlar, yeryüzünden birtakım ilâhlar edindiler de ölüleri onlar (o ilâhlar) mı diriltecek?

22.Eğer ikisinde (yerde ve gökte) de Allah’tan başka ilâhlar olsaydı ikisi (yer ve gök) de fesada uğrardı. Arşın Rabbi olan Allah Sübhandır/noksanlıktan uzaktır, onların yakıştırdıkları şeylerden uzaktır. (Bak. 16.51*17.22,39,42-43*21.22*23.91*50.26* 51.51)

23.O, yaptıklarından sorumlu olmaz, onlar ise sorumlu tutulacaklardır. (Bak. 15.92-93*21.23)

24.Yoksa O’nun peşi sıra ilâhlar mı edindiler? De ki: Delilinizi getirin! Bu benimle birlikte olanların zikri/vahyi ve benden öncekilerin zikri/vahyi budur. Hayır! Onların çoğu bu hakkı/gerçeği bilmezler ve ondan yüz çevirirler. (Bak. 21.24*28.74-75)

25.Biz, senden önce gönderdiğimiz Rasûllerin hepsine şu mesajı bildirdik: Benden başka ilâh yoktur, yalnız Bana kulluk edin! (Bak. 21.25*43.45)

26.Dediler ki: Rahman (meleklerden) çocuk edindi! O, sübhandır/noksanlıktan münezzehtir. Hayır onlar/ melekler, O’nun ikram ettiği kullarıdır. (Bak.2.116*4.172*16.57*21.26*43.19)

27.Onlar/melekler O’nun sözünün önüne geçmezler ve O’nun emriyle hareket ederler.

(Bak. 16.49-50*19.64*21.27*66.6)

28.O, onların önlerindekini de arkalarındakileri de bilir. Onlar, O’nun razı olduklarından başkasına şefaat/ aracılık edemezler. Onlar, O’nun haşmetinden saygıyla titrerler.

(Bak. 2.255*20.109-110*21.28*22.76*39.43-44*53.26)

(NOT: Şefaat yetkisi sadece Allah’a mahsustur/aittir. Mahşerde şefaat edeceğini söyleyen şahıslara sakın kanmayın. Ayrıca: Şefaat Ya Rasûllullah! da demeyin. Aksi halde bilmeden şirke düşersiniz. İlgili âyetler için Bak. 2.48,255*19.87*20.109*21.27-28*22.76*34.23*36.23* 39.43-44* 40.18*53.26*74.48)

29.İçlerinden her kim: O’nun peşi sıra ben de bir ilâhım! derse onu cehennemle cezalandırırız. Biz zâlimleri işte böyle cezalandırırız. (Bak. 4.48,116*6.88*21.29*39.65)

30.O kâfirler görmezler mi ki, gökler ve yer başlangıçta bitişikken Biz onları ayırdık ve canlı olan her şeyi sudan yarattık. Buna rağmen hala iman etmiyorlar mı? (Bak. 21.30*24.45)

31.Onları sarsmasın diye yeryüzüne ağır baskılar/dağlar yerleştirdik. Hedeflerine ulaşmaları için vadiler ve yollar açtık. (Bak.13.3*15.19*16.15,16*20.53*21.31*27.61*31.10* 41.10* 43.10-13*71.19-20* 77.27*78.6-7*79.30-33)

32.Semayı/gökyüzünü korunaklı bir tavan yaptık. Onlar gökyüzünün bu âyetlerinden/delillerinden yüz çeviriyorlar. (Bak. 12.105,106*21.32*41.12*50.6*51.47)

33.Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratan O’dur. Bunların her biri kendi yörüngesinde yüzmektedir.

(Bak. 2.164*3.190*6.96*10.5*17.12*21.33*25.62*36.37-40* 39.5*41.37*55.5)

34.Senden öncekilerden hiçbir insana da ölümsüzlük vermedik. Sen ölürsen onlar ebedî mi yaşayacaklar?  (Bak.21.8,34*3.185*21.34*25.7,20*29.57*52.30-31*55.26-27)

35.Her nefis/can ölümü tadacaktır. Biz sizi şerle ve hayırla imtihan ediyoruz. Sonunda Bize döndürüleceksiniz. (Bak. 3.185*21.35)

36.Kâfirler seni gördüklerinde: İlâhlarınızı diline dolayan bu mu? diyerek seni alaya alıyorlar. Halbuki onlar Rahman’ın zikrini/Kur’an’ı inkâr ediyorlar. (Bak. 21.36*25.41)

37.İnsan aceleci bir yaratılışa sahiptir, zamanı gelince âyetlerimi size göstereceğim, acele (gelmesini) istemeyin. (Bak. 10.11*17.11*21.37)

38.Diyorlar ki: Eğer doğru söylüyorsanız bu vaat/tehdit ne zaman gerçekleşecek?

(Bak. 10.48*21.38*27.71*34.29*36.48*67.25)

39.Kâfirler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları ve kimseden de yardım göremeyecekleri o günü/vakti keşke bilselerdi! (Bak. 7.41*14.50*21.39*29.55*39.16)

40.Doğrusu onlara (Azap) ansızın gelecek ve onları şaşkına çevirecektir. Artık ne onu geri çevirmeye güçleri yetecek ne de onlara mühlet/süre tanınacaktır.                                                                            (Bak. 3.87-88*7.187*21.40*35.36*40.49*43.75*47.18)

41.Doğrusu, senden önceki birçok Rasûlle de alay edilmişti. Alay ettikleri şey alay edenleri kuşattı.

(Bak. 6.10*13.32*15.11,95*21.41*36.30)

42.De ki: Gece-gündüz, sizi Rahman’ın azabından kim koruyabilir? Ama onlar Rablerinin zikrinden (Kur’an’dan) yüz çeviriyorlar. (Bak. 7.4*19.45*21.42*33.17*35.2*39.38*67.16-17,20-21)

43.Yoksa onları Bize karşı koruyacak ilâhları mı var? Onların kendilerine bile faydaları olamaz, Bizden de yardım göremezler. (Bak. 7.191-192,197*21.43*36.74-75)

44.Doğrusu Biz bunlara ve atalarına rahat bir hayat bahşettik. Ama, yeryüzünü etrafından daralttığımızı görmüyorlar mı? O halde bunlar mı Bize galip gelecek? (Bak. 13.41*21.44*46.27)

45.De ki: Ben sizi sadece vahiyle uyarıyorum. Ama sağır olanlar, ne kadar uyarılsalar da çağrıyı duymazlar! (Bak.6.51,70*14.52*21.45*25.52*27.80-81*30.52-53*35.19-23*50.45*)

46.Fakat onlara Rabbinin azabından azıcık dokunsa derler ki: Vay bizlere, muhakkak ki biz zâlimlermişiz! (Bak. 21.14,46)

47.Kıyamet Günü öyle doğru, öyle hassas teraziler kuracağız ki, hiç kimse en küçük bir haksızlığa uğratılmaz. Hardal danesi kadar bile olsa iyi ve kötü, yapılan her şeyi bu terazide tartacağız. Hesap görücü olarak Biz yeteriz.

(NOT: Kıyamet Günü hassas teraziler kurulur ve hiç kimse en küçük bir haksızlığa uğratılmaz. (Çünkü; Rabbimiz olan Allah adildir! Bak. 4.40*7.8-9*10.47* 18.49*21.47*23.102-103*31.16*39.69*101.6-9)

48.Gerçek şu ki, Biz Mûsa ile Harun’a furkân’ı/hakkı batıldan ayıran kitabı, muttâkiler için bir ışık ve öğüt verdik. (Bak. 2.53,185*3.4*21.48*25.1)

49.Onlar Rablerinin korkarlar. Gayb/idraki aşanlardan olmasına rağmen Son Saat’ten/Kıyamet Saatinden dolayı titrerler. (Bak. 21.49*35.18*36.11*50.33*67.12)

50.İşte bu (Kur’an), Bizim indirdiğimiz bereketli bir zikirdir/bilgidir. Siz bunu inkâr mı ediyorsunuz? (Bak. 6.90,92*7.2*21.50*38.29)

51.Andolsun ki Biz İbrahim’e daha önce rüşt/olgunluk verdik. Biz onu biliyorduk.

(Bak. 6.74-79*16.120-122*19.42* 21.51*26.70-71*37.83-87* 43.26)

52.Hani o babasına ve kavmine dedi ki: Bu tapındığınız heykeller de nedir?

53.Dediler ki: Biz atalarımızı bunlara tapar bulduk!

(NOT: Allah’ın dini yerine atalar dinine uyanlar için:

Bak. 2.170*5.104*7.28*10.78*11.53-54,62,87*26.70-74*31.21* 34.43*37.69-73*43.22-23)

54.Dedi ki: Andolsun ki, siz de atalarınız da apaçık bir sapıklığın içindesiniz!

55.Dediler ki: Sen gerçeği mi getirdin, yoksa bizimle oyun mu oynuyorsun?

56.Dedi ki: Asla! Sizin Rabbiniz göklerin ve yerin Rabbidir ki onları O yaratmıştır. Ben de buna şahitlik ediyorum!

57.Ve yemin olsun ki siz gittikten sonra putlarınıza bir plan kuracağım!

58.Sonra putların hepsini kırıp parçaladı. Kendisine sorsunlar diye büyük puta dokunmadı.

59.Dediler ki: Bunu ilâhlarımıza kim yaptıysa o gerçekten zalim biriymiş!

60.Dediler ki: İbrahim adındaki bir gencin onları diline doladığını duyduk!

61.Dediler ki: Onu getirip halkın huzuruna çıkarın, belki onlar şahitlik ederler!

62.Dediler ki: Ey İbrahim! İlâhlarımıza bunu sen mi yaptın?

63.Dedi ki: Belki şu en büyükleri yapmıştır siz onlara sorun eğer konuşabiliyorlarsa! (Kavmiyle alay ediyor!)

(NOT:İbrahim a.s.’ın kavmiyle alay ettiğini gösteren âyetlere örnekler: 6.76-78*37.89*21.63)

64.Vicdanlarının sesine uyarak dediler ki: Doğrusu zâlimlik eden bizleriz!

65.Sonra eski inançlarına dönerek (dediler ki): Sen de biliyorsun ki onlar konuşamazlar!

66.Dedi ki: O halde, Allah’ın peşi sıra size bir faydası veya bir zararı dokunmayan bu şeylere niçin tapıyorsunuz? (Bak. 6.71,83*21.66-67)

67.Size de yazıklar olsun, Allah’ın peşi sıra tapındığınız şeylere de yazıklar olsun! Siz hala aklınızı kullanmayacak mısınız?

68.Dediler ki: İlâhlarınıza yardım etmek için bir şey yapmak isterseniz onu (İbrahim’i) yakın!       

(Bak. 21.68-69*29.24*37.97-98)

69.Dedik ki: Ey ateş! İbrahim’e karşı serin ve selamet ol!

70.Ona tuzak kurmak istediler, Biz de onları hüsrana uğrattık. (Bak. 21.70-71*37.98*52.42)

71.Ve onu ve Lût’u kurtardık ve âlemler/insanlar için bereketli kıldığımız topraklara ilettik.

(Bak. 17.1*21.71,81)

72.Ve ona/İbrahim’e İshak’ı ve torunu Yakûp’u bahşettik ve onların hepsini sâlih kimseler yaptık.

(Bak. 6.84*11.71*19.49*21.72*29.27)

73.Ve onları emrimizle herkese yol gösteren önderler yaptık. Nitekim onlara hayırlı işler yapmalarını ve ikâmes salâti/o namazı dosdoğru kılmalarını ve o zekâtı vermelerini emrettik. Onlar Bize ibadet eden kimselerdi. (Bak. 2.45,83*5.12*20.14*21.73*98.5)

74.Ve Lût’a da hüküm ve ilim verdik. Onu pis işler yapan (homoseksüel) bir beldeden kurtardık. Çünkü onlar fâsık ve kötü bir kavimdi. (Bak. 2.129*12.22*21.74,77*29.26)

75.Ve onu (Lût’u) rahmetimize aldık, çünkü o sâlih biriydi. (Bak. 21.75, 86)

76.Ve daha önce Nûh da Bize dua etmişti. Biz de onun duasını kabul etmiş; kendisini, ailesini ve ona inananları büyük sıkıntılardan kurtarmıştık. (Bak. 21.76*37.76*54.9-13*71.26-28)

77.Ve âyetlerimizi yalanlayan kavmine karşı Nuh’a

yardım ettik. Muhakkak ki onlar kötü bir kavimdi. Biz de onların hepsini (suda) boğduk.

(Bak. 7.64*21.74,77*54.9-13*71.28)

78.Ve Dâvûd’u ve (oğlu) Süleyman’ı da (hatırla). Hani  kavminin koyunlarının yayıldıkları ekin hakkında hüküm veriyorlardı. Biz de onların verdiği hükme şahit idik.

79.İkisine de ilim ve hikmet verdiğimiz halde Süleyman’a doğru hüküm vermeyi iyice öğrettik. Dâvûd ile birlikte tesbih etsinler diye dağları ve kuşları emrimiz altına aldık. Bunları Biz yaptık.

80.Sizi savaşta koruyacak zırh yapma sanatını ona öğrettik. Şükredecek misiniz? (Bak. 21.80*34.11)

81.Süleyman’ın emrine şiddetli esen rüzgârı (fırtınayı) verdik. Onun isteğiyle bereketli topraklara doğru eserdi.

Biz her şeyi biliriz. (Bak. 17.1*21.71.81*34.12*38.36)

82.Ve dalgıçlık yapan ve başka işleri de yapan şeytanları (şeytan tabiatlı insanları) da onun emrine verdik. Biz onları gözetim altında tutuyorduk. (Bak.21.82*34.13)

83.Ve Eyyüb’ü de hatırla! Hani o bir zamanlar Rabbine; bana bir dert/hastalık geldi, Sen merhametlilerin en

merhametlisi olansın! diye dua etmişti.

84.Biz de onun duasını kabul ettik ve ondaki sıkıntıyı giderdik. Katımızdan bir rahmet ve kulluk edenler için öğüt olsun diye ona ailesini ve onlarla birlikte bir mislini daha verdik. (Bak. 6.17*10.107*21.83-84*38.44)

85.Ve İsmail, İdris ve Zülkifl’i de hatırla! Hepsi sabreden kişilerdendi. (Bak. 19.56*21.85)

86.Ve onları rahmetimizle kuşattık, muhakkak ki onlar sâlih kimselerdi.

87.Ve Zünnûn’u (balığın yuttuğu Yûnus’u) da hatırla! Hani o bir gün kavmine kızarak çekip gitmişti de Bizim ona

hesap sormayacağımızı sanmıştı. Sonra karanlıklar

içinde (balığın karnında) şöyle dua etmişti: Rabbim! Senden başka ilâh yoktur. Sen yüceler yücesisin. Ben nefsime zulmettim! (Bak. 21.87*37.139-148*68.48)

88.Biz de onun duasını kabul ettik ve onu sıkıntıdan kurtardık. Biz iman edenleri böyle kurtarırız.

(Bak.21.88*37.139-148)

89.Ve Zekeriya’yı da hatırla! Hani o Rabbine şöyle dua etmişti: Rabbim! Beni tek başıma bırakma! Sen vârislerin en hayırlısısın!

90.Biz de onun duasını kabul ettik ve eşini onun için ıslah ettik (çocuk doğurmaya uygun hale getirdik), ona Yahyâ’yı verdik. İşte bunlar hayırda yarışan, (merhametimizi) uman, (azabımızdan) korkan ve Bize karşı derin saygı duyanlardı. (Bak.19.2-10*21.89-90)

91.İffetini korumuş olan kadını (Meryem’i) de hatırla. Biz ona ruhumuzdan üfledik, kendisini ve oğlunu/İsa’yı bütün insanlar için bir âyet/mucize yaptık. (Bak. 3.45-47*4.171*21.91*23.50*66.12)

92.Şüphesiz ki sizin bu ümmetiniz tek bir ümmettir, Ben de sizin Rabbinizim. O halde Bana kulluk edin.

(Bak.2.213*10.19*21.92*23.52*51.56)

93.Ama onlar emirlerini/işlerini aralarında bölük-pörçük ettiler, halbuki hepsi Bize dönecektir.

(Bak.2.213*6.159*11.118-119*21.93*23.53)

94.Kim mü’min olarak sâlih amel işlerse onun çabası gözardı edilmez. Ve şüphesiz biz onları yazmaktayız.      

(Bak. 7.170*11.115*12.90*16.97*17.13*18.30,49*21.94*36.12* 40.40*43.80*50.18*54.52-53*72.13*82.10-12)

95.Helâk ettiğimiz bir belde halkının geri dönmesi haramdır. Onlar geri dönemezler!

96.Hattâ Ye’cûc ve Me’cûc’ün setleri açılıp her tepeden yayılmaya başladıklarında.  (Bak. 18.94-98*21.96)

(NOT: Ye’cûc ve Me’cûc için Bak. 18.94 Notu.)

97.Ve gerçek vaad/Kıyamet yaklaştığında kâfirlerin

gözleri fal taşı gibi açılır ve derler ki: Yazıklar olsun bize! Bunun geleceğinden gafilmişiz. Doğrusu biz zalimmişiz! (Bak.14.42*19.39*21.1,97*37.20*50.22*53.57)

98.Hem siz hem de Allah’ın peşi sıra taptıklarınız cehennemin yakıtı olarak oraya gireceksiniz! 

(Bak. 19.70-71*21.97-99*39.60*92.14-15)                                        

99.Eğer onlar/taptıklarınız gerçek ilâh olsalardı asla oraya girmezlerdi. Hepsi orada ebedi kalacaklardır.

(Bak. 2.23-24*21.99*37.20-24)

100.Onlar orada iniltiden başka hiçbir şey işitmezler.  (Bak. 11.106*21.100)                                                                      

101.Muhakkak ki katımızdan esenlik takdir ettiklerimiz oradan/cehennemden uzak tutulacaktır.

(Bak 4.31*21.101*53.32)

102.Onlar onun/cehennemin uğultusunu bile duymazlar. Ve onlar, canlarının istediği nimetler içinde ebedî kalırlar.                                                                                 

103.En büyük dehşet bile onları üzmez. Melekler: Bu size vaad edilen (mutlu) gündür! diyerek onları karşılarlar.

104.Biz o gün/Mahşer Günü, kitap sayfalarını dürer gibi göğü düreceğiz. Onu ilk baştan yarattığımız gibi tekrar  yaratacağız. Bu Bizim katımızdan verilmiş bir sözdür.

105.Ve muhakkak ki Biz zikirden sonra, Zebûr’da da yazdık ki; Bu yerin varisleri sâlih kullarım olacaktır!

(Bak. 7.129,137*21.105*24.55*28.5)

106.Şüphesiz ki bunda kulluk eden kavimler için mesajlar vardır.

107.Biz seni âlemlere rahmet olarak gönderdik. (Bak. 9.61,128*16.64*21.107*34.28*44.5-6)

108.De ki: Bana ilâhınızın sadece tek bir ilâh olduğu vahyolunuyor. Artık O’na teslim/müslüman olacak mısınız?

109.Eğer yüz çevirirlerse de ki: Ben bunu hepinize açıkladım. Size yapılan bu tehdidin (Kıyamet Günü’nün) yakın mı uzak mı olduğunu ben bilmem!

(Bak.7.187*20.15*31.34*33.63*41.47*42.17*43.85*47.18*67.26*72.25*79.42-44)

110.Şüphesiz ki O/Allah, açıkça söylediklerinizi de gizlediklerinizi de bilir!

111.Ama ben, (ertelemenin) sizin için bir imtihan mı, yoksa bir fırsat mı olduğunu da bilmem.

112.Dedi ki: Rabbim! Adaletinle hüküm ver! Ve Rabbimiz Rahman’dır/merhametlidir. İftiralarınıza karşı sığınıp yardım isteyeceğiniz O’dur!

(Gözden Geçirme-Mart 2024)

 

 

 

 

 

 

X