21 Temmuz 2026 Salı
MENÜ
SON YAZILAR

MÜ'MİNÛN SÛRESİ

23/80 MÜ’MİNÛN SÛRESİ

(Mü’minler anlamına gelen adını ilk âyetinde geçen mü’minûn kelimesinden almıştır. Mekke döneminde nazil olmuştur. Mushaf’da 23’ncü, inişte 80’nci sıradadır ve 118 âyettir.)

E’ûzu bi’llâhi min’eş-şeytâni’r-racîm/kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım. Bismillâhirrahmânirrahim/Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla.

1.Mü’minler gerçekten kurtuluşa ermiştir.

(Bak. 2.5*23.1*87.14-15*91.9)

2.Onlar namazlarında huşû/derin bir saygı içindedirler, (Bak. 2.45*23.2)

3.Ve onlar boş sözlerden yüz çevirirler. (Bak. 17.36*23.3*25.72*28.55)

4.Ve onlar zekâtı vermek için çalışırlar, (Bak. 9.103*23.4)

5.Ve onlar iffetlerini/ırzlarını korurlar, (Bak. 23.5*24.30-31*70.29)

6.İllâ alâ ezvâcihim ev mâ meleket eymânühüm/ancak eşleri yani nikâh akdiyle sahip oldukları hariç. Çünkü onlar kınanmazlar. (Bak.23.6*70.30)                                                       

(NOT: A.Bayındır, bu âyetin dip notunda, M. Esed S.835’de M.İslamoğlu  S.516’da-İ.Yakıt S.369’da; âyette geçen ev tabirine klasik veya anlamı yerine, yani anlamı vermişlerdir, benim görüşüm de böyledir. Böylece; iffetlerini eşlerinden yani nikâh akdiyle sahip olduklarından korumaları gerekmez.)                              

7.Kim bundan ötesini isterse, işte bunlar haddi aşan kimselerdir. 

(Bak. 23.7*70.29-32)

8.Ve onlar emanetlerine ve ahidlerine/sözlere riayet ederler,

9.Ve onlar ibadetlerini muhafaza ederler/korurlar.

10.İşte asıl vârisler onlardır.

11.Onlar Firdevs’e varis olanlardır ve orada ebedî kalacaklardır. (Bak.2.177,224-225*3.77*4.2,6,10,33,120* 5.1*6.152*13.20*16.91* 17.34*23.8*70.32)

12.Ve andolsun ki Biz insanı çamurdan, süzülmüş bir özden yarattık. (Bak. 22.5 Not’u)

13.Sonra onu korunaklı bir yerde nutfe (zigot) haline getirdik.

14.Sonra nutfe’yi alaka (embriyo) haline getiriyoruz. Alaka’yı mudga (bir çiğnem et) haline getiriyor, sonra bu mutgada kemikler oluştururuz, sonra bu kemiklere et giydiriyoruz. Nihayet onu (yeni bir varlık) bebek olarak dünyaya getiriyoruz. Yüceler yücesi olan Allah en mükemmel yaratıcıdır.

15.Sonra, bunun ardından muhakkak ki öleceksiniz.                 

16.Sonra siz Kıyamet Günü muhakkak diriltileceksiniz. 

(Bak. 20.55*23.16)

17.Andolsun ki üstünüzde yedi yol/yörünge (yedi kat gök) yarattık. Ve Biz yarattıklarımızdan habersiz değiliz. (Bak. 23.17*36.81*67.14)

18.Gökten bi kaderin/bir ölçüyle su indirip onu yeryüzüne yerleştirdik. Ve muhakkak ki Biz onu gidermeye de Kâdiriz.

(Bak. 15.21*23.18*25.2*43.11*54.49)

(NOT: Kur’an’da kadere iman diye bir şey yoktur. Çünkü kader Allah’ın âlemlerin işleyişiyle ilgili olarak koyduğu ölçünün adıdır.)    

19.Onunla, sizin için hurma ve üzüm bahçeleri yaptık. Orada sizin yediğiniz birçok meyveler vardır. (Bak. 16.11*23.19*78.16)

20.Ve Sina Dağı’nda bir (zeytin) ağacı yetiştirdik, onun hem meyvesi/zeytin yenir hem de ondan yağ/zeytin yağı elde edilir.

21.Ve en’am (koyun, keçi, sığır ve deve) cinsi hayvanlarda sizin için ibretler vardır. Siz onların sütlerini içiyor ve etlerini yiyorsunuz. Onlarda daha pek çok faydalar vardır. 

(Bak.6.142*16.5-8,66, 80*23.21-22* 36.71-73*40.79-80*43.12-13)

22.Ve hem onlara ve hem de gemilere yüklerinizi taşıyorsunuz.

(Bak. 10.22*16.5-8*17.70*22.65*23.21-22*  40.79-80*43.12)

23.Ve andolsun ki Nûh’u (Rasûl olarak) kavmine gönderdik. Dedi ki: Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka bir ilâhınız yoktur. Takvâlı olmayacak mısınız?  (Bak. 7.59-64*11.25-49*23.23-31*

26.105-122*54.9-17*71.2)

24.Kavminin kâfir olan meleleri/ileri gelenleri dediler ki: Bu sadece sizin gibi bir beşer/insan, size üstün olmak istiyor. Ve eğer Allah dileseydi meleklerden gönderirdi. Biz geçmiş atalarımızdan böyle bir şey duymadık! (Bak. 11.12*14.11*17.94-95*21.3*23.24,33-34,47* 26.154,186*36.15*54.24-25*64.6)

25.Herhalde o delirmiş/cinlenmiş, bir süre onu gözetim altında tutun!

26.(Nûh) Dedi ki: Rabbim! Beni yalanlamalarına karşılık Sen bana yardım et! (Bak. 23.26,39*54.10*71.26-28)

27.Ona şöyle vahyettik: Gözetimimiz altında  ve vahye göre gemiyi yap/inşa et! Emrimiz gelip ve fârat tennûru/ sular coşup-taşmaya başlayınca, her türden iki çifti ve aileni gemiye bindir, aleyhinde hüküm verilmiş olanları alma. O zâlimler için Ben’den bir istekte bulunma, muhakkak ki onlar suda boğulacaklar! (Bak. 11.37,40*23.27*54.11)

28.Sen ve beraberindekiler gemiye bindiğinizde: De ki: Bu zâlim kavimden bizi kurtaran Allah’a hamdolsun!  (Bak. 23.28*43.13)

29.Ve de ki: Rabbim! Beni bereketli bir yere indir. Sen, hayırlı menzile/ yere indirensin!

30.Şüphesiz ki bunda nice âyetler/ibretler vardır. Ve Biz kullarımızı böyle deneriz/imtihan ederiz! (Bak. 2.155*3.186*21.35*23.30)

31.Sonra onların ardından başka nesiller yarattık.

32.Onlara kendi içlerinden bir Rasûl gönderdik. (Dedi ki): Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka bir ilâhınız yoktur. Hâlâ takvâlı olmayacak mısınız?

33.Ve kâfir olan ve ahirete kavuşmayı yalanlayan ve dünya hayatında refah verdiğimiz kavminin meleleri/ileri gelenleri dediler ki: Bu sizin gibi bir beşerden/insandan başka bir şey değil. Sizin yediğinizden yiyor ve içtiğinizden içiyor! (Bak. 7.147*11.27*14.10-11*17.94*21.3*                    23.24,33-34,47*25.41*26.154,186*36.15*54.24-25*64.6)

34.Ve eğer sizden hiçbir farkı olmayan bu adama itaat ederseniz, şüphesiz ki hüsrana uğrarsınız.

35.(Bu adam), ölüp toprağa karıştıktan ve kemik yığını haline geldikten sonra mutlaka çıkarılacağınızı vaad ediyor, öyle mi?

(NOT: Hayat bu dünyadan ibarettir. Biz bir daha diriltilecek değiliz! diyen kâfirlerle ilgili âyetler için Bak. En’âm 6.29 dip notu.)

36.Bu vaadler olacak şeyler değil, bunlar boş vaadlerdir.

37.Dünyadaki hayatımızdan başka bir hayatımız yoktur. Ve biz yaşarız ve ölürüz ve öldükten sonra diriltilecek değiliz.

(Bak. 6.29*23.37*45.24) 

38.Bu uydurduğu yalanları Allah’a isnad eden bir iftiracı. Ve biz ona inanmayız. (Bak. 23.38*34.8)                                              

39.Dedi ki: Rabbim! Beni yalanlamalarına karşı bana yardım et!

(Bak. 23.26,39*54.10*71.26-28)                               

40.(Allah) Dedi ki: Onlar çok yakında pişman olacaklar!    

41.Derken o korkunç ses onları hakkıyla yakaladı, hepsini sel süprüntüsüne çevirdi ve zâlim kavim yok olup gitti.

42.Sonra onların ardından başka nesiller meydana getirdik.    

43.Hiçbir ümmet, ecelini ne öne alabilir ne de erteleyebilir. (Bak.7.34*10.49*15.5*16.61*18.58*23.43*35.45)                      

44.Sonra birbiri ardından Rasûller gönderdik. Her ümmet gelen Rasûlü yalanladı. Biz de onları yok ettik ve hepsini efsane haline getirdik. İman etmeyen kavimler uzak olsun. (Bak.23.44*34.19*43.23)                            45.Sonra Mûsâ’yı ve kardeşi Hârûn’u âyetlerimiz ve apaçık delillerimizle/mucizelerle gönderdik. (Bak.11.96*23.45)

46.Firavun’a ve onun melelerine/ileri gelenlerine gönderdik. Onlar kibirlendiler ve büyüklük taslayan  kavim idiler. (Bak. 7.103*11.97*23.46)

47.Dediler ki: Kavimleri bize kölelik eden şu iki kişiye iman mı edeceğiz? (Bak. 11.12*14.11*17.94-95*21.3* 23.33-34,47*26.154,186*36.15*          54.24-25*64.6)

48.Onları yalanladılar ve helâk edildiler.

49.Andolsun ki Mûsâ’ya Kitab’ı/Tevrat’ı) verdik. Umulur ki doğru yola gelirler.

50.Ve Meryem oğlu (İsâ’yı) ve annesini (Meryem’i) de birer âyet/mucize kıldık ve onları oturmaya elverişli, akarsulu bir tepeye yerleştirdik.

(Bak. 19.20-21,24*21.91*23.50)

51.Ey Rasûller! Temiz nimetlerden yiyin ve güzel işler yapınn. Çünkü Ben yaptıklarınızı bilirim.

52.Ve bu sizin ümmetiniz tek bir ümmettir ve Ben Rabbinizim, takvâlı olun.

53.Emirlerini/dinlerini aralarında zübürlere/kitaplara ayırdılar. Her hizip kendi elindekiyle övünmektedir. (Bak. 6.159*21.92-93*23.51-53)

54.Onları bir süre kendi gafletleri içinde bırak. (Bak. 23.54*86.17)

55.Onlara verdiğimiz malları ve evlatları ne sanıyorlar?

56.Onların hayırlarını mı çabuklaştırıyoruz? Hayır, onlar bunu bile anlamıyorlar. (Bak.3.178*9.55*18.34-36*23.55-56*41.50)

57.Şüphesiz ki onlar Rablerine duydukları saygıdan dolayı içleri ürperenlerdir/titreyenlerdir,

58.Onlar, Rablerinin âyetlerine iman ederler,

59.Ve onlar, Rablerine şirk/ortak koşmazlar,

60.Onlar ki Rablerine dönecekleri için, verdiklerini/ infâklarını kalpleri ürpererek/heyecanla verirler,

61.İşte onlar hayırlarda yarışırlar ve öncülük ederler.

(Bak. 2.148*3.114*9.100*23.61*35.32*56.10-40)

62.Ve Biz hiç kimseye gücünün üstünde bir yük yüklemeyiz. Ve Bizim nezdimizde hakkı/hakikatı gösteren bir kitap/amel defteri tutulmaktadır. Ve onlara haksızlık yapılmaz. (Bak. 2.233,286*6.152*7.42*23.62*65.7)

63.Hayır! Onların (kâfirlerin) kalpleri gaflet içindedir. Ve onlardan kötü işleri yapmak için çalışanlar da vardır.

64.Nihayet refah içinde şımaranlarını azâba uğrattıığımız zaman hemen feryada başlarlar. (Bak. 23.64*38.3*56.45*73.11-13)

65.Bugün feryad etmeyin, Şüphesiz ki bugün Bizden yardım göremeyeceksiniz.

66.Vaktiyle âyetlerimiz size okunduğunda siz arkanızı dönüyordunuz.

(Bak. 20.124-127*23.66,105*40.12*41.26)

67.Büyüklük taslayarak, geceleyin toplanıp (âyetlerimiz hakkında) ağzınıza geleni söylüyordunuz. (Bak. 23.67*37.35)

68.Onlar o sözleri hiç düşünmezler mi? Yoksa önceki atalarına gelmemiş bir Kitap onlara mı geldi? (Bak. 4.82*23.68*47.24)

69.Yoksa Rasûllerini tanımadılar da bu yüzden mi onu inkâr ediyorlar? (Bak. 2.146*6.20*23.69)

70.Yoksa onun cinnet geçirdiğini mi söylüyorlar? Hayır! O, onlara bil hakkı/hak ile geldi ama, onların çoğu hakk’dan hoşlanmıyorlar.

(Bak. 15.6*23.70*43.78)

71.Ve eğer hakk/gerçek onların arzularına uysaydı; gökler ve yer ve içindekilerin düzeni bozulurdu. Hayır, Biz onlara zikirlerini/Kur’an’ı getirdik fakat onlar zikirden/ Kur’an’dan yüz çevirdiler.

(Bak. 21.10,22*23.71,91*43.44)

72.Yoksa sen, onlardan bir ücret mi istiyorsun? Rabbinin vereceği karşılık hayırlı olandır. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.

(Bak. 6.90*11.51*23.72*34.39,47*36.21*38.86*42.23*52.40*68.46)

73.Şüphesiz ki sen onları ilâ sıratım müstekıym’e/dosdoğru bir yola çağırıyorsun. (Bak. 22.67*23.73*42.52)

74.Ve şüphesiz ki âhirete iman etmeyenler o yoldan sapıyorlar.

75.Ve eğer onlara rahmet edip sıkıntılarını gidersek yine de azgınlıklarına devam ederler.

76.Ve andolsun ki Biz onları azâba uğrattık, yine de Rablerine boyun eğmediler ve yalvarmadılar.

77.Nihayet onlara şiddetli bir azâbın kapılarını açınca, birden ümitlerini yitirirler.

78.Ve sizin için; kulaklar ve gözler ve gönüller var eden O’dur. Ne kadar da az şükrediyorsunuz. (Bak. 16.78*23.78*32.9*67.23*90.8-9)

79.Ve sizi yaratıp yeryüzüne yayan O’dur. Ve O’nun huzurunda toplanacaksınız. (Bak. 10.56*23.79*67.24)

80.Ve yaşatan ve öldüren O’dur. Gece ve gündüzün birbirini takip etmesi (ard-arda gelmesi) O’nun buyruğuyladır. Hâlâ akletmeyecek misiniz? (Bak.2.76,164*3.190*7.169*10.6*21.10*23.80*24.44*25.62*37.138* 45.3-5)

81.Hayır! Bunlar da öncekilerin mislini/aynısını söylediler.

(Bak. 2.118*23.81*51.52-53)

82.Dediler ki: Öldüğümüz vakit, toprak ve kemikler haline dönüştüğümüzde biz mi diriltileceğiz?

(Bak.17.49,98*23.82*36.78*37.16,53*56.47*75.3*79.10-11)

(NOT: Hayat bu dünyadan ibarettir. Biz bir daha diriltilecek değiliz! diyenlere verilen cevaplar için Bak. En’âm 6.29 dip notu.)         

83.Andolsun ki Bize vaad edilen bu tehdit bundan önce atalarımıza da yapılmıştı. Bu eskilerin masallarından başka bir şey değil.

(Bak. 6.25*23.83*27.68)

84.De ki: Yeryüzü ve üzerindekiler kimindir? Eğer biliyorsanız söyleyin!

85.Diyecekler: Allah’ındır! De ki: Hiç düşünmez misiniz?

86.De ki: Yedi kat göğün Rabbi kimdir? Ve yüce arşın Rabbi kimdir?  (Bak. 17.44*23.86-87*41.11-12*65.12*67.3*71.15)

87.Diyecekler ki: Allah’tır! De ki: O halde takvânızı takınmayacak mısınız?

88.De ki: Her şeyin yönetimini elinde tutan, her şeyi koruyup kollayan, ama Kendisi korunma ihtiyacı olmayan kimdir? Biliyorsanız söyleyin! (Bak. 21.23*23.88*36.82)

89.Diyecekler ki: Allah’tır! De ki: O halde nasıl da aldanıyorsunuz?

90.Doğrusu Biz onlara hakkı/gerçeği getirdik, şüphesiz ki  onlar yalancıdır.

91.Allah çocuk edinmemiştir, O’nunla birlikte başka bir ilâh da yoktur. Eğer olsaydı her ilâh kendi yarattığını yönetir ve biri diğerine galip gelirdi. SübhâneAllah/Allah, onların yakıştırmalarından münezzehtir.

(Bak. 2.116*17.42-43*21.22*23.71,91*37.159)

92.O, gaybı/idraki aşanları da görünenleri de bilir. O, onların şirk koştuklarından uzaktır. (Bak. 10.18*23.92)

93.De ki: Rabbim! Eğer onları tehdit ettiğin azâbı bana göstereceksen!

94.Rabbim! Beni o zâlim kavimlerin içinde bulundurma!

95.Ve şüphesiz ki Biz onları tehdit ettiğimiz azâbı sana göstermeye kâdiriz.

96.Kötülüğü en güzel şekilde sav/defet. Onların Bize yakıştırdıklarını çok iyi biliriz. (Bak. 23.96*41.34-35)

97.Ve De ki: Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarından eûzu bike/Sana sığınırım! (Bak. 7.200*16.98-100*23.97-98*41.36*113.1-5*114.1-6)

98.Rabbim! Onların bana yaklaşmalarından eûzu bike/ Sana sığınırım!

99.Nihayet onlardan/kâfirlerden birine ölüm geldiği vakit der ki: Rabbim! Beni geri gönder!

100.Belki ben terk ettiğim dünyda sâlih amel işlerim. Hayır! Bu sadece boş bir sözden ibarettir. Onların önlerinde yeniden diriltilecekleri güne (Mahşer Gününe) kadar bir berzah/engel vardır.                 

(Bak. 2.167*5.37*6.27*7.38-39,53*22.22*23.99-100,107*32.12,20* 33.67-68*35.37*39.58*40.11*45.35)

101.Sûr’a üflendiği zaman, ne kan/soy bağlarının faydası olur, ne de birbirlerini arayıp sorarlar. (Bak. 23.101*36.51*70.10*80.34-37)

102.Kimin tartıları/sevapları ağır basarsa işte onlar kurtuluşa erenlerdir. (Bak. 7.8*23.102)

103.Ve kimin tartıları/sevapları hafif gelirse, işte onlar  kendilerine yazık edenlerdir, cehennemde ebedî kalacaklardır. (Bak. 7.9*23.103*101.8-11)

104.Ateş onların yüzlerini yalar, (pişmiş kelle gibi) dişleri  sırıtır bir halde kalırlar. (Bak. 14.50*21.39*23.104)

105.(Allah:) Âyetlerim size okundu, siz onları yalanladınız!

(Bak. 3.101*4.165*17.15*23.105*67.8,9)

106.Derler ki: Rabbimiz! Azgınlığımıza yenik düştük ve sapkın/sapık bir kavim olduk! 

107.Rabbimiz! Bizi buradan/ateşten çıkar. Eğer eski halimize dönersek, belli ki biz zâlimleriz! (Bak. 23.107*40.11)

108.(Allah) Buyurdu ki: Orada alçakça kalın! Ve Bana bir şey söylemeyin! (Bak. 23.108*35.36-37*43.74-78)

109.Şüphesiz ki kullarımdan bir grup diyordu ki: Rabbimiz! Biz iman ettik, bizi bağışla, bize merhamet et. Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın! (Bak. 23.109,118)

110.Siz onlarla alay ederdiniz. Öyle ki bu haliniz Beni zikretmeyi/anmayı size unutturdu. Ve siz onlara gülüyordunuz.

(Bak. 6.10*23.110*37.12*38.62-63*83.29)

111.Ben de bugün, sabretmelerine karşılık onları mükâfatlandırdım. Onlar gerçekten hümül fâizûn/ kurtuluşa ermişlerdir.

(Bak. 23.111*59.20)

112.(Allah) diyecek ki: Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?

113.Derler ki: Bir gün ya da bir günden daha az. Onu sayanlara sor. (Bak. 10.45*17.52*20.103-104*23.112-113*30.55*46.35*79.46)

114.(Allah) diyecek ki: Evet çok az kaldınız, keşke bunu bilseydiniz! (Bak. 17.52*20.102-103*23.114*79.46)                        

115.Sizi boşuna yarattığımı mı sanıyordunuz. Ve siz Bize döndürüleceksiniz.                                               

116.Allah yüceler yücesidir, mutlak hüküm sahibidir. O’ndan başka ilâh yoktur, yüce arşın Rabbi O’dur. (Bak.22.62*23.116*31.30)            

117.Ve kim Allah ile birlikte ilâh olduğuna dair hiçbir delil olmayan başkalarına ilâh diye taparsa, Rabbinin huzurunda hesabını verecektir. Şu bir gerçek ki, kâfirler asla kurtuluşa eremezler. (Bak.23.117*28.82,88*72.18)                                                         

118.Ve de ki: Rabbim! Bizi bağışla, bize merhamet et ve sen merhamet edenlerin en merhametlisi olansın. (Bak.23.109,118)

(Gözden Geçirme-2025)